• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Ocak 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sınıf savaşlarının dönüşü…-Foti Benlisoy

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Devletin en tepesinde toplumsal sınıfların, hatta bizzat sınıf mücadelesinin aniden hatırlanıvermesine ne demeli? Erdoğan durduk yere neden “toplumu yaptığı işlere göre sınıflara bölmek, bunların çatışmalarından sonuçlar çıkarmak, oradan ideolojik kuramlara sıçramak gibi hususların bizim dünyamızda, bizim kültürümüzde yeri yoktur” desin ki? Sınıf mücadelesinin “yerli ve milli” sayılmadığı ve sayılamayacağını hatırlatmak ihtiyacını niçin duysun ki? “Eğer bir fabrikada patron ve işçiler aynı iftar sofrasında buluşuyor, camide aynı safta namaza duruyor, mezarlıkta aynı sırada yatıyorlarsa ahlaken orada sınıf ayrımı olmaz, olamaz” sözleriyle “imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle” olduğumuzu hatırlatmasına ne gerek var?

Kriz, şefçi rejimi “sınıfla imtihan ediyor” olmasa kimse “toplumu sınıflara bölmekten” de “oradan ideolojik kuramlara sıçramaktan” da bahsedecek değil elbette. Oysa mevcut rejim bir değil tam iki cephede sınıfsal birer meydan okumayla karşı karşıyadır ve bu nedenle de (eskilerin deyimiyle) “mübareze-i sınıf”ın milli bünyeye zararlarını anımsatmanın tam zamanıdır.

Şefçi rejim her şeyden evvel hâkim sınıfın bir bölümünün ekonomi yönetiminin depolitizasyonu, yani siyasetten arındırılması yönündeki basıncıyla karşı karşıyadır. “Yukarıdan” açılmış bu sınıf cephesinin bildiğimiz manada demokrasi talebiyle ilgisi yoktur; aman ikisi birbirine karıştırılmasın. Zamanında Hayek’in açık yüreklilikle itiraf ettiği üzere sermayenin “liberal bir diktatörlükle” ya da “liberal biçimde yöneten bir diktatörlükle” sorunu yoktur. Sorun “liberal olmayan” ya da “liberal biçimde yönetmeyen” rejimlerdir.

Türkiye’de şefçi rejimin ekonomi yönetimini aşırı siyasallaştırması, gündelik siyasal çıkarlarına tabi kılması, onun “liberal olmayan” bir istikamette yönetiyor olduğu izlenimine yol açmaktadır. “Yukarıdan” açılan sınıf cephesinin esbab-ı mucibesi budur. TÜSİAD’dan gelen “serbest piyasa ekonomisinden vazgeçildiği veya yeni bir model arayışı içinde olunduğu yönünde izlenimlere izin vermemeliyiz” ikazı boşuna yapılmamıştır.

Sermaye sınıfı, istikrarsızlaşan uluslararası ortamda kolektif çıkarlarını savunacak, içeride gündeme gelebilecek tehditleri bertaraf edip düzen ve istikrarı sağlayacak bir “güçlü-otoriter devlet” istemektedir. Ancak bu “güçlü” devlet aygıtının “aşırı özerkleşerek” kendi siyasal etki ve konumunu tehlikeye atmasından da çekinmektedir. Yani sermaye için sorun güçlü devlet değil, güçlü devletin sermayenin belli kesimlerinin siyasal müdahale kapasitesinin altını oyması, hatta sermaye birikim sürecini belli sermaye fraksiyonları lehine belirleyen bir el koyma aracına dönüşme istidadı göstermesi, yürütmedeki özerkleşmenin “kabul edilebilir” sınırları aşması ihtimalidir.

Bu cephede illa “ölüm kalım” savaşı verilecek diye bir kural yok elbette. Buradaki “yatay” sınıf mücadelesini, bir güç pazarlığı olarak düşünmek daha doğru. Kriz yönetimindeki krizi çözecek, sermaye birikim sürecinin işleyiş koşullarını hâkim sınıfın tüm bölümleri nezdinde garanti edecek bir uzlaşma pekâlâ mümkündür. Ekonomi yönetiminin siyasetten arındırarak mevcut rejimin kimi aşırılıklarını törpüleyecek bir uzlaşı olmayacak şey değildir.

Milyonlarca insan için “hayat memat” meselesi olan sınıf mücadelesi cephesiyse henüz daha açılmamıştır ama “aşağıdaki” homurdanmaların gürültüsü şimdiden yukarıdakileri rahatsız eder hale gelmektedir. Erdoğan’ın “besliyoruz ama…” diyerek adeta nankörlükle itham ettiği kalabalıkların itirazları giderek daha görünür olmaktadır. “Asrın liderinin” sokak ortasında “işsiziz” diyen kadın karşısındaki hali iktidar açısından hayra alamet değildir. Bu şimdilik edilgen “kadir kıymet bilmezliğin” aktif bir tepkiye dönüşmesi olasılığı birilerinin uykularını kaçırıyor olmalı. Haliyle sınıf mücadelesinin hatırlanması boşuna değildir.

Olağanüstü tipte bir rejimin tesisine imkân veren şefçi moment bir kurumlar bunalımı olarak tezahür etse de esas olarak sınıflar arası güç ilişkilerinde belli bir konjonktürün eseriydi. Ekonomik buhran bu konjonktürü dağıtmaktadır. Sınıf korkusunun nedeni budur…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Barış ve demokrasi mutlaka gerçekleştirilmelidir

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

6 Ocak’ta Türk devleti IŞİD’çi çetelerle birlikte Halep’teki Kürt mahallelerine saldırdı. Kürtler, soykırımcılara karşı beş gün boyunca kahramanca direndiler. Bu direnişi...

Tehdit büyüdükçe özsavunma meşrulaşır

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Özsavunma, var olan bir tehlikeye karşı varlıkların kendisini savunma imkânı oluşturabilmesidir. Varlığın, tehlikenin büyüklüğüne göre kendisini yaşatabilmek için oluşturduğu silahlı...

Sıradan çelişkiler

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Diyorlar ki devredilen bir şey için yaşıyor bazı kimseler ve rakamlarla anlatılıyor. Dünyadır çünkü, döndüğü kadar hesaplanıp gün ve kıymet...

Sömürgeci-gangster kapitalist emperyalizm (3): Donroe Doktrini

Yazar: Heval Elçi
17 Ocak 2026

Günümüzde emperyalist yeniden sömürgeleştirmenin bir diğer göstergesi korsanlığın anakronik bir şekilde geri dönüşüdür. Bugün artık gangsterlik aşamasına geçmiş olan ABD...

Ankara’nın Suriye politikası

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

Suriye'nin Halep kentinde, Kürtlerin yoğun yaşadığı Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahalleleri, Şam'daki geçici Colani (HTŞ) yönetiminin çevresindeki selefi güçlerin kuşatması...

Mesele sadece Trump mı?

Yazar: Heval Elçi
17 Ocak 2026

Trump’ın ikinci kez başkan seçilmesiyle birlikte hükmünü uzunca bir süredir kaybetmiş olan uluslararası düzen, tamamen işlevsiz hale geldi. Venezuella devlet...

Sonraki Haber

En kötüsüyle tarihe geçtik-Özge Yurttaş

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Tehdit büyüdükçe özsavunma meşrulaşır

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Barış ve demokrasi mutlaka gerçekleştirilmelidir

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Sıradan çelişkiler

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Şara’nın sabıkalı aşiret danışmanı

Yazar: Aziz Oruç
18 Ocak 2026

Tişrîn Barajı hattındaki Şêx Maqsî köyü bombalandı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

Macron: Suriye saldırıları derhal durdurmalı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
17 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır