• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Ocak 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘30-40 gün’ bitmeye yüz tutarken…-Özgür Amed

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
5 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

İmralı’da uzun bir süreden sonra 2 Mayıs’ta ilk görüşme oldu, 6 Mayıs’ta açıklandı. İkinci görüşme 22 Mayıs’ta, açıklaması 26 Mayıs’ta gerçekleşti. İlk görüşmenin detayları ile ülkede, yerel/ulusal bazda algılar tepetaklak oldu. İkincisinde ise daha güçlü duygular herkesi ve her yeri sarıp sarmaladı.

İlk görüşme, “Özgürlük Sosyolojisi” ne atfen ‘barış ve savaş hali’ kapsamında mücadelenin yükseltilmesini ifade ediyordu. Suriye konusu merkezde olmak üzere, son dört yıl üzerinden siyasetin neden başarısız olduğunu, siyaseti hala öğrenemediğimiz gerçeği yüzümüze vurulurken, Mem û Zîn üzerinden demokratikleşme sancısının ne olduğu ifade edilmişti. Sayın Öcalan’ın zamanında ‘çok iyi algıladığım’ dediği şey, ‘Türklük fenomeni’dir. Buradan da zamanın ruhuna, kültür ve akıl yolu ulaşmanın hatırlatması yapılırken, zindan sahasının da zihinsel yoldaşlık ekseninde yetkinleşmesi söyleniyordu.

İkinci görüşme ise, Asrın Hukuk’taki avukatların basına verdiği demeçten de anlaşıldığı üzere daha geniş bir içeriğe sahip. Açlık grevleri ve ölüm oruçlarının bitişi başta olmak üzere, Öcalan’ın siyasi etkisinin sınırlarını ifade etmesi açısından da önemli bir gösterge denilebilir. 17.yy İngiltere’sinde Kral Cromwell’ın ölümü sonrası yeni kralın başa geçişi on yıldan uzun sürer. Bu hükümdarsız yani yönetimsiz ara evreye ‘interregnum’ deniyor. Gramsci ise bu tabiri “eskinin sona ermekte olduğu ama yeninin henüz baş göstermediği bir an” olarak ifade eder.

İkinci görüşmeden anladığım tam da böyle bir şey. Bundan ötürü “30-40 gün içinde anlaşılır” denilen şey, hem olabilirliği hem de olamama potansiyeli ile gerçek bir interregnum olarak duruyor. Ve okunan mesajın en dikkat çekici, en önemli kısmı olduğuna şüphe yok. İkinci görüşmede ön plana çıkan başlıkları hatırlamak gerekirse…

Onurlu bir barış ve demokrasinin Türkiye siyasetinin temel değerleri haline gelmesi açısından üzerine düşeni yapacağını belirtiyor. Yine ilkinde olduğu gibi, gerçek anlamda siyaset yapmayı bilen neredeyse kimsenin olmadığını, halka öncülük yapılamadığını, açlık grevlerinin de bu yetersizlik ile ilgili olduğunu, bu bağlamda Gandi siyaset tarzının incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Yerel yönetimler konusuna ise hayati denecek eleştiriler geliştirilmiş görünüyor. Özellikle ‘koltuk kapma sosyalizmi’ es geçilmemiş. Bundan anladığım, tabandan demokrasiye vurgudur. Bu gelişmeden herhangi bir şey gelişmez. İkincisi emek verilmeden başta örgütleme sorunları olmak üzere hiçbir bilincin gelişemeyeceği olarak okumak mümkün.

Deleuze, “başkalarının rüyalarına yakalanınca” kendi rüyalarımızı göremediğimizi söyler. Şu an siyaseten durduğumuz nokta, kendi rüyasını gerçekleştirme temposundan uzaklıktır. Bu anlamda siyasete ve demokratik müzakereye, toplumsal barış konularında eksiğimiz ortadadır. Sorun tespit etme değil, eylem sahibi olamamadır. 2015 öncesi bir görüşme notunda Öcalan, olan biteni anlatma ve gelişmeleri doğru temelde yürütememe üzerine bir eleştiride bulunurken, “Dışarıda olsam altı ayda ülkenin altını üstüne getirirdim” diyor. Şimdi bu son iki görüşmeye dair olan bitenlere baktığımızda, bu açıklamaları henüz bilince çıkaramadığımız ortaya çıkıyor. Bilindiği üzere Sayın Öcalan’ın daha önce demokratik ulus perspektifi ile sunduğu 8 boyut vardı. Bu boyutlar hiçbir zaman tam olarak tartışılmadı. Siyasi, Hukuki, Sosyal, Kültürel, Ekolojik, Ekonomik, Diplomatik ve Öz Savunma olarak belirtilen bu boyutlar, bugün nasıl anlaşıldığı bir muamma!

30-40 gün içinde anlaşılır denilen şeye dair henüz sağlıklı ve güçlü tartışmalar oluşturulmadı. Herkes İstanbul seçim gündemi içinde boğulurken, aslolan gözden kaçıyor. Kamuoyu henüz direnişin büyüklüğüne ve gelişmelerin önemine denk düşecek bir ses üretmedi, tartışma yapmadı. Gündem kayması yaşanıyor adeta!

Günler hızla akıyor ve açıklamada ifade edilen, bir aylık sınır çizilen şeyin ne olduğunu, olabileceğini dahi tam tartışmadık gibime geliyor. Çünkü bu sürenin sonunda çok iyi şeyler olabileceği gibi, kötünün kötüsü yeni bir sürece de yelken açılabilir. O halde şu süreçte olabilecek tek şey siyaseten güçlü bir çıkıştır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sömürgeci-gangster kapitalist emperyalizm (5): Anti emperyalist mücadeleyi yeniden örgütlemek

Yazar: Heval Elçi
19 Ocak 2026

Venezuela’da yaşananlar, tüm Latin Amerika için bir ders niteliğinde. 1980'lerden bu yana alt kıtanın sanayisizleşmesi ve emtia ihracatına olan bağımlılığın...

Zıtların ‘devlet’ buluşması… 

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
19 Ocak 2026

Yine zıtların “devlet” buluşmasına tanıklık ettiğimiz günlerden geçiyoruz. Türkiye siyasetinde 2015 sonrası daha alenileşen, bazen örtük bazen de şevkle önümüze...

İmajları imajlarla düşünmek: Harun Farocki

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
19 Ocak 2026

Geçtiğimiz hafta 2014’te kaybettiğimiz sinemacı Harun Farocki’nin doğum günüydü. Çağdaşlarına kıyasla daha az bilinen bu sıra dışı kişilik, film üretme...

Sömürgeci-Gangster Kapitalist Emperyalizm (4): Fosil yakıt kaynaklarını ele geçirmek!

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
18 Ocak 2026

ABD’nin Venezuela’ya saldırısının gerisinde; “ABD emperyalizminin Batı Yarımküre üzerindeki hegemonyasını yeniden kurmak istemesi olduğu kadar, finans piyasalarına maddi kazançlar sağlamak,...

Barış ve demokrasi mutlaka gerçekleştirilmelidir

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

6 Ocak’ta Türk devleti IŞİD’çi çetelerle birlikte Halep’teki Kürt mahallelerine saldırdı. Kürtler, soykırımcılara karşı beş gün boyunca kahramanca direndiler. Bu direnişi...

Tehdit büyüdükçe özsavunma meşrulaşır

Yazar: Heval Elçi
18 Ocak 2026

Özsavunma, var olan bir tehlikeye karşı varlıkların kendisini savunma imkânı oluşturabilmesidir. Varlığın, tehlikenin büyüklüğüne göre kendisini yaşatabilmek için oluşturduğu silahlı...

Sonraki Haber

Acelesi olan operasyon!

SON HABERLER

HTŞ’ye bağlı çetelerin Rojava’ya saldırıları sürüyor: DSG-YPJ ve halk direniyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ocak 2026

HTŞ’den Kobanê’yi kuşatma girişimi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ocak 2026

HTŞ çeteleri, Heyva Sor a Kurd’ün merkezini yaktı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ocak 2026

Colani Davos’a davet edildi: İsviçre’de Kürtler imza kampanyası başlattı

Yazar: Bedri Adanır
19 Ocak 2026

Gar Katliamı öncesi TEM kritik istihbaratı Güvenlik Şube’ye göndermemiş

Yazar: Heval Elçi
19 Ocak 2026

DSG Genel Komutanı Mazlum Ebdi Şam’a gitti

Yazar: Aziz Oruç
19 Ocak 2026

Hastaya müdahaleye götürülen 112 personeli helikopterden atıldı

Yazar: Heval Elçi
19 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır