Kadınlara yönelik suçlarla yüzleşmeden gerçek bir barıştan söz edilemez. Kadınların hiçbir talebi gözetilmezken ve bu yönlü hiçbir adım atılmazken; kadın mücadelesi Ayşe Gökhan şahsında yargılandı ve cezalandırıldı
Rojda Akkaya
TJA aktivisti, yol arkadaşımız Ayşe Gökkan kadın ve Kürt olduğu için cezalandırıldı.
Hem de barışı ve demokratik siyaseti konuşup müzakere ettiğiniz bir süreçte. Samimiyetsizsiniz!
Söz konusu kadınlar ve kadın mücadelesi olunca hukuk dışılığında sınırınız yok. Çünkü kadın köleliğini kadınlara farz kılıp kadın özgürlüğünün kastik katili olmaya devam ediyorsunuz. Ancak özgür kadın hareketi neyi yargıladığınızı biliyor. Peki ya yargılayamadıklarınız.
Özgür kadın hareketinin ve Ayşe Gökkan’ın mücadele gerekçesi olan kadınların katilleri nerede? Gülistan Doku’yu katledenler nerede? Nasıl kaybettirildi? Rojin Kabaiş nasıl öldürüldü? Failleri kim? Rojwelat Kızmaz’a ne oldu?
Batman’daki bakım evinde hangi kirli ilişkiler şiddet ve istismarı besliyor? Üniversitelerde
ve yaşamın birçok alanında kadınlara karşı kurulan suç ağları açığa çıkacak mı? Bu suçlar sadece saydıklarımız. Kadına karşı işlediğiniz suçları saymaya kalkarsak bu satırlara sığmaz.
Aylardır kadınlar devlete ve yargıya sesleniyor. Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurularak savaş suçları incelensin diye. Buna bağlı olarak cinsel şiddet faili üniformalı erkekler ve onları koruyan yapılar yargılansın diye. Dolayısıyla kadınlara yönelik suçlarla yüzleşmeden gerçek bir barıştan söz edilemez. Kadınların hiçbir talebi gözetilmezken ve bu yönlü hiçbir adım atılmazken; aksine kadınların nafaka hakkı ortadan kaldırıldı. Kadın mücadelesi Ayşe Gökhan şahsında yargılandı ve cezalandırıldı.
Ayşe Gökkan’ı herkes özgürlüğe olan tutkusu ile tanır, doğaya bağlılığı, direnme ve mücadele etmedeki öncülüğü ile tanır. Kadın özgürlük çizgisi örgütlensin ve gelişsin diye aralıksız bir çaba ve emek sahibi. Ayşe Gökkan yeri geldi kadın mücadelesinde bir siyasetçi, yeri geldi bir diplomat, yeri geldi Nusaybin sınırında nöbet tutan bir direnişçi oldu. Bedelini ise rehin tutularak ödüyor. Ayşe Gökkan, tutulduğu günden beri mücadelesinden taviz vermedi. Öyle ki, ilk günden beri mahkemede yaptığı savunmalarında “Kadın soykırımının son bulması, evrende özgürce yaşamak için mücadele ediyorum” sözleri hâlâ kulaklarımızda.
Cezaevi koridorlarında egemenin kontrol edilmesine karşı hayata jin, jiyan, azadî diyerek erkek egemenliğini yürütenlerin rahatını bozan, mahkemede anadilini konuşan ve kadın özgürlüğünü savunan ve yargılayan bir devrimci sosyalisttir Ayşe Gökkan. Devletin korkulu rüyası haline gelen yoldaşımız Ayşe, sadece ceza aldı diye haberi yapılamaz, bundan çok daha fazlasıdır.
Ayşe Gökkan, cezaevinde bulunduğu sürece orayı bir direniş alanına çevirdi. Kadın özgürlük mücadelesine daha fazla yoğunlaştı. Kadınların özgürlüğünü dert edinen Ayşe Gökkan, Rojava’da binbir emek ve çabayla inşa edilen Jinwar’ı Bakur’a da inşa etme öncülüğünü üstlendi. Erkek şiddeti, istismar, taciz tehdidi altındaki kadınlara yeni ve özgür yaşam alanı kurmak en büyük isteği. Kadınların bilinçlenecekleri, spor yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve yaşama özgürce katılabilecekleri bir yaşam alanı kurma düşüncesini hayata geçireceğiz.
Sözün kısası Ayşe’ye verilen ceza biz kadınlar nezdinde yok hükmündedir. Ayşe ve tutsak tüm arkadaşlarımızın özgürlüğü için mücadeleye devam.









