• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Temmuz 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Elleriyle gören adam’-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kendi hayatlarını önemseyenlerin zaman zaman kullandığı bir söz vardır hani “hayatım roman” denir. İçli içli söylenen bir sözdür. Yani ben çok dertler çektim, çok gördüm, çok geçirdim… İşte öylesi bir hayat konu edeceğim, hayat: Bursa’nın ücra bir köyünde başlayan bir serüven. İbrahim’inki. Türlü sebeplerden dolayı okul okuyamayan bu çocuk daha 16 yaşındayken bir kaçakçılık olayından dolayı cezaevine girer. Altı ay hapis ve üç ay da para cezasına çarptırılan İbrahim, para cezasını ödeyemeyince üç yıl ceza evinde yatar.Cezaevindeyken önce babasının bir cinayete kurban gittiğinin; daha sonra da doğumda karısının öldüğü ve çok kısa bir süre sonra da çocuğunun ölüm haberlerini alır… Cezaevinden çıktıktan sonra evlendiği gün düğün evini basan hasmını öldürme suçuyla ikinci kez tekrar cezaevine girer… Bu süre zarfında Bursa Cezaevi’ndeyken o tarihlerde kendisinden 20 yaş büyük olan Şair Nâzım Hikmet ile tanışır. Bursa Cezaevi ve Nazım Hikmet deyince hemen de çağrışım yaptı sizde değil mi? Evet. İki gün önce 97 yaşında Kaybettiğimiz ressam Balaban’dan Söz ediyorum. İbrahim Balaban’dan.

***

Cezaevinde Nazım Hikmet’i tanıyıp ondan resim yapmayı öğrendi. Nazım bir yandan yine aynı cezaevinde olan Orhan Kemal’i öykü yazmaya diğer yandan Balaban’ı da resim yapmaya yöneltiyordu. Cezaevinde Nazım’dan resim yapmayı öğrenmek isteyen Balaban, Nazım Hikmet’e yönelttiği “Sen beni çıraklığa kabul ediyor musun?” sorusuna aldığı “Sen beni ustalığa kabul ediyor musun?” karşılığıyla, ünlü şaire çırak oldu. Balaban, hissiyatını bir açıklamasında şu ifadelerle aktarmıştı: “Çıraklığa kabul edildiğim gün, o saat ve o anda utanmasam; ‘Yaşasın tutsaklık!’ di ye bağıracaktım. Dünyada benden başka hiçbir öğrenci, cezaevini me kan tutup da dünyanın en büyük şairi Nazım Hikmet’i hoca olarak bulmamıştır. Bir güneşti ve ben o güneşin içinden doğdum” diyen Balaban, yaptığı tabloların altında Nazım Hikmet’in görüntüsü olduğunu, bu tabloları Nâzım’ın etkisiyle yaptığını söylüyordu. ‘Şair baba ve damdakiler’ ile ‘Nazım Hikmet’le Yedi Yıl’ adlı kitaplarında bu döneme ait anılarını yazmıştı: “Nazım Hikmet ile mapushanede kaldığımız sürelerde, çektiğimiz çilelerin ve dertlerin baskısına rağmen: Nazım ile elele verip, öğretmen ve öğrenci olgularının becerileriyle, mapushanei “okul” eyledik” der. Resimlerinde Anadolu köylüsünün yaşam ve uğraş biçimlerini işleyen sanatçı, eserlerinde köyden kente göç sorunlarını, kendine özgü resim diliyle yansıttı. İbrahim Balaban, 1990’da İnsan Hakları Onur Ödülü’nü, 1998’de Truva Sanat Ödülü’nü, 1999’da ise Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (GESAM) Ödülü’nü aldı.

***

Bugüne kadar 2 bin den fazla tablo ve bunun birkaç katı desen üreten Balaban 1950’de çıkan aftan yararlanarak serbest kalınca, İstanbul Maya Galerisi’nde açılan bir karma sergiye katıldı. 1953’te gene İstanbul’da düzenlediği ilk kişisel sergisiyle, toplumsal gerçekçi akıma yöneldi. “Birinci dönem” adını verdiği bu sergiyi, 1959 yılından başlayarak çeşitli aralıklarla Ankara ve İstanbul’da açtığı öteki dönem sergileri izledi. Abidin Dino onun için “Elleriyle gören adam Balaban, kendine özgü üslubuyla uzun bir dönem kırsal kesim yaşamını aktardı tablolarına… Balaban çizdiğini yaşıyor, biz sadece seyrediyoruz” der. Yaşar Kemal Balaban’ın tablolarını türküye benzetir: “Bir umut ışığıdır sarıyor insanın içini. Yuyor, temizliyor cümle karanlığı. İşte bu, Balaban’ın kuvvetidir. Balaban söylemek istediğini kestirmeden söylemesini biliyor. Ben Balaban’ın her tablosunu bir türküye benzetiyorum. Şöyle ki, her türkü bir hikayedir. Bir olaydan çıkmıştır. Olaydan çıkmayan hiçbir türkü yoktur. Olayı anlatınca da hayatı en kestirmeden anlatıyor türküler. İşte Bursa’nın Seçköy’ünden Balaban’ın her tablosunun bir hikayesi var. Ve hayatından bir parça her tablosu. Rengi ve ışığı ile bir parça.” Balaban; çok öncesinde giden Nazım Hikmeti,Orhan Kemal ve daha birçok arkadaşının ardından: Şairin dediği gibi: “Vardığınız yerlere selam edin./ Gün olur bütün kaygılardan uzak/ Ben de gelirim.” dedi ve gitti. Işıklar içinde olsun.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bir komün belediye

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına geçiyordunuz. İki milyon Euro değerindeydi o günlerde. Normal bir fabrika binası...

Kapsayıcı yasa kalıcı barış

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Türkiye, tarihi boyunca birçok dönemde kader anı diyebileceğimiz kritik kavşaklardan geçti. Bugün yine benzer bir eşikteyiz: Bugün itibarıyla barış süreci...

Demokratik İslam Konferansı üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

20-21 Haziran’da Amed’de gerçekleşen Demokratik İslam Konferansı’nın 3. büyük toplantısı, çok önemli bir çalışma olarak yerini aldı. İlk konferans, 2014...

Emperyalist savaşa hayır demek suç değil görevdir!

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Son NATO toplantısında silahlanmaya dönük alınan kararlar, yalnızca artan yeni emperyalist savaş tehlikesine işaret etmiyor; aynı zamanda emperyalistler ve işbirlikçilerinin...

Toplum mu hazır değil, AKP mi?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

AKP ‘toplum hazır değil’ diyerek tartışılan yasal düzenlemede Önder Apo ve Özgürlük Hareketi Yönetimi ile ilgili bir düzenlemenin olmadığını dile...

Çaresizliğin gücü

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı 21.07.2026 tarihinde “Gülistan Doku’nun cansız bedeninin şüphelilerle irtibatlı korucular tarafından organize ve bilinçli bir şekilde gömüldüğü veya...

Sonraki Haber

Politik etki-Metin Yeğin

SON HABERLER

Bir komün belediye

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Müzakere edilmiş görünmezlik (2)

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Kapsayıcı yasa kalıcı barış

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Demokratik İslam Konferansı üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Demokratik toplum ve DEM’in yeniden kuruluşu

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Colemêrg’de alternatif yol talebi için eylem

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Tahliye olan Rojbin Sevil Çetin, Colemêrg’te karşılandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır