• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Her şey daha güzel olur mu?-Yusuf Gürsucu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Her şey kötüye giderken gelecekten umutlanmak her insanın hakkı ve hatta en büyük hayali. Hayali diyorum çünkü gelecek kurgumuz hayallerden ibaret sanki. Her birimizin çok farklı hayalleri var elbette. Bazılarımız hayallerini gerçekleştirdiğini düşündüğü gün, aynı zamanda büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını fark ettiği gün olabilmekte. Erişkin insanların hayalleri genel olarak kendisiyle ve ailesi ile sınırlayken çocukların hayallerinde ise hem arkadaşları, hem ailesi, hem ağaçlar, kediler, kuşlar yani yaşamın her parçası hayallerini süsler.

Büyüdüğümüzde ise özgürlüklerden ciddi anlamda yoksun kılınmışıktır ve bu da yetmez kendimizi otosansüre tabi kılıp özgürlüklerimizi daha da kısıtlarız. Çocukken anne, baba, öğretmen gibi büyüklerimiz can sıkıcı olabilirken bu can sıkıntısını ortaya çıkaran şeyin özgürlüğümüzün kısıtlanıyor olmasından başkaca birşey olmadığını çocuklar o yaşta idrak edemezler. Ama büyüklerimizde bu idraktan çok uzaktırlar. Özgürlüklerinin kısıtlanmasından nefret eden çocuklar maalesef büyüdüklerinde bir zamanlar kızdıkları büyüklerinin yerini alırlar. Ataerkil sistem bu durumun başlıca nedenidir.

Toplumsal hayatın da benzer biçimde yaşandığını genellikle göremeyiz. Babalar çocuklar üzerinde bir otorite olarak resmedilir. Bu nedenle her türden otoriteyi barındıran devlete de ‘devlet baba’ rolü yüklenir ve küçükken yaşadıklarımızı büyüdüğümüzde de sürdürmemiz beklenir. Ataerkil sistem iliklerimize kadar işlemiştir. Örneğin arada yaşadığımız ülkelerde seçimler olur. Bu seçimlerde iktidara gelenler devlet baba rolünü oynarlar. Fakat bu kez çocukken bizleri koruyup kollayan özelliğe sahip baba rolü devlete yüklenen baba rolüyle tam bir tezatlık oluşturur. Devlet baba, koruyup kollayan değil bizleri baskı altında sömürüye tabi kılan ve boynu bükük bireyler olmamızı sağlayan bir araçtır artık.

Aile ile devlet arasında garip bir ilişki var. Devleti var eden ya da idame ettiren en önemli şeyin aile kurumu olduğu söylenebilir. Devletin insanlık dışı uygulamalarına istemesek de çoğunlukla onun ‘zor’ eline boyun eğeriz. Aile yaşantısında kötü ebeveynler olduğu gibi devlette de kötü yönetenler olduğunu düşünürüz. Bu nedenle genellikle devlet baba rolüne soyunan iktidarlara kötü veya iyi gibi bazı anlamlar yükleriz. Göreceli bir kavram olan iyi ya da kötü arasında, ehveni şer olanı işaretleyip tercihte bulunuruz. Oysa iyi ya da kötü olarak gördüğümüz siyasal iktidarların varlık nedeninin, kapitalist devletin asıl sahibi olan sermayenin sahneye koyduğu ‘devlet baba’ rolünün sürdürülmesinden başkaca bir şey olmadığını görmek istemeyiz.

Türkiye’de mevcut ‘devlet baba’ rolünü üstlenen iktidar her halde en berbat rolünü oynadı ve oynamaya devam ediyor. Devlete dört elle sarılmış ve elde ettiği otoriteyi teslim etmemek amacıyla her yolu deniyor. Zayıflamasına neden olabilecek İstanbul gibi bir kentin yönetimini bırakmamak için devlet aygıtını kullanarak her yolu mübah sayan uygulamaları ortaya koyuyor. Karşısında ‘her şey güzel olacak’ sloganıyla İstanbul’daki devlet baba rolünü üstlenmek isteyenler var. Mevcut iktidarın yıkılış sürecinin hızlandırabilecek bir İstanbul seçiminde alınabilecek başkanlık, bir değişimi ortaya çıkarabilir, ancak rolünü değiştiremez. Çünkü başkanlığın alındığı vilayet kapitalizmin hükmünün sürdüğü bir yerdir. Başkanlığı aldın diye antikapitalist bir süreci işletmene her halükarda izin verilmez. Böyle bir durumda ya yerel iktidarı kayyuma bırakırız ya da bir darbeyle karşılaşırız.

HDP’li belediyelerin başına gelende budur. Devlet mendebur bir kurumdur. Bir yerde kökten bir değişimin sağlanması için halkın devrimci bir kalkışmayla iktidarı alması gerekir. Bunun dışında mecliste çoğunluk olmanız ya da yerelde yöneten olmanız sisteme zarar veremez. Devletin kendi oluşturduğu yasa ve anayasa gerektiğinde devlet tarafından umursanmaz. Halk olarak yasalara ya da anayasaya uymadığımızda ise onlarca yıl ceza ile karşılaşırsınız. Hatta 12 Eylül’de olduğu gibi Anayasayı değiştirmeyi istemek gibi bir takım suçlamalarla idam cezasına çarptırılırız.

Tek talepleri mevcut yasaların uygulanması için açlık grevini 190 gündür sürdüren çocuklarına destek verip onların yaşamasını sağlamak için sokağa çıkan anneler ise yerlerde sürüklenir, dövülür ve gözaltına alınır. Kendi yaptığı yasalara uymayan bir devlet ve onu yöneten iktidarla bu yaşam daha ne kadar sürer bilinmez. Her şey daha güzel olacak gibi bir sloganın arkasında ilerlerken, hiçbir şeyin güzel olamayacağını gördüğümüzde canımız sıkılır ve kendimizi kandırılmış hissederiz. Yaşadığımız sürece çok fazla anlam yüklemeden annelerin yaptığını yapabilir olduğumuzda her şeyi daha güzel kılacağız diyebilmenin yolunu açabilmek ancak mümkün olabilecektir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Esasında çürüyen, dikiş tutmayan sistemin kendisidir. Kapitalist modernist sistemin zihniyet kodları ile varlık gösteren, ayakta durmaya çalışan ulus devletçi yapı...

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “demokratik ulus” teorisi ile “Kürt ulusal birliği” pratiği arasında zıtların birliği dediğimiz diyalektik bir ilişki var. Farklı...

Sonraki Haber

‘Koşarak yetişmem gerekiyordu’

SON HABERLER

Êlih’te bir evde çıkan yangında 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Vali eskisinin tahtı devrildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İktidar söyleminin zamansal erteleme stratejisi sır-sufle veriyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Rêber Apo son şanstır -2

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Oluç’tan süreç açıklaması: Mayıs’ta adımlar atılacağına dair bizde kanaat oluştu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır