• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Açlık grevi sonrasında yaşanan tedavi sorunları-İÇERİDEN

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
16 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yaşamının neredeyse son çeyrek asrını cezeaevlerinde geçiren ve şu anda Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Zeki Kayar şöyle diyor: “Bulunduğumuz cezaevinde, 28 Kasım 2019 günü başlayan 10 günlük dönüşümlü açlık grevi, 5 Ocak 2019’da Abdullah Kaya, Zinar Doğan, Şehmus Can, M. Siraç Keskin, Engin Okuducu tarafından süresiz dönüşümsüz açlık grevine dönüştürüldü. 10’ar günlük dönüşümlü açlık grevleri de devam etti. 26 Mayıs 2019 günü eylem sona erdiğinde süresiz açlık grevindeki ilk beş kişinin eylemi 142. günündeydi.

26 Şubat 2019’da 10 günlük dönüşümlü açlık grevine başlayan Hacı Özkoyuncu, Ömer Dorudemir, Abdurrahman Taşçı, 1 Mart 2019’da süresiz-dönüşümsüze ara vermeden katıldılar. Eylem sona erdiğinde onların eylemi de 90. günündeydi. 1 Mart 2019 günü eyleme başlayanlar ise açlık grevinin 87. günündeydiler. Açlık grevi devam ederken, her gün doktorlar ve idare personeli koğuşlarımıza gelip, ‘gençler eylemi bitirin; yaşamınız tehlikededir, çok kritik bir aşamaya geldiniz, eylemi bitiriyorum, dediğiniz an, sizi ambulansla tam teşekküllü hastaneye kaldırıp, en iyi şekilde tedavinizi yapacağız’ diyorlardı.

Buna ek olarak idare temsilcilerimiz üzerine de yoğun bir psikolojik baskı uygulayarak eylemcileri vazgeçirmeye çalıştılar. Dahası da var. Görüşümüze gelen her ziyaretçiyi de kendilerince kurdukları ‘ikna odalarına’ çekip, onlar aracılığıyla açlık grevcileri üzerine duygusal bir baskı uygulayıp, eylemi kırdırmaya çalıştılar. Dışarıda da adı sanı bilinmeyen kişileri kimi eylemcilerin ailelerine gönderip, o şekilde de ulaşmaya çalıştılar. Ve daha birçok akla hayale gelmeyen yöntemlerle eylemi kırmaya, o mümkün değilse de en azından bazılarını bizden koparmaya çalıştılar. Tüm direniş aşamalarında olduğu gibi, bu direniş aşamasında da hevesleri kursaklarında kaldı. Tüm direniş boyunca ağır hasta insanlar dahi, tek bir kişide en ufak bir tereddüt, ikirciklik yaşanmadı. Hiç kimse de ayrılmadı, ayrılmayacaktır da. Öcalan’ın çağrısıyla dilekçeler verilip, eylem resmi olarak 26 Mayıs 2019 günü saat 13:45’te sonlandırıldı.

Ailelerden -kesin olmayan bilgi olarak- zaten haber alınmıştı. Televizyon kanalı, bu haberi 13:20 gibi vermişti. Kısa bir süre sonra diğer kanallar da aynı haberi verip, durumu kesin olarak teyit ettikten sonra, koğuş temsilcilerimiz acil olarak cezaevi idaresi ile görüşme talebinde bulunup, eylemi sonlandıracağımızı ve bir an önce doktorların çağrılıp, eylemcilerin muayene edilip hastaneye sevklerinin çıkartılması gerektiği söylendi.

Saat 13:45 itibariyle cezaevi idaresi bilgilendirilip, dilekçe verme ve diğer tüm resmi işlemler tarafımızca tamamlanmasına rağmen, gece 21:00’e kadar ne bir doktor geldi, ne de revire çıkarılan oldu. Açlık grevcilerin durumu kritik olduğu için, tehlike oluşturur, deyip normal açlık grevi programı dışında hiçbir kişi bir şey içmedi. Saat 21:00’de bir doktor geldi ve nöbetçi personelle koğuşları dolaştı ve insanları topluca ‘muayene’ etti.

Örneğin koğuşumuzda eylemde bulunan 11 kişinin üzerine göz gezdirdi ve mideye yüklenmeyin, bir dilimden fazla ekmek yemeyin gibi şeyler söyleyerek gitti. Ne kimsenin kan tahlili yapıldı, ne serum verildi; ne de hastaneye sevk edildi. 142. gününde olan bir eylemci nasıl ekmek yiyebilir ki? Diğer koğuşlara da o şekilde formalite bir muayene yapılmış. Sonraki iki günde de sadece iki eylemci hastaneye götürüldü. Onlar da tedavi edilmeden geri gönderildiler. Açlık grevinin bitirilmesinin ikinci gününde, eylemciler toplu olarak revire götürüldüler.

Oraya gelen doktor da uzaktan bakıp, iyisiniz diyerek çok yüzeysel ve bir kadar da saygısız bir ‘muayene’ gerçekleştirmiş oldular. Cezaevi idaresinin ve doktorların bu olumsuz yaklaşımlarını görünce bir kez daha görüldü ki, eylem boyunca her gün bize söyledikleri, ‘ambulans 24 saat kapıda bekliyor, tedavinizden biz sorumluyuz’ lafları tamamen psikolojik harp amacı içinmiş, doğru değilmiş. Zaten daha önce de birçok kez onların o kandırmaca politikalarını görmüştük. Bu yaklaşımı bir kez daha görmüş olduk. Ama tüm o dayatma ve insanlık dışı uygulamalara rağmen, eylemimiz büyük bir kararlılıkla sürdürülüp, Öcalan’ın çağrısını duyduğumuz ana kadar devam ettirildi. Böylece bir kez daha “direniş zafere, teslimiyet ihanete götürür” özdeyişi gerçekleşmiş oldu. Direniş kazandı, insanlık kazandı…”

* * *

Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nden gelen bir başka mektupta şöyle deniyor: “Bulunduğumuz cezaevinde beş arkadaşımız 142 gün, üç arkadaşımız 90 gün ve 62 arkadaşımız ise 87 gün süresiz dönüşümsüz açlık grevine girdik. Bu süre boyunca cezaevi idaresinin yaklaşımı kısmi de olumlu denilebilecek bir tarzda oldu. Yapılan her doktor kontrolünden sonra istisnasız olarak durumumuzun kötü olduğunu, ölümcül riskler taşıdığını, mutlaka hastaneye kaldırılıp, kan vb tahlillerin yapılması gerektiği tarafımıza iletilerek, sevklerimiz yapıldı. Ancak bizler tedaviyi kabul etmediğimiz için hastaneye gitmeyi reddettik. Açlık grevi eylemi süresince bu uyarılar sürekli olarak tekrarlandı.

Sosyolog ve psikologlar odaları dolaşarak, hastaneye gitmemizi ısrarla ve sürekli olarak teşvik ettiler. Sonunda eylem sürecimiz tamamlandı. Daha önce de benzer süreçleri yaşadığımız için idarenin ve gelecek sağlık ekiplerinin bizleri eylemi bitirdiğimiz 26 Mayıs 2019 gününde hastaneye veya tedavi imkanının uygun bir yere götürerek “Malta Protokolü” gereğince, gereken kontrolden geçirip, tedavi altına alacağını düşündük-bekledik.

Zira en yakın tarihte (2012) benzer bir süreç yaşanmış, eylemin bitiş gününde hastaneye kaldırılıp, tetkikler yapılarak tedavi altına alınmıştık. Kimimiz bir hafta, kimimiz 10 gün boyunca hastanede yatırılmış; gereken tedaviden sonra bir aylık diyete tabi tutularak cezaevine gönderilmiştik. Bu sefer de idarenin ve eylem boyunca kontrole gelen doktorların ısrarlarını da göz önüne alarak en azından hastaneye kaldırılıp, gereken tetkiklerin yapılmasını bekledik. Her ne hikmetse, tam tersi bir durumla karşı karşıya kaldık. İdare gelip, sorma ihtiyacını da duymadığı gibi bir gün sonra revir bölümüne getirilen sağlık heyeti ciddiyetten uzak, üstünkörü bir bakmayla hastaneye götürülmemize gerek olmadığını belirterek, sağlık tetkiklerimizin yapılmasını önlemiş ve bir suç işlemiştir.”

Mektubu gelenler:

Engin Okuducu – Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi

Ercan Atar – Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi

Fırat Çiftçi – Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi

Hayrettin Engin – Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi

Selman Esmer – Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi

Zeki Kayar – Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi

Hüseyin Güçlü – Şakran 2 nolu T Tipi Cezaevi

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Erdoğan rejimi, AKP-MHP-Ergenekon/Gladio ekseninde, faşizm istikametinde seyretmekte olan bir “Kutsal İttifak”tır. Erdoğan, iktidarının ilk on yılında takip ettiği muhafazakâr-liberal söylemi...

Ilımlı ve aydın ulusalcının son hali

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bu yazıyı yazdığım sırada Çerçeve Yasa’nın metni henüz açıklanmamıştı ve açıklandıktan sonra partilerin, özellikle Yeni Parti’nin nasıl bir tutum alacağı...

Temmuz ayı enflasyonu artarken, ücretlerdeki erime sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Temmuz ayı enflasyonu açıklandı. Artık bir klasik haline dönüşen bir gerçek var: TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan aylık ve...

Sonraki Haber

'Lulacan' dönüyor!-Zafer Yörük

SON HABERLER

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Düzen denetimden önceye ayarlı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Esenler’de halk buluşması: Tarihi günlerden geçiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

DEM Parti: Adana Avrupa’nın çöp limanı haline geldi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır