• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Annemin, yüzyıllık çınarımızın ardından-İshak Karakaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
11 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Annemi kaybettim. Dayêmi. 100 yaşında bile bana sığınak olan, yaralarımı saran kocaman bir yüreği. Ailemizin direğini, abidesini. Ve Kürt halkının yüzyıllık derin acılarının, efsanevi direnişinin tanığı, bir sözlü tarih anlatıcısını da kaybetmiş oldum böylelikle. Onu neden daha çok dinlemedim, neden daha çok anlattırmadım diye hayıflanıyorum şimdi. En son, geçen Ekim ayında onu yine İstanbul’a, yanımıza getirmiştik. Sırayla abimin ve benim yanımda kalsın diye. Öfkelendi, protestolar yaptı, küçük fiskeler bile vurdu bana, şehrine, Amed’e geri götürmemiz için.

Topraklarından ayırdık mı onu, kökleri sökülen asırlık bir ağaç gibi hemen solmaya başlıyordu. Mecburen yine götürdük şehrine, kızlarının yanına. Şimdi onu çok sevdiği Diyarbakır’ın toprağına defnettikten sonra, yas evimizde ve anlattıklarını hatırlıyorum yine. Annemin babası, dedem Telhê Em Keçel (Talha Tazecan) Şeyh Said’in komutanlarındandı. İsyan bastırıldığında dağa çekilmişler. Büyük dedem Em Keçel, anneannem, annem, dayım ve teyzem Lice’nin alt tarafında bir Ermeni köyü olan Fum’da kalıyorlar o sırada. Günün birinde kimlikleri deşifre oluyor. Büyük dedem hariç, ki onun da adı infaz edileceklerin arasındaydı. Onun için evde değildi o da. Bir gün askerler gelip hepsini tutuklayarak cezaevine koyuyor.

Yalnız bir Zaza Kürdü olan Ali Çavuş ile Ermeni Tomas amcanın şahitliği ile annem tutuklanmaktan kurtuluyor. Evleri sahipsiz kalmasın diye annem eve dönerken, anneannem Meryem, teyzem Sarê, dayım Mahmut tutuklanıyor ve cezaevine konuluyor. Annem dedeme firarda olduğu sırada ayakkabısının içinde su götürdüğünü anlatırdı. 58 gün sonra dedem Talha bunu duyup, gelip teslim oluyor, ailesi evine dönerken, kendisi Diyarbakır’a getirilip iğne ile idam ediliyor. Diyarbakır Surları’nın dışında defnediyorlar dedemi.

Çift Kapı ile Urfa Kapı arasındaki o yerde şimdi bir çay bahçesi işletiliyor. Haliyle uzun yıllardır üniversite öğrencilerinin, gençlerin gelip oturduğu, sohbet ettiği bir yer orası. Fakat gel gör ki, babam bunu anneme farklı yorumlayıp anlatıyordu devamlı. “Ya Kamile, sen ‘babam şehittir’ diyorsun, ama bak onun mezarının üzerinde eğleniyorlar.” Annem de babama “ben senin ağabeyine söz söylüyor muyum ki, sen benim şehit babama söylüyorsun” diye cevap verirdi hep.

Üzülüyordu herhalde annem bu duruma ama hayat devam ediyordu, edecekti tabii. Amcam Mehmet Karakaş da aynı isyan sonrasında şehit olmuştur. Lice’nin dağ köylerinde gizlenirken ihbar yemiş ve kendisi ve yanında bulunan iki yakın akrabası ile katledilmiş, gövdeleri köyde kalırken kafalarını kesip Lice’ye götürmüşler. Babam da hep şehit abisini ve akrabalarını anardı. Biz bu şehitlerimizin hikâyelerini dinleyerek büyüdük. Annem de babam da şimdi çok sevdikleri, özledikleri o kahraman yakınlarının yanında. Daha kişisel bir anımı da anlatmak istiyorum annemle ilgili. Bu yazım da böyle olsun. Bir anma, dertleşme yazısı olsun.

Küçüktük, okullar tatil edildiğinde bizler ailecek şehirden yaylaya giderdik. Tüm akrabalar bir arada geçirirdik yazı. Yoğurt, yumurta, tavuk gibi yiyecekleri köylülerden temin ederdik. Amcaoğlum Yaşar ile oyun oynamış, acıkmıştık. Yemek konusunda Yaşar biraz müşkülpesentti. Ben de Yaşar’a uyarak biraz sızlanmaya, nazlanmaya başladım. Annem “yoğurt ekmek getireyim” dedi, ben nazlandım, “sana yumurta haşlayayım” dedi, ben yine nazlandım, o esnada da ayrana ekmek doğruyordu. Tası kaptığı gibi başıma boca etti. Ben kaçmaya başladım, yemin ediyordu, “Diyarbakır’a kadar gitsen de, ben de peşinden gelirim” diye.

Çaresiz oturdum, gelip elindeki çubuk ile beni dövdü, bir tas ayran ile ekmeği yedirdi sonra da bana. O gün bu gündür, yemek seçmem, önüme ne gelirse yerim. Biz Kürt aileleri, Kürt toplumu düğünlerde coşkuyla, cenazelerde hüzünle bir araya geliyoruz. Amed’e annemi sonsuzluğa yolculamaya geldim. Annemin taziyesi sürerken 48 yaşındaki yeğenim Cemal Karakuş’un cenazesi geldi. Ardından annemin amca kızı Hacı Hüsna’yı da kaybettik. Onlara da huzur diliyorum. Cezaevinden haber alıp avukatları aracılığıyla acımı paylaşan Selahattin Demirtaş’ın şahsında beni taziye günlerimizde yalnız bırakmayan bütün yoldaşlarıma, dostlarıma çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız. Acılarımızı, yitirdiklerimizi unutmadan devam edeceğiz hayata. Dirençle.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

“Savaşta her şey basittir, ama en basit şey bile zordur” Clausewitz Geçen haftaki yazımızda küresel ölçekte bir savaş uğultusu olduğunu...

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Sonraki Haber

İstanbul’un İstanbul olmasında Kürtlerin rolü-Ömer Ağın

SON HABERLER

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Altın şirketlerinin hedefi Kürt coğrafyası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Türkiyeli sosyalistler için strateji sorunu ve güncelin seçeneği

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

İtalya, Federe Kürdistan ve Irak’taki askeri varlığını sona erdirdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’daki konferansın ilk günü sona erdi: Özerklik ve barış deneyimleri ele alındı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Kütahya’da kadın cinayeti: İş yerinde katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Fon soruşturması: Melis Sandal ve babası hakkında yakalama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır