• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Elleriyle gören adam’-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kendi hayatlarını önemseyenlerin zaman zaman kullandığı bir söz vardır hani “hayatım roman” denir. İçli içli söylenen bir sözdür. Yani ben çok dertler çektim, çok gördüm, çok geçirdim… İşte öylesi bir hayat konu edeceğim, hayat: Bursa’nın ücra bir köyünde başlayan bir serüven. İbrahim’inki. Türlü sebeplerden dolayı okul okuyamayan bu çocuk daha 16 yaşındayken bir kaçakçılık olayından dolayı cezaevine girer. Altı ay hapis ve üç ay da para cezasına çarptırılan İbrahim, para cezasını ödeyemeyince üç yıl ceza evinde yatar.Cezaevindeyken önce babasının bir cinayete kurban gittiğinin; daha sonra da doğumda karısının öldüğü ve çok kısa bir süre sonra da çocuğunun ölüm haberlerini alır… Cezaevinden çıktıktan sonra evlendiği gün düğün evini basan hasmını öldürme suçuyla ikinci kez tekrar cezaevine girer… Bu süre zarfında Bursa Cezaevi’ndeyken o tarihlerde kendisinden 20 yaş büyük olan Şair Nâzım Hikmet ile tanışır. Bursa Cezaevi ve Nazım Hikmet deyince hemen de çağrışım yaptı sizde değil mi? Evet. İki gün önce 97 yaşında Kaybettiğimiz ressam Balaban’dan Söz ediyorum. İbrahim Balaban’dan.

***

Cezaevinde Nazım Hikmet’i tanıyıp ondan resim yapmayı öğrendi. Nazım bir yandan yine aynı cezaevinde olan Orhan Kemal’i öykü yazmaya diğer yandan Balaban’ı da resim yapmaya yöneltiyordu. Cezaevinde Nazım’dan resim yapmayı öğrenmek isteyen Balaban, Nazım Hikmet’e yönelttiği “Sen beni çıraklığa kabul ediyor musun?” sorusuna aldığı “Sen beni ustalığa kabul ediyor musun?” karşılığıyla, ünlü şaire çırak oldu. Balaban, hissiyatını bir açıklamasında şu ifadelerle aktarmıştı: “Çıraklığa kabul edildiğim gün, o saat ve o anda utanmasam; ‘Yaşasın tutsaklık!’ di ye bağıracaktım. Dünyada benden başka hiçbir öğrenci, cezaevini me kan tutup da dünyanın en büyük şairi Nazım Hikmet’i hoca olarak bulmamıştır. Bir güneşti ve ben o güneşin içinden doğdum” diyen Balaban, yaptığı tabloların altında Nazım Hikmet’in görüntüsü olduğunu, bu tabloları Nâzım’ın etkisiyle yaptığını söylüyordu. ‘Şair baba ve damdakiler’ ile ‘Nazım Hikmet’le Yedi Yıl’ adlı kitaplarında bu döneme ait anılarını yazmıştı: “Nazım Hikmet ile mapushanede kaldığımız sürelerde, çektiğimiz çilelerin ve dertlerin baskısına rağmen: Nazım ile elele verip, öğretmen ve öğrenci olgularının becerileriyle, mapushanei “okul” eyledik” der. Resimlerinde Anadolu köylüsünün yaşam ve uğraş biçimlerini işleyen sanatçı, eserlerinde köyden kente göç sorunlarını, kendine özgü resim diliyle yansıttı. İbrahim Balaban, 1990’da İnsan Hakları Onur Ödülü’nü, 1998’de Truva Sanat Ödülü’nü, 1999’da ise Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (GESAM) Ödülü’nü aldı.

***

Bugüne kadar 2 bin den fazla tablo ve bunun birkaç katı desen üreten Balaban 1950’de çıkan aftan yararlanarak serbest kalınca, İstanbul Maya Galerisi’nde açılan bir karma sergiye katıldı. 1953’te gene İstanbul’da düzenlediği ilk kişisel sergisiyle, toplumsal gerçekçi akıma yöneldi. “Birinci dönem” adını verdiği bu sergiyi, 1959 yılından başlayarak çeşitli aralıklarla Ankara ve İstanbul’da açtığı öteki dönem sergileri izledi. Abidin Dino onun için “Elleriyle gören adam Balaban, kendine özgü üslubuyla uzun bir dönem kırsal kesim yaşamını aktardı tablolarına… Balaban çizdiğini yaşıyor, biz sadece seyrediyoruz” der. Yaşar Kemal Balaban’ın tablolarını türküye benzetir: “Bir umut ışığıdır sarıyor insanın içini. Yuyor, temizliyor cümle karanlığı. İşte bu, Balaban’ın kuvvetidir. Balaban söylemek istediğini kestirmeden söylemesini biliyor. Ben Balaban’ın her tablosunu bir türküye benzetiyorum. Şöyle ki, her türkü bir hikayedir. Bir olaydan çıkmıştır. Olaydan çıkmayan hiçbir türkü yoktur. Olayı anlatınca da hayatı en kestirmeden anlatıyor türküler. İşte Bursa’nın Seçköy’ünden Balaban’ın her tablosunun bir hikayesi var. Ve hayatından bir parça her tablosu. Rengi ve ışığı ile bir parça.” Balaban; çok öncesinde giden Nazım Hikmeti,Orhan Kemal ve daha birçok arkadaşının ardından: Şairin dediği gibi: “Vardığınız yerlere selam edin./ Gün olur bütün kaygılardan uzak/ Ben de gelirim.” dedi ve gitti. Işıklar içinde olsun.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

“Savaşta her şey basittir, ama en basit şey bile zordur” Clausewitz Geçen haftaki yazımızda küresel ölçekte bir savaş uğultusu olduğunu...

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Sonraki Haber

Politik etki-Metin Yeğin

SON HABERLER

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Altın şirketlerinin hedefi Kürt coğrafyası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Türkiyeli sosyalistler için strateji sorunu ve güncelin seçeneği

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

İtalya, Federe Kürdistan ve Irak’taki askeri varlığını sona erdirdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’daki konferansın ilk günü sona erdi: Özerklik ve barış deneyimleri ele alındı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Kütahya’da kadın cinayeti: İş yerinde katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Fon soruşturması: Melis Sandal ve babası hakkında yakalama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır