• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Beritan Güneş Altın: Kürtçenin özgürlüğü demokrasinin en kadim sınavıdır

12 Mayıs 2026 Salı - 20:55
Kategori: Güncel, Manşet

DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, Meclis’te 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na ilişkin yaptığı konuşmada, çok dilli ve çok kültürlü yaşamın engellenemeyeceğini vurguladı. Anadile yönelik baskılara işaret eden Beritan Güneş Altın, ‘Kürtçenin özgürlüğü demokrasinin en kadim sınavıdır’ ifadelerini kullandı

Meclis Genel Kurulu 93’üncü birleşimi birinci oturumunda Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na ilişkin konuştu. Mêrdîn’in çok kültürlü yapısının tekçi politikaların dayatmasıyla karşı karşıya kaldığını belirten Beritan Güneş Altın, Mêrdîn’in yüzyıldır tek dil dayatmasına maruz bırakıldığına dikkat çekti.

Meclis Genel Kurulu’nu “Mezopotamya’nın, dillerin ve kültürlerin gülistanı olan Mardin’in kadim ruhuyla saygı ve sevgiyle selamlıyorum” sözleriyle selamlayan Beritan Güneş Altın, Mêrdîn’in çok dilliliğinin ülkeye örnek olacağını söyledi. Mêrdîn’in çok kültürlü yapısını gündemine alan Beritan Güneş Altın, “Bundan bahsederken kültürel bir mozaikten ve turistik bir dekordan bahseder gibi yapmayacağız elbette. Çünkü farklılıktan korkan, çokluğu varlığa tehdit olarak gören ana akım düşüncenin aksine farklılıkların tehdit değil zenginlik ve birbirini ezmeden ortak yaşamın mümkün olduğu mesajını iletmemiz Mardin için bir borçtur. Mardin öyle bir şehirdir ki Kilise çanı ile Ezan sesi birbirine karışır. Süryanice dualar Kürtçe klamlar ve stranlarla iç içe geçer. Arapça başlayan cümleler Kürtçe sürer, Türkçe son bulur; işte, bu dillerin tılsımlı ezgisidir. Bugün ihtimal olmaktan çıkarmaya çalıştığımız şey, ekmek ve su kadar ihtiyaç duyulan ortak yaşam duygusunun, demokratik ulus tahayyülünün, demokratik entegrasyonun kanlı canlı bir ortak yaşam müzesi olan Mardin’in gerçek ruhudur. Fakat Mardin’de yüzyıllardır süren bu dokuya uygun olmayan, dillerin tılsımını bozan bir inşa var ki, bu inşa yüzyıldır farklılıkları kendine düşman bilen, yok sayan Mardin’e, Mezopotamya’ya, Anadolu’nun çok dilli, çok kültürlü yapısına entegre olmayan, ayrımcılık ve tekçilik üreten devlet ve devletin kurumlarıdır” ifadelerini kullandı.

‘Çok dilli selamımız bile bir duvara tosluyor’

Mêrdînlilerin nezaket gereği olarak değil, varlığın kabulü ve ona duyulan saygının bir göstergesi olarak her dilde selamlaştıklarını belirten Beritan Güneş Altın, “Ancak toplumsal yaşamdaki bu hakiki çoğulculuk devletle ve kurumlarıyla karşılaşıldığı anda katı, tekçi ve yasakçı bir duvara tosluyor. Maalesef, tıpkı bu kürsüde yapmış olduğum ilk konuşmamda Mardin’de yaşayan halkların diliyle verdiğim selamın bir duvara tosladığı gibi fakat ne demiş atalarımız: Ba ji tehtê çi dibe? Evet, biz Mardinliler çok dilli ve eşit bir yaşam diyoruz ama karşımıza yüzyıldır tek dil dayatması çıkıyor. Biz, kentimizi de kendimizi de biz yöneteceğiz diyoruz. Bu şiarla demokratik toplumu, yerel demokrasiyi örüyoruz, karşımıza eşitlik korkusu ve kayyum rejimi çıkıyor. Hiçbir etik politik savunusu kalmayan kayyım rejiminde ısrar ediliyor. Bu durumu da özetleyen çok güzel bir sözümüz var ve der ki: Ez çi dibêjim bilûra min çi lêdixe? İşte, yüzyıldır yaşadığımız tam da budur” ifadelerini kullandı.

‘Dillerin kardeşliğini hep birlikte örelim’

Kürt çocuklarının yüzyıldır anadillerinde eğitim alamadıklarını ve anadilde eğitime bir ütopya olarak bakıldığını söyleyen Beritan Güneş Altın, “Bakın, bugün Sincan’da hapishanelerde Kürtçe mektuplar dahi engelleniyor. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde Kürt’e kendi diliyle ibadet etmesi dahi çok görülüyor. Yine, hiçbir savunusu kalmayan ana dil üzerindeki baskılar her gün devam ediyor. Bir çağ düşünün ki hâlâ daha kendi diliyle konuşmanın engel olduğu ve buna dair politikaların sürdüğüne inanabiliyor musunuz? Biz inanamıyoruz ve sizi şuna davet ediyoruz: Gelin, bu çağı bırakalım, bu çağı geride bırakalım ve barışın yasalarını, dillerin ve kültürlerin kardeşliğini hep birlikte örelim. Örelim çünkü üç gün sonra 15 Mayıs ve 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı olarak dünyada bilinir” dedi.

‘Kürtçenin özgürlüğü demokrasinin en kadim sınavıdır’

Kürt Dil Bayramı’nın nasıl ortaya çıktığını anlatan Beritan Güneş Altın devamla şunları söyledi: “1932’de Celadet Ali Bedirhan ve arkadaşlarının Hawar dergisiyle yükselttiği ‘zimanê me nasnameya me ye’ yani ‘Dilimiz kimliğimizdir’ çığlığı bugün milyonlar için bir onur nişanesidir. Anadil birkaç derse sıkıştırılacak, çocukla evde konuşulacak, daha sonra da çocuğun unutması için her şeyin yapıldığı bir zeminde ne yazık ki yaşayamaz. Artık herkes ama herkes anadile karşı durmanın ötesinde anadilin önünü açmanın ve bu ayıptan, bu utançtan geri durmanın zamanını örmek zorundadır çünkü Kürtçe’nin eşitliği ve özgürlüğü demokrasinin en kadim, en güzel sınavıdır. Bu sınavı hep birlikte geçmenin zamanı gelmiştir.

‘Anadil lütuf değil, yüz yıllık mücadelenin hakkıdır’

Mehmed Uzun ana dil yasağını ‘Boğazımda dilimin kopartılması ve yerine bir protez dil takılması’ olarak tanımlar, Lacan bu durumu şöyle ifade eder: ‘İnsan dünyaya bir dilin içine doğar ve kendini o dil aracılığıyla kurar. Bu nedenle, ana dil yalnızca kelimeler bütünü değil, ilk aidiyet, ilk hafıza, ilk kimlik, ilk bendir.’ 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı arifesinde, başta Kürtçe olmak üzere diller ve kültürler, yasal ve anayasal güvenceye kavuşmalı, ana dilde eğitimin önü açılmalıdır. Bu, yapılması gereken bir lütuf değil, halkın yüz yıllık mücadelesidir. Son olarak, seneidevriyesi olan Sırrı Süreyya Önder, ben bu kürsüde çok dilli selamlama yaparken tam olarak arkamda oturarak şu sözü söylemişti: ‘Burada benden Kürtçe selamlamaya müdahale etmemi istiyorlar, ben buna müdahale etmeyi ayıp bulurum, hicap ederim. ‘Diliniz Allah’ın ayetidir.’i de size hatırlatmaktan geri dururum’ demişti. İşte bugün bu ülkeyi, bu hicaptan, bu ayıptan kurtarmanın zamanı gelmiştir diyerek başta Sırrı Süreyya olmak üzere bu dile emek veren herkesi saygıyla, sevgiyle anıyorum.”

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu: Abdullah Öcalan’ın statüsü çözüme kavuşmalı

Sonraki Haber

Kanîya Xezala Sınır Kapısı 12 yılın ardından açıldı

Sonraki Haber

Kanîya Xezala Sınır Kapısı 12 yılın ardından açıldı

SON HABERLER

Yaşamı Kurdîleştirmek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Forumda ‘barışın hukuki zemini’ tartışıldı: Pozitif barış Kürt meselesinin çözümüdür

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Siyasi irade tanınacak mı?

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Satılmadık yer, deşilmedik dağ kalmadı!

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bahçeli’nin dediklerini Erdoğan dinliyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

‘Bakur’ belgeseli görüntü yönetmeni Koray Kesik’e hapis cezası

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda Ma Music konseri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır