• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Beka sorunu kimin sorunu? – Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Arapçadan Türkçeye giren beka İslami bir kavramdır. İslam’da “Sonsuz, ebedi kalmak ve özellikle eski hali ile sabit olmak anlamında Allah’ın bir sıfatıdır”. Muhammed’le başlayan bu anlayış Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı hanedan devletlerinde İslami bir gelenek oluşturmuştur. Osmanlıca da “Devamlılık, daim ve sabit olma” durumudur. Osmanlı hanedan devleti, kendisini, “Devlet-i ebed müddet”, yani, “Ebediyen yaşayacak devlet” şeklinde tanımlayarak sistemli bir şekilde yüceltmiştir. Bu imparatorluk geleneği İttihat ve Terakki döneminde Meşrutiyet’in, Kemalist iktidarlar döneminde Cumhuriyet’in koruma ve kollama refleksine dönüşmüştür
.
Soğuk Savaş döneminde beka sorunu, ABD’ye bağımlı ve yarı bağımlı ülkelerde “İç ve dış tehditlere karşı milli güvenliğin korunması” olarak milli güvenlik ideolojinin geliştirilmesinde kullanıldı. Türkiye’de ise 27 Mayıs’la başlayan askeri müdahale dönemlerinde ve özellikle 12 Eylül döneminde Türk-İslam Sentezi’nin resmi ideoloji haline gelmesiyle yeni bir siyasal anlam kazandırıldı. 12 Eylül askeri cuntası beka kavramını, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü tehlikeye düşüren iç ve dış tehditlere karşı, Türk yurdunun ve milli menfaatlerin kollanması ve korunması” şeklinde tanımladı. 1982 Anayasası’nı “Milli Güvenlik Anayasası” olarak hazırlayan 12 Eylülcüler, milli güvenlik ideolojisi tüm yasaların ve anayasa ile oluşturulan tüm kurumların temel ilkesi haline getirdi.

1983’de Aydınlar Ocağı’nın etkili üyelerinden İbrahim Kafesoğlu, Hayri Bolay ve Osman Turan’a hazırlattığı 800 sayfalık “Milli Kültür Raporu” ile Türk-İslam Sentezi’ne devlet politikası niteliği kazandırıldı. Kültür planlamasını “din ve ahlak planlaması” olarak öngören rapor, insanın “manevi ihtiyacını” bir tür “manevi cihazlanma” olarak ele alıyordu. “Maneviyat eğitimi, dini ve ahlaki terbiye, milli ve tarihi şuuru ile kalkınmayı gerçekleştirecek yeni bir insan tipi yaratmaktan” söz ediyordu. 24 Ocak Kararları ve 1982 Anayasası’yla bir bütün oluşturmasına karşın bu rapor, esas olarak uygulama erkini yansıtan ve devlet kurumlarına görev veren yönerge niteliğindeydi.

Türk-İslam Sentezi’ne dayalı devletin yeni resmi ideolojisinin tarihsel referanslarını oluşturan bu rapordan sonra, Aydınlar Ocağı’nın 14-15 Eylül 1984’de düzenlediği “Ülkemizi 12 Eylül’e Getiren Sebepler ve Türkiye Üzerindeki Oyunlar” seminerinde, devletin milleti ile bölünmez bütünlüğünü temel alan yeni milli güvenlik stratejisi ele alındı. Bu seminerin ardından Ocağın 2. Başkanı Muharrem Ergin tarafından “Milli Mutabakatlar” başlığıyla bir bildirge hazırlandı. 40 ana başlık halinde yazılan ve Türkiye’nin beka sorununu bütün hatlarıyla ortaya koyan “Milli Mutabakatlar” dökümünün ilk üç maddesi şöyleydi:

“1. Bugün Türkiye’nin bir numaralı meselesi, en büyük davası, beka davasıdır. 2. Türkiye’nin ikinci ana davası siyasi huzurdur. Milli Kültüre dayalı olması söz götüremeyecek bu demokrasinin yolunu Türk milleti nihayet 1982 Anayasası’nda bulmuştur. Şimdi yapılacak şey, bu anayasanın gösterdiği istikametteki tabii gelişmeyi takip etmektir. 3.Türkiye’nin üçüncü ana meselesi iktisadi kalkınma davasıdır. 24 Ocak istikrar tedbirleri kararıyla başlayan yeni devrenin ilmi esası iktisadı kendi kanunları içinde yürütmektir.”

Bu mutabakatlar, 12 Eylül askeri yönetiminden sonra kurulan ANAP’tan AKP’ye kadar tüm iktidarlara yol gösteren devletin resmi ideolojisi ve politikası oldu. AKP döneminde, vatan, millet, ordu, devlet, din, iman, şehitlik, gazilik, kahramanlık vb. hamasi ve popülist nutuklarla dillendirilen beka sorunu, egemen ulus, devlet, din, dil ve kültür geleneğini yücelterek siyasal iktidarı tahkim için kitleleri aldatma aracı haline getirildi. Milli kültür ve beka değerlerinin tanıtılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmayı amaçlayan “Milli Beka Hareketi Derneği” gibi oluşumlarla da sorun toplumsal hayatın tüm alanlarına taşındı.

Şimdi baştaki sorumuzu yanıtlayabiliriz: Beka sorunu, müesses nizamın korunması ve kollanması sorunudur. Bu bakımdan aynı zamanda bir demokratikleşme ve demokrasi için mücadele sorunudur. Özgür ve demokratik bir rejim kurulduğunda beka sorunu olmayacaktır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Türkiye’nin NATO içinde kalması ve bu yönlü angajmanlara girmesi esas olarak içerideki muhalifleri bastırmada destek almak içindir. Bu yönüyle NATO,...

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri olan Küba Devrimi en başta ezber bozuculuğuyla dikkat çekmiş, Ortodoks yaklaşımların...

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

PKK’nin kendini lağvetmesi ve sembolik olarak silahları yakması, 2.Çözüm Süreci’nin sıçrama noktasıydı. O günden beri ZP ve İYİP gibi ultra...

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Olağanüstü bir milliyetçi kışkırtma eşliğinde ABD’ye gönderilen “Türkler” bir milli hezimetle kısa sürede gerisin geri döndüklerinde, bunun bedeli hakkında bazı...

Kürtlerin yerinde kim olsa çatlardı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Kürt sorununun en yaygın ve yoğun olarak tartışıldığı bir dönem yaşanıyor. Bundan önceki süreçlerde Kuzey Kürdistan için çözümler tartışılıyordu, bugün...

Mizah halkı güldürür, diktatörü ürkütür

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Deniz Göktaş Erdoğan’a hakaret ettiği için tutuklandı. Hakaret nedir? Hakaret öfkeyle yapılır. Kişiye kızarsın, kızgınlıkla küfredersin. Yani kişilik hakkına girmiş...

Sonraki Haber

‘İstismar affı’ asla yasalaşmamalı

SON HABERLER

Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

JINNEWS Haziran ayı şiddet çetelesi: 29 kadın katledildi, 14 şüpheli ölüm

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Kızı tarihi törende silah yakmıştı: Abdullah Öcalan’ın ve çocuklarımızın özgürlüğü sağlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Tayip Temel: Beklentimiz taslağın bir an önce Meclis’e gelerek yasallaşmasıdır

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Akademisyen Ahmed: Kürtçe için mücadele varoluş mücadelesidir

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır