• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sol, eski sol değil-Musa Piroğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
11 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tekrar ettirilen İstanbul seçimleri bir kere daha gösterdi ki, Erdoğan farklı ideolojik geleneklerden, kimliklerden, sınıfsal yapılardan gelen geniş bir kitleyi kendisine karşı birleştirmeyi başarmış bulunuyor. Kendi tabanını konsolide ederek yukarıdan aşağı yeni bir toplumsal inşaya dayanan proje, kaçınılmaz bir şekilde kendinden olmayan ya da zamanla kendi denetim alanı dışına çıkan bütün toplumsal grupları düşmanlaştırma eğilimine girdi. Tabanın kendisini, maddi ve toplumsal ayrıcalıklarını sürekli saldırı altında hissederek birbirine daha fazla kenetlenmesi tezine yaslanan strateji, düşman görülene karşı her çeşit saldırganlığın hoş görülmesini sağladı. Bu politika bir dönem için başarılı olsa da hayatın kendi akışı üst kimlik üzerinden yan yana görünen kitle içerisinde sınıfsal çatlamaların oluşmasını engellemeye yetmezdi ve yetmedi de.

Patronla işçiyi, yoksulla zengini kimliksel çıkarlar üzerinden yan yana getiren siyaset, ekonomik krizin derinleşmesine paralel olarak sınıflar arası dikey bölünmeyi tetiklerken, aynı zamanda üst sınıflar arasında kristalize olan çıkar çatışmalarını kışkırtarak yatay bölünme ve çatlaklara da yol açtı. Oluşan çatlak büyüme eğilimi gösteriyor. İronik bir şekilde kimlik siyaseti üzerinden dışarıda kalmaları, düşmanlaştırma siyaseti AKP tabanı dışında kalanlarda da benzer bir bütünleşmeyi tetikledi.

Kimlik temelinde yaşam tarzlarını saldırı altında gören toplumsal yapılar, hızla saray karşısında ortak duruş gösteren kendiliğinden bir yan yana geliş yaşadılar. AKP tabanının aksine bir yaşamsal bütünlük göstermeyen ancak saray iktidarını kendi varoluşuna tehdit olarak gören bu toplumsal doku neredeyse yılda bir karşısına dikilen sandık marifetiyle, sandık üzerinden bir ortaklaşma yarattı, yaratmaya devam ediyor. Bu çatışmalı durum toplumun hiç olmadığı kadar politize olmasına da yol açtı. Açık diktatörlük hali ve Erdoğan’ın bunu kalıcı hale getirme çabası, olağanüstü sürecin baskısı altında, kendi varoluş koşullarını yok edecek saldırı altında olduğunu hisseden kitlelerde saraya karşı en geniş yan yana gelişi zorlamış bulunuyor.

Sosyalist solun sıkışmışlığı tam da burada yatıyor. Politize olan ve olmaya devam eden geniş yığınların saraya karşı öfkesine önderlik ederek bu öfkeyi gerçek bir emek ve demokrasi mücadelesine kanalize etmesi gereken sosyalist hareket, parçalı yapısı ve hegemonik zayıflığı nedeniyle bunu gerçekleştirme şansını kullanamıyor. Bu sıkıntılı yapısı solu, olmakta olana seyirci haline getirirken egemenler arası çatışmada egemenlerden birisine eklemlenmeye, devrimci bir mücadele hattından sistem içi reform talepleri ile sınırlanan bir hatta girmeye zorluyor. Sosyalist hareketler sınıfsal tabanından kopmakla kalmayıp, sınıfsal kimliğinden ve taleplerinden de uzaklaşarak kimlik siyasetine mahkûm olmaya başlıyor.

Sosyalist sol, kendisini var eden temel iddialarından ve sınıfsal karakterinden uzaklaşıyor. Bu noktada saraya karşı en geniş cephenin kurulması çağrıları öne çıkıyor. Ne çağrı ne de çağrıyı güncelleştiren ihtiyaç yeni. OHAL ilanından itibaren benzer çağrılar ekseninde devreye konulan denemelerin neredeyse hepsi kadük kaldı. En azından saray karşıtı cephede solun ortak durmasını arzulayan, onun önderliğinde bir demokrasi cephesinin oluşumunu öngören çağrı peş peşe gelen seçimler sonrası güncellenmiş bir şekilde yeniden gündeme girmiş bulunuyor. Adına ne denirse densin, açık bir diktatörlük halinden ve onun kalıcılaşma tehlikesinden söz ediliyorsa saray karşıtı bütün güçleri yan yana getirme çabası kadar doğal bir girişim olamaz.

Pek çoğu faşizm tespiti yapan hareketlerin bu tezlerinden vazgeçmedikleri veya kominternde çürütülen sosyal faşizm tespitlerine geri dönmedikleri sürece CHP’yi de kapsayan böylesi geniş bir yan yana gelişe itirazı çok anlamlı olamaz. Burada bir sıkıntının olmaması, bütün mücadeleyi bu hatta kilitleyerek sanal amaçlarını unutmaya ve giderek CHP’yi saray karşıtı mücadelenin bayraktarı yapmaya dayanan bir hattı haklı çıkarmaz.

En geniş demokrasi cephesi ya da yan yana geliş çağrısı kaçınılmaz olarak bunun içerisinde saray karşıtlığının üstünü örttüğü sınıfsal çatışmayı gören, işçi sınıfının çıkarlarını realize edecek bir başka yan yana gelişi de ön kabul olarak görmek zorundadır. Ve bu çağrı geçmiş başarısızlıkların deneyimlerinden ders çıkarmayı bilmelidir. Ne yazık ki sosyalist hareketin önemli bir dilimi, mücadelesini parlamenter mücadele sınırlarına çekmiş bulunuyor.

Kendi duruşunu, Kürt siyasal hareketi ve CHP dışında üçüncü bir cephe olarak tarifleyen, bu tez üzerinden Kürt özgürlük mücadelesinden uzak durmayı izah eden ve son tahlilde CHP ile yan yana gelmekte beis görmeyen hareketlerle yan yana gelme çabası, bizzat bu hareketler tarafından sürekli olarak boşa düşürülmüştür. Elbette söz konusu oluşumlarla en geniş yan yana geliş için uğraş verilebilir. Ama peşinen söylemek gerekirse bu çaba aynı oluşumlar tarafından sürüncemeye bırakılacak ve kadük kalacaktır.

Acil ihtiyaç, saraya karşı mücadeleyi devrimci bir emek ve demokrasi mücadelesine dönüştürmeyi, bu mücadelede işçi sınıfı ve Kürt halkının omuz omuza yürümesini peşinen kabul eden, yan yana yürüyebilecek devrimci sosyalist yapıların yan yana gelmesini sağlamak olmalıdır. Geniş bir cephe ancak böylesi bir oluşum üzerinden realize olabilir. Sol, eski sol değildir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Çerçeve yasanın gündeme geldiği günden beri bu köşedeki yazılarımda “maddelerin” değil, “mutabakatın” esas olduğunu sürekli vurguladım. Altında İmralı’dan Kandil’e, Kongre...

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

TBMM’ye yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde...

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Avrupa’daki burjuva basını salyalarını dökerek, geldikleri kadar hızlı ve beklenmedik şekilde geri dönen Faslıları manşetlere taşımaya devam ediyor. Muhafazakarı, sosyal...

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Sonraki Haber

Annemin, yüzyıllık çınarımızın ardından-İshak Karakaş

SON HABERLER

Zini Gediği’nde 88 yıl sonra kemikler bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Zübeyir Aydar: Çerçeve yasa önemli ancak eksiklikleri giderilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Koçyiğit: Bu yasa demokratik çözümün başlangıcıdır

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Bakan Gürlek Selvi’yi yalanladı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Tuncel: Mücadelenin araçları değişiyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Aktaş: Devlet önderliği baş müzakereci olarak kabul etti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Altın fiyatlarında ani yükseliş

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır