• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bu ne yaman çelişki!-Ahmet Birsin

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dünyanın her yerinde eylemler oluyor. O ülkenin hükümeti ya da kolluk güçleri bu eylemleri kabul eder ya da etmez, ama şiddet unsuru içermediği sürece müdahale etmez. Eylemcilerin kendilerini ifade etme hakkını tanır. Hele bu anneler ise polisler daha dikkatli davranır. Fakat gelin görün ki, Türkiye’de Kürtler olarak özellikle Kürtler diyorum buna hiç rastlamadık.

Annelerimiz de, milletvekillerimiz de, belediye başkanlarımız da, yaşlılarımız da, çocuklarımız da, kadınlarımız da, ölülerimiz de hep coplandı, işkenceler gördü, tacize, tecavüze uğradı, yerlerde sürüklendi. Bugün de Barış Anaları’na aynı muameleyi yapıyorlar. Barış Anaları kendilerini ifade etmek istediği her açıklamada, itilip kalkıldılar, coplandılar, yerlerde sürüklendiler, hakaretlere, sövgülere maruz kalarak gözaltına alındılar.

Peki, bu annelerin suçu neydi? Ölüm Orucunda olan çocuklarına sahip çıkmak. Çocuğuna sahip çıkmak ne zamandan beri suç oldu? Dirhem dirhem eriyen evlatlarının bedenlerine siper olmanın suç olduğu hangi kanunda yazıyor? Siz kanunsuz, yasasız bir halkın önderini tecrit edeceksiniz, onların yasalarla, kanunlarla güvenceye alınmış en temel haklarını alenen, bilerek ve isteyerek çiğneyeceksiniz, ondan sonra en insani ve demokrat yöntemlerle insanlar bedenlerini ortaya koyacak, aylarca her gün dirhem dirhem eriyecek ve annelerden evlerinde oturmalarını bekleyeceksiniz.

Hadi oradan hadi. Hiçbir kardeş, evlat, akraba, dost, arkadaş, yoldaş, mahalleli beklemez. Hele bir anne hiç beklemez. Çocuğunun ayağına taş değdiğinde yüreğinde fırtınalar koparan bir anne evladı günlerce aç kaldığında asla duramaz. Ortada ne suç var, ne de saldırı. Oldukça haklı bir hak arama mücadelesi. Eğer bu suçsa, bunu için sokakları yolları dar ediyorsanız, hepimiz bu suçu işleyeceğiz bunu bilesiniz.

Ama toplum öylesine korkutulmuş, öylesine bölünmüş ki, en haklı olayda bile insanlar tepkilerini içlerine atıp siniyorlar. Birkaç istisna dışında ciddi anlamda kimseden ses yok. Ana muhalefet partisi CHP’den bile çıt yok. Sivil toplum örgütleri ayağa kalkmıyor. Basın yazmıyor, görmüyor, duymuyor. Toplum sokaklara dökülmüyor. Sessiz kalmayacağız, suçunuza ortak olmayacağız sesi yükselmiyor. Bütün insanlığın suç saydığı işkence uygulamalarını hepimizin gözü önünde alenen yapıyorlar.
Hal vaziyet bu olunca, siyasi parti liderleri de dövülüyor, gazeteciler de dövülüyor, analarda dövülüyor. Devletli, AKP’li olanın işkence etme, dayak atma, tehdit etme, küfür söyleme vs ne kadar ali kıran başkesenlik halleri varsa, hepsi serbest, hepsi mubah anlayış haline geliyor. İşte AKP-MHP iktidarının özü bu. İşine nasıl gelirse, neye gücü yeterse yapmaktan çekinmiyor.

Zaten bu yapılanlardan birinci dereceden sorumlu yetkililerin sözlerine baktığınızda “ey……..” diye başlayıp efelenen, had bildiren, ağzını açtığında insanlara buyuran, ahkam kesen, aşağılayan, “çocuk da olsa, kadında olsa gerekenler yapılacaktır” diyen, hele bir seçilsin göreyim” deyip tehdit eden sözlerin ardından sokaklarda izlemek zorunda kaldığımız işkence manzaraları.

Unutulmasın ki, bir ülkede anneler konuşamıyor ve göz yaşına boğuluyorsa, o ülkede demokrasinin kırıntısından bile söz edilemez. Bir yandan “Cennet anaların ayakları altında” denilecek, diğer yandan annelerin kendilerini ifade etme hakkı elinden alınacak, saldırıya maruz bırakılacak, fiziki, psikolojik işkenceye uğrayacak, gözaltına alınıp tutuklanacak. Bu ne yaman çelişki!

Ama aynı ülkede “cennet anaların ayakları altındadır” diye sabah akşam ibadet edenlere sormak lazım, hangi yasa size bu hakkı veriyor? Aslında hiçbir yasa size bu hakkı tanımıyor. Kimi yasal gerekçeleri getirip kılıfına uydursanız bile demokratik bir ülkede yargılanmadan kurtulamayacağınızı bilmelisiniz. Hele hele toplumun, demokratik kamuoyunun tepkisinden sizi çok seven iktidar bile koruyamaz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Türkiye’nin güvenliğinin hakikati

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Türk halkı, Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesiyle karşılaştıkça; Ortadoğu'ya yönelik uluslararası planların parçası ve çoğunlukla da yürütücüsü konumuna getirildi....

Her şey iç içe

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Halkbank davası uzlaşma ile çözüldü. Nasıl çözüldü ve ne karşılığında. Hatırlamak lazım Rahip Brunson neyin karşılığında serbest kalmıştı? Erdoğan, Biden...

Refah şovenizmi eyaleti

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Geçen pazar günü yapılan Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu seçimleriyle Almanya’da “Süper seçim yılı” başlamış oldu. Daha önceki köşe yazımızda bu yıl...

Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Günümüzde üretken yapay zekanın şu ana kadar en çok tartışılan boyutu istihdam üzerindeki etkisidir. Zira her gün yapay zekâ alanında...

İran Savaşı’nda İngiltere’nin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Ortada hiçbir veri, hiçbir görüntü ya da açıklama yokken “Kürt birlikleri İran sınırından içeri girdiler”, “Kürt birlikleri savaşa dahil olmaya...

Birlikte düşünmeye davet yazısı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Kadına körlük sorunun kaynağını tespiti engeller, çözüm gücünü görmeyi engeller. Öncelikleri eksik/yanılgılı sıralamak bir örnekte adımı yanlış attırır, diğerinde manşeti...

Sonraki Haber

Aklın kötümserliği-Musa Piroğlu

SON HABERLER

Leyla Zana Salih Müslim’in cenaze törenine katılacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Türkiye’nin güvenliğinin hakikati

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Demokratik İslam ve komünalitenin yılmaz savunucusu: Ebu Zer

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Her şey iç içe

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

İran: Demokrasi, güvenlik ve kimlikler arasında sıkışmış bir ülke

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

‘Kürt partiler halkı korumak istiyor’

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Refah şovenizmi eyaleti

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır