• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Ayla Akat Ata: Türkiye’de barışın garantisi kadınlardır

30 Eylül 2026 Çarşamba - 10:52
Kategori: Kadın, Manşet

Barış ve demokratik toplum sürecinde kadınların yalnızca izleyen değil, karar alan ve sürecin toplumsallaşmasında rol üstlenen özne olması gerektiğini belirten TJA aktivisti Ayla Akat Ata, ‘Biz de diyoruz ki barışın garantisi halktır ama Türkiye özgünlüğünde barışın garantisi kadınlardır. Kendimizi o güveni inşa edecek temel güç olarak görüyoruz’ dedi

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı tarihi çağrı, Kürt meselesinin demokratik çözümüne yönelik tartışmalara yeni bir kapı araladı. Geride bırakılan iki yıllık süreçte barışın toplumsallaşması ve hak temelli taleplerin güvence altına alınmasında aktif rol alan kadınlar, izleyen değil barışın inşasından karar alıcı mekanizmalarda yer alma ve taleplerini ortak bir zeminde buluşturmayı sürdürüyor.

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) aktivisti Ayla Akat Ata, Mezopotamya Ajansı’ndan Rukiye Payiz Adıgüzel-Zelal Karabaş’a süreçte gelinen aşama ve kadınların rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu

‘Makro şiddet yaşam alanlarına yansıyor’

Türkiye’nin 1993 yılından itibaren barış gündemiyle defalarca buluştuğunu dile getiren Ayla Akat Ata, tüm bu süreçlerde kadınların hep aktif ve eylem pratiği içerisinde olduğuna dikkat çekti.

Eyleme geçme ve toplumsallaşma sürecinin 27 Şubat çağırısıyla başladığını söyleyen Ayla Akat Ata, kadınların bu süreçte durmadıklarını ve Türkiye kamuoyunda düşünmeye, süreci anlamlandırmaya sevk eden bir pratik içeresinde olduklarını belirtti.

Ayla Akat Ata, şöyle anlattı:

“Türkiye’nin farklı illerinde, Kürdistan’da her gün kadına yönelik şiddet gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Bununla Demokratik Toplum ve Barış Süreci ile bağını kuran bir yerden değerlendirmek lazım. Çünkü genel anlamda makro ölçekte var olan şiddet mikro ölçekte yaşadığımız alanlara yansıyor. Bu aile içerisinde, ev ortamında olabiliyor. Bunların hepsini bir arada değerlendirip şiddeti bir bütün yaşamımızdan çıkarma iddiamız da yine Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı içerisinde şekillenen ve bu süreç içerisinde belki bir ayağında örgütlemeye çalıştığımız bir çalışmadır aynı zamanda.”

‘Kadın hareketi ve hukuk olmadan çözüm olmaz’ 

Geçtiğimiz yıl 1 Ekim’de Amed’den Ankara’ya gerçekleştirdikleri yürüyüşü hatırlatan Ayla Akat Ata, yürüyüşün 7 Ekim’de sonlandığını hemen arkasından da 9 Ekim (Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasıyla başlayan uluslararası komplo) sürecinin geldiğini söyledi.

Bir bütün olarak değerlendirildiğinde sürekli bir eylem ve etkinlik içerisinde olduklarını vurgulayan Ayla Akat Ata, şöyle devam etti:

“Son iki yılda anlamlı çalışmalar yürütüldü. Öncelikle Türkiye cephesinden kurmuş olduğumuz yeni bir ittifak süreci oldu. Kadınlarla yeniden buluştuk. Türkiye’deki kadın hareketlerinin hepsiyle ilişkiye geçtik ve onlarla bir buluşma yaşadık. Bunun dışında yapılan çalışmalar var. Sonuçta Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu görüşmeler, devletle yapmış olduğu görüşmeler sonrasında açığa çıkan bir demokratik toplum manifestosu vardı. ‘Kadın hareketi ve hukuk olmadan çözüm olmaz’ dedik. Bu konuda gerek infaz yasası gerek Türk Ceza Kanunu gerekse Terörle Mücadele Kanunu’nun bir bütün kaldırılması, iyileştirmelerin hangi koşullarda yapılabileceğine dair bizzat akademisyenlerle, toplumda uygulayıcı olan ya da savunma ayağında yer alan kesimlerle süreci tartıştık. Sürecin bir bütün çözümü, sadece alt hukuk normlarında yapılacak iyileştirmelerle mümkün değil. Ama biz alt hukuk normlarında bir iyileştirme olmadan bir yol temizliği olmadan sorunun çözümünü ortaya koyabilecek genel iradeye de ulaşılamayacağını düşünüyoruz.”  

‘Kadınlar barışın ortak sözünü kuruyor’

Kadınların barış mücadelesine değinen Ayla Akat Ata, şunları belirtti:

“2009’da Barış İçin Kadın Girişimi çalışması söz konusuydu. 2013-15 sürecinde kadın özgürlük meclisleri örgütlenmişti. Geldik 2024’e, 25’e; Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi örgütlendi. İlk etkinliğimiz Filistinli kadınlar için oldu. Çünkü biliyoruz ki sorun bölgesel bir sorundur. Kadınların burada elde edeceği çözüm, bütün Ortadoğu’ya yayılacak bir çözümdür aynı zamanda.
Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi’nin iz düşümü yerellerde oluştu. Her yerel, kendi içerisinde barışa katkı sunabilecek, barış için sözünü söyleyebilecek ve örgütlenebilecek kadın yapılarını bir araya getirmeye çalıştı. Kürt kadınların da bir birlik çalışması oldu. Kürt parlamenterlerin geçen yıl düzenlediği konferansın temel gündemi ‘Barışı nasıl örgütleyeceğiz?’ sorusuydu. Sınırları aşan bir süreçten bahsediyoruz. Kadınlar da bunu gördükleri yerden yaklaştılar.
Haklarımız kısıtlanarak, temel hak ve özgürlüklerden uzaklaştırılarak değil; bunları gözeterek, birbirimize saygı duyduğumuz ve birbirimizin hakkını koruduğumuz bir yerden yan yana durmayı ve ortak sözün sahibi olmayı istiyoruz.”

Demokratik Cumhuriyet konferansı  

Süreç bağlamında yürütülen demokratik cumhuriyet tartışmalarında kadınların da yer aldığını kaydeden Ayla Akat Ata, “Bir arada yan yana durarak bu konferansı örgütleyeceğiz ve önümüzdeki günlerde ayrıntıları kamuoyu ile paylaşılacak. Ankara’da kadınların konferansı gerçekleşecek. Bunun dışında da yapmış olduğumuz küçük atölyelerimiz var. Birbirimize dokunuyor, birbirimizi anlamaya çalışıyoruz. Ortak sözün sahibi olmaya çalışıyoruz”

‘Komisyonlarda tek bir kadın yok’

Meclis’te 10 Ağustos’ta kabul edilen çerçeve yasa kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu ile bu kurul altında oluşturulan 4 alt komisyonun çalışmalarıyla ilgili Ayla Akat Ata, şöyle devam etti:

“Bu komisyonları yakından takip ediyoruz. Mevcut tabloda tek bir kadın yok. Cevdet Yılmaz topladı yürütmenin organlarını ama bir tek kadın yok. Alt hukuk komisyonlar kurulacak. Önder Apo’nun konumu kurucu konumdur ve o kurucu konumundan kaynaklı sürecin siyasal çerçevesinin çizildiği, toplumsal ayağının örgütlenebileceği bir çerçevede sözünün özgür bir ortamda halka ulaşabileceği bir tablonun açığa çıkması lazım. 
Artık özgün komisyonlar kurulsun ki yasalar bu açıdan da değerlendirilebilsin. Yine kadınlar sadece izleyen ya da katılan olmasınlar. Kurucu öğe olsunlar ve aynı zamanda karar verici mekanizmalarda yer alsınlar. Böylece alınan kararların toplumsallaşabilmesi açısından da topluma ulaşabilecekleri mekanizmalar kurulmuş olsun.”

‘Kadınlar barış masasında olmalı’

Ayla Akat Ata şöyle devam etti:

“Barışı kadınlar, erkekler birlikte yapacaklar. Savaşın en ağır yükünü kadınlar taşıyacak ama gelin görün ki barış masasında sadece erkekler oturacak. Peki kimin barışını inşa edecekler? Kendi barışlarını mı? O yüzden kadınlar bu sürecin içerisinde olacaklar. Güçlü örgütlülüğümüz var ve defalarca sınavlardan geçti. Hala bir aradayız ve bu sürece de sunacağımız çok güçlü katkı olacak. Güven inşasının garantisi olarak görüyoruz kendimizi. Halk barış derse iktidara kim gelirse gelsin o barışı örgütlemek ve hayata geçirmek durumundadır. Biz de diyoruz ki barışın garantisi halktır ama Türkiye özgünlüğünde barışın garantisi kadınlardır. Kendimizi o güveni inşa edecek temel güç olarak görüyoruz. Mekanizmaların kurulması sorumluluğu altındadır siyasi iktidar. Ama onun kurmadığı her mekanizmayı biz toplumsal yaşam içerisinde kurmaya adayız.”

 

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Sincan Cezaevi’nde neler oluyor: Kaç kadın öldü soran oldu mu?

Sonraki Haber

HTŞ komutanı İdlib’de evinde öldürüldü

Sonraki Haber

HTŞ komutanı İdlib’de evinde öldürüldü

SON HABERLER

Semsûr’da PVC atölyesinde patlama: 2 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

ABD 20 yıl sonra Irak’tan çekiliyor: Yeni bir dönem mi başlıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Sanatçı Bermal Çem: Barış sürecinde sanatçıların öncü olması gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Federe Kürdistan Bölgesi tarihi sınavla karşı karşıya

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

MGK Erdoğan başkanlığında toplanıyor: Gündem süreç ve bölgedeki gelişmeler

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Mûş Kent Konseyi üyeleri: JES ve siyanürlü altın arama bölge için ciddi tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Colemêrg’de düğün müzisyeni N.Ç.’den kadınlara tehdit taciz ve şantaj

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır