Şırnak’ta Keldani çift Hurmüz ve Şimuni Diril’in katledilmesine ilişkin davanın ikinci duruşması 12 Mayıs Salı günü görülecek. Gülcan Diril, Adalet Bakanı’nın ‘faili meçhullere’ ilişkin açıklamalarından sonra mahkemenin yaklaşımının değişmesi gerektiğini söyledi
Duygu Kıt
‘Faili meçhul’ dosyaların yeniden ele alınacağına ilişkin açıklamalar ile kurulacak birimin çalışmalarının nasıl ilerleyeceğinin tartışıldığı bugünlerde, görülecek davalardan biri de, faili meçhul bırakılmak istenen ve katledilmelerinden ancak 2 yıl sonra ilk yargılamanın gerçekleştiği, tüm sorumluların hâlâ yargı önüne çıkarılmadığı Şimuni Diril (65) ve Hurmüz Diril (71) dosyasının duruşması olacak. Şimuni Diril’in katledilmesine ilişkin verilen kararın ardından Hurmüz Diril’in akıbetine ilişkin aynı sanıkların yargılandığı davanın ikinci duruşması Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12 Mayıs Salı günü saat 11’de görülecek. Davanın avukatlarından Rojhat Dilsiz ve Diril çiftinin kızları Gülcan Diril, duruşma öncesi gazetemize konuştu.
‘Dosya kapatılacak’
Diril ailesinin avukatı Rojhat Dilsiz, “Hurmüz-Şimuni Diril’in öldürülmesi olayında dahili olan tüm kesimlerin dosyaya dahil edilmesi, bağımsız mahkemelerde hak ettikleri cezayı alabilmeleri ümidiyle mücadele ediyoruz” diye konuştu. Dilsiz gelinen sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Bu dosyada devletin gücünü arkasına alarak bundan güç devşiren, kendi menfaat ve çıkarları için bu cinayete dâhil olan bir kesimin veya kişilerin varlığından haberdarız. Fakat bugüne kadar bunun açığa çıkarılmasına ilişkin yapmış olduğumuz tüm başvurular maalesef reddedildi ve önümüze bir bariyer konulmaya devam ediliyor. Bu kesimi hiçbir şekilde açığa çıkaramıyor ve yargı önüne koyamıyoruz. Şimoni Diril’in cenazesine ulaşıldıktan sonra akrabası olan 70 yaşlarında Apro Diril o dönemde ceza almıştı. Şu anda Hürmüz Diril’e ilişkin hazırlanan iddianame sonrası görüyoruz ki dosyanın sadece bir kişiye ceza verilerek kapatılması ihtimali var. Fakat bu kadar yaşlı birinin komplike bir cinayeti tek başına yapmış olması hayatın olağan akışına aykırıdır.”
‘Devlet görevlilerine uzanacak’
Dosyada aydınlatılmayı bekleyen onlarca husus olduğuna vurgu yapan Dilsiz, komisyon çalışmaları gündemdeyken Diril dosyasının ayrı bir önem kazandığını belirtti. Dilsiz, “Gülistan Doku, Rojin Kabaiş cinayeti gündemdeyken, Akın Gürlek’in tam da faili meçhul cinayetlere ilişkin bir açıklaması varken, Hürmüz ve Şimoni Diril’in öldürülmesine ilişkin devam eden dosyanın da bu şekilde ele alınması gerektiğini belirtiyoruz. Bu cinayetin gerçek faillerinin tarafsız ve bağımsız mahkemelerde yargı önüne çıkarılmasının mücadelesini veriyoruz çünkü bu dosyada da devlet görevlilerine de uzanabilecek bir gerçek söz konusu. Elimizde devlet görevlisi olduğunu iddia eden bir kesimin işin içinde olduğuna dair HTS kayıtları var” ifadelerini kullandı.
‘Güvercin tedirginliği’
Dilsiz son olarak kamuoyuna dayanışma çağrısı yaparak şunları söyledi:
“Faili kolluk olan, faili devlet için çalışan ve devlet görevlilerine uzanan dosyalarda ciddi anlamda bir kamuoyu oluşturulması lazım. Asuri ve Keldani vatandaşlarımızın kendi coğrafyalarına dönüp, ata topraklarında yaşamlarını idame ettirebilme konusundaki iradeleri maalesef yine daha önce belli militer güçler tarafından engellendi ve ikisi katledildi. Dolayısıyla bu insanlarımıza sahip çıkmalıyız. Ailede de böyle bir durum var. Hrant Dink’in daha önce bahsetmiş olduğu bir güvercin tedirginliği var. Bu vatandaşlarımız kendi topraklarında güvercin tedirginliğinde yaşadıkları için, bizim sahip çıkıp dikkatleri o tarafa çekmemiz gerekiyor. Maalesef bugüne kadar da ciddi bir aşama kaydedemedik.”
‘Adalet artık sağlanmalı’
Şimuni ve Hurmüz Diril’in kızı Gülcan Diril, Adalet Bakanı’nın ‘Faili meçhul kalmayacak’ açıklamalarından sonra mahkemenin tavrının değişmesi gerektiğini söyledi. Davada esasta adaletin nabzını yoklayacaklarını kaydeden Diril, şunları söyledi:
“Adalet Bakanlığı’nda 638 dosyadan bahsediliyor, bizim dosyamız bunun neresinde? Gerçekten birileri tarafından inceleniyor mu? Yoksa nasıl olsa bir tutuklu var, bu dava görülüyor, hala açık deyip bir kenara mı atılacak davamız, bu konuda hiçbir bilgimiz yok. Dosyanın geldiği noktada cinayetin tek bir kişinin üzerinde ilerliyor olmasını kabul etmiyoruz. Biz aile olarak sonuç istiyoruz. Ellerinde bir fail varken söyledikleri ‘Katilleri bulamıyoruz, babanızı bulamıyoruz’ gibi cümleleri kabul etmiyoruz. Cenazemizi kendimiz buluyoruz. Bir cenazemiz hala kayıp, yok ortada. Bu kadar etkisiz davranılmasını doğru bulmuyoruz ve bir şeylerin üzerinin kapatılmaya çalıştığını anlıyoruz. 12 Mayıs’tan sonraki duruşmada artık bütün tavırların değişiyor olması lazım.”
Ne olmuştu?
Keldani Şimuni ve Hurmüz Diril, Şirnex’in (Şırnak) Bêşebab (Beytüşşebap) ilçesine bağlı Süryani köyü olan ve defalarca boşaltılan Mehre(Kovankaya) köyüne 2011 yılında dönmüşlerdi. 7 Ocak 2020 tarihinden itibaren ise Hurmüz ve Şimuni Diril’den bir daha haber alınamamıştı. Keldani çiftten Şimuni Diril, 17 Mart 2020’de çocukları tarafından öldürülmüş olarak bulunmuş; çocukları, annelerini işkence edilerek katledilmiş halde bulduklarını ve vücut bütünlüğünün olmadığını paylaşmıştı. Olayın üzerinden iki yıl geçtikten sonra dava süreci başlamış, bu süreçte defalarca tutuklanıp serbest bırakılan dosya sanıklarından Apro Diril’e, 21 Temmuz 2023’te görülen karar duruşmasında, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” ve “Tasarlayarak öldürme” suçlarından müebbet hapis cezası verilmişti. Hurmüz Diril’in katledilmesine ilişkin dava sürerken akibeti ise hala bilinmiyor.









