Amedspor futbolcuları, başkanı ve yöneticileri, Süper Lig’e yükseliş hikayesini gazetemize anlattı:
- Amedspor oyuncu Cem Üstündağ, ‘Süper Lig’de bile böyle bir atmosfer yaşamadım’ dedi. Üstündağ, kulübün uluslararası bir taraftar kitlesine sahip olduğunu söyledi
- Amedspor oyuncularından Murat Uçar, ‘Son düdükte dışarıda bekleyen milyonlarca insanın duygusunu hissettik. Bazen hikâyeler son saniyede yazılır’ dedi
- Amedli oyuncu Ayaz Arslan da kulübün Süper Lig’e yükselmesinin büyük bir gurur olduğunu, takım içerisindeki dayanışmanın başarıda belirleyici olduğunu söyledi
- Amedspor Başkanı Nahit Eren: ‘Zorlu süreçlerden geçtik. Irkçı saldırılara, ayrımcı uygulamalara maruz kaldık. Ama toplumun dayanışma duygusuyla Süper Lig’e yükseldik’
- Amedspor İstişare Kurulu Başkanı Metin Kılavuz: ‘ Amedspor, milyonlarca insanın sesi, halkın takımıdır. Toroslar hurdaya çıktı. Amedspor spor alanındaki barış gerdanı olacak’
Şirin Bayık
O son düdüğün ardından yalnızca bir maç bitmedi. Yıllardır tribün yasaklarıyla, deplasman engelleriyle, ayrımcı söylemlerle, hedef göstermelerle kuşatılan Amedspor için başka bir hikâye başladı. Amed sokaklarında yükselen ses, kısa sürede Kürdistan kentlerine yayıldı. Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşayan Kürtler aynı coşkuyu, aynı sevinci yaşadı. O gece yalnızca bir kulüp Süper Lig’e çıkmadı, yıllardır görünmez kılınmaya çalışılan bir aidiyet duygusu da kendisini milyonların coşkusuyla yeniden ilan etti.
Milyonları birleştirdi
Tarifi zor anlar yaşandı. Ağlayanlar vardı, birbirine sarılanlar vardı, yıllardır bugünü beklediğini söyleyen yaşlı insanlar, çocuklarını omzuna alıp kutlamalara çıkan aileler vardı. Çünkü bu şampiyonluk, sıradan bir sportif başarıdan çok daha fazlasıydı. Bu başarı, inkâra, ayrımcılığa, dışlamaya ve ‘siz yoksunuz’ veya ‘siz burada olmamalısınız’ diyen anlayışa karşı kazanılmış toplumsal bir cevap olarak görüldü.
Çünkü Amedspor yıllardır yalnızca sahadaki futboluyla değil, taşıdığı kimlik, savunduğu değerler ve tribünlerinde yükselen toplumsal taleplerle de konuşuldu. Kadın özgürlüğünden halkların kardeşliğine, kayıplar için adalet çağrılarından barış talebine kadar birçok başlık bu kulübün tribünlerinde yankı buldu. Bu nedenle milyonlar için Amedspor’un Süper Lig’e yükselişi, ‘bir takımın başarısı’ndan çok daha büyük bir anlam taşıdı.
Çünkü Amedspor, milyonlarca insan açısından yalnızca bir futbol kulübü değil, kendi rengiyle, diliyle, kültürüyle var olma iradesinin sahadaki karşılığı olarak görülüyor. Amedspor, yıllarca tribünlere taşınan faili meçhullerin sembolü olan Torosları devirdi. Ve şimdi, yıllarca hedeflediği Süper Lig’e yine kendi hikâyesi, kendi hafızası ve kendi felsefesiyle girmeye hazırlanıyor.
Kulübün taraftarları 7’den 70’e bu sevinçle Süper Lig’i karşılarken, kulübün futbol emekçileri ve yöneticileri de sevinçlerini gazetemize anlattı.
‘Süper Lig’de bile yok’
Amedspor oyuncularından Cem Üstündağ, Amedspor taraftarının yarattığı atmosferin kariyerinde gördüğü en güçlü atmosferlerden biri olduğunu söyledi. Kış transfer döneminde takıma katıldığını belirten Üstündağ, neredeyse her maçta 25-30 bin kişinin tribünlerde olduğunu ifade ederek, “Süper Lig’de bile böyle bir atmosfer yaşamadım” ifadelerini kullandı.

Amed’deki kutlamaların da büyüklüğüne dikkat çeken Üstündağ, Avrupa’da yaşayan Kürt gençlerin yıllardır Amedspor forması giydiğini anlatarak kulübün uluslararası bir taraftar kitlesine sahip olduğunu söyledi.
‘Milyonların yükünü hissettik’
Amedspor oyuncularından Murat Uçar ise şampiyonluğun kariyerindeki en özel başarı olduğunu belirtti. Sezon boyunca yoğun baskı ve stres altında oynadıklarını söyleyen Uçar, “Son düdükte dışarıda bekleyen milyonlarca insanın duygusunu hissettik” ifadelerini kullandı. Hakem kararları, zorlu deplasmanlar ve performans düşüşlerine rağmen takımın hedefinden kopmadığını belirten Uçar, “Bazen hikâyeler son saniyede yazılır” dedi.
‘Bu tarihi biz yazdık’

Takımın Amedli oyuncusu Ayaz Arslan da kulübün tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselmesinin büyük bir gurur olduğunu belirterek, takım içerisindeki dayanışmanın başarıda belirleyici olduğunu söyledi.
Başkan Eren anlattı
Amedspor Kulübü Başkanı Nahit Eren de, kulübün kısa süre içerisinde amatör liglerden Süper Lig’e uzanan yolculuğunun önemli bir başarı hikâyesi olduğunu ifade etti. Amedspor’un yıllar boyunca ‘ırkçı saldırılar’ ve ‘ayrımcı uygulamalarla’ karşı karşıya kaldığını söyleyen Eren, buna rağmen kulüp ile toplum arasındaki dayanışmanın başarıyı getirdiğini belirtti.

Eren, Amedspor’un Süper Lig’de de mevcut ilkelerinden taviz vermeyeceğini söyledi: “Amedspor bir futbol kulübü ama büyüdüğü toplumun değerlerini taşıyan bir kulüp. Onu farklı kılan da bu. Kısa bir sürede ciddi bir başarısı var Amedspor’un. Tabi Amedspor’un bu başarısı çok da kolay olmadı. Zorlu süreçlerden geçti. Ciddi saldırılara maruz kaldı. Yer yer ırkçı saldırılara, ayrımcı uygulamalara maruz kaldı. Ama nihayetinde toplumun, kulübün bir bütünleşmesi, karşılıklı destek, dayanışma duygusuyla bugün Amedspor Süper Lig’e yükseldi. Bu ligde 2 yıl içerisinde Süper Lig’e yükselmek de gerçekten çok kıymetli bir sonuç. Ama özünde bütün zorluklara karşı elde edilen bir başarı. Bu yüzden çok kıymetli, çok anlamlı, çok değerli bir sonuç. Süper Lig çok farklı bir seviye, bulunduğumuz lig itibariyle hem görünürlüğü hem de popülerliği açısından çok klas bir lig. Türkiye Süper Lig’i uluslararası spor kamuoyu tarafından da takip edilen bir lig. Amedspor’un orada olması tabi ki çok etki uyandıran bir sonuç.”
Süper Lig hazırlıkları
Eren, önümüzdeki sürece ilişkin ise, “Amedspor’un mevcut yapılanması, değişimi, dönüşümü, tabi ki ilkelerinden asla taviz vermeden bugüne kadar nasıl geldiyse, neyi önemli gördüyse, neyi öne çıkardıysa, neyi kıymetli kıldıysa aynı şeyi devam ettirecek. Ama tabi ki Amedspor’un o ligde oluşu tıpkı şu an Süper Lig’e çıkış sürecinde yaşanan tartışmaları da dikkate aldığımız zaman evet yine yeniden bazı kesimler tarafından tartışılacak ya da farklı yerlere çekilecek. Ama Amedspor hiçbir zaman bu tartışmaların gündeminde kendisini tutmadı. Amedspor hep önüne baktı, geleceğe baktı. Biz bu anlamda bu tartışmaların çok yersiz ve gereksiz olduğunu düşünüyoruz.”
Transfer çalışmaları
Kulübün transfer çalışmalarına ilişkin de konuşan Eren, Almanya Milli Takımı oyuncusu Deniz Undav gibi isimlerin taraftar tarafından beklendiğini ancak transfer süreçlerinin ekonomik ve kişisel koşullara bağlı olduğunu ifade etti: “Şu an mevcut kadromuzda Süper Lig performansı gösterecek futbolcularımız da var. Ama bir şekilde teknik heyetle birlikte Amedspor Süper Lig’de yine hem bölgeden, hem Türkiye’den, hem yurt dışından en uygun, Amedspor bütçesini sarsmayan ve Süper Lig’de de Amedspor’u başarıya taşıyacak bir kadro yapılanmasını bir an önce gerçekleştirmesi gerekiyor. Bugün Deniz Undav Almanya’da milli takımda oynayan çok yetenekli bir futbolcu. Tabi ki Deniz’i Amedspor’da Süper Lig’de görmek, her Kürdün, her Amedspor taraftarının en büyük beklentisi. Tabi ki biz bu konuda Amedspor prensipleriyle her futbolcuya bütçemiz dahilinde tekliflerde tabi ki bulunacağız. Nitelikli ve Amedspor ilke prensiplerine uygun futbolcular zaten bizim transfer havuzumuzda yer alacaktır.”
‘Amedspor halkın takımı’

Amedspor İstişare Kurulu Başkanı Metin Kılavuz ise Amedspor’un ‘artık bir şehrin değil, milyonların takımı’ haline geldiğini söyledi. Kulübün yalnızca sportif başarıyla değil, kadın özgürlüğü, toplumsal dayanışma ve adalet talepleriyle de büyüdüğünü ifade eden Kılavuz, tribünlerde sık sık Gülistan Doku için adalet çağrılarının yükseldiğini hatırlattı: “Bizim sürecimizi bir 15 yıl olarak değerlendirdiğimizde gelinen aşamanın çok da azımsanmayacak bir başarı hikayesi olduğunu belirtmek gerekiyor. Hep şu hedefle çıkmıştık. Amedspor halkın takımı olabilecek mi? Bugün çok gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz ki, Amedspor artık halkın takımıdır. Zaten hem şampiyonluk öncesi hem sonrasındaki görüntüler de bunun ispatıdır. Evet, zorlu geçti. Çok ciddi bir emek yoğunlaşmasıyla geçti. Yer yer eksiklikler, hatalar oldu. Ama şimdi Süper Lig’de bu eksiklik, hataları da gözeten bir yerden çok seri bir şekilde hazırlık süreci var. Umarız ki bu hazırlık sürecini Süper Lig’e yakışacak bir şekilde tamamlama durumunu yaşarız.”
Amedspor’un kimlik ve aidiyet inşasına ilişkin de konuşan Kılavuz, “Bizim kulübümüzde ilkesel yaklaşım var. Mesela biz kadın özgürlükçü yaklaşımı savunuruz. Amedspor, kadının sesidir aynı zamanda. Yine gençliğin sesidir. İşte engelli arkadaşların tekerlekli sandalyedeki yaşam umududur. Yine kadın futbolla daha çok kadının sesinin çıkmasıdır. Bazen tribünlerde Gülistan Doku, Rojin Kabaiş’in adalet çığlığı yükseldi. Bir bütün olarak şudur; Bu kadar kısa sürede büyümenin ana ekseni nedir derseniz, tam da kimlik ve aidiyet duygusundaki başarıdır diyebiliriz. Milyonlarca insanın sesidir, yüreğidir. Amedspor bunu başarabildi. Yani en önemli kupa bence budur. Halkın gönlündeki kupadır.”
Amedspor’a ırkçı yaklaşımlar
Amedspor’un yıllardır ırkçı ve ayrımcı tavırlarla karşılaştığına da dikkat çeken Kılavuz, “Amedspor, dünyada taraftar yasağıyla rekor kırdı. Düşünün sporda rekabet eşitliği esastır. Taraftar da 12. insan olarak tanımlanır. Yani sayısını artık tutmaktan vazgeçtik. 200 küsur taraftar yasağı. Hakem düdükleri etken oldu tabi. Gözlemci raporları, Amedspor’a ırkçı, şoven yaklaşımlar. Burada da insanlar bir arada olma ihtiyacı duydu. Yani Amedspor bugün milyonlarca insanın sevinçte ve tasada bir olma halidir” dedi.
Kılavuz, ayrımcılığa rağmen, kulübün ‘barışçıl’ bir çizgide kaldığını söyledi: “Yani biz hiçbir zaman elimiz, yumruğumuz sıkılış şekilde gitmiyoruz. Avucumuzu açmışız tokalaşmak için, kollarımızı açmışız kucaklaşmak için. Amedspor’un temel yaklaşımı, sporu, evrensel barışa hizmet eden etkinlikler bütünü olarak tanımıyor. Bu Türkiye’nin de bir sorunudur. Amedspor önceki süreçlerde olduğu gibi Süper Lig’de de Türkiye’nin spor alanındaki barış gerdanı olmaya devam edecektir.”
Toroslar hurdaya
Amedspor’un farklılıklarıyla Süper Lig’e renk katacağını belirten Kılavuz, kulübün spor anlayışını şu sözlerle anlattı: “Bizce halklar arasında bir sorun yok. Ama bazı kişiler var özellikle hani gittiği her partiden kovulan parti koleksiyoneri toros kafalı diyebileceğimiz şahıslar var. Onlara buradan da seslenmek istiyoruz sizin yayın aracılığıyla. Toroslar hurdaya çıktı. Bu halk Torosları hurdaya çıkarttı. Yani devlet de hurda araçlara para veriyor. Amedspor’un hiçbir zaman hiçbir değerlerle, sembollerle sorunu olmadı. Her zaman haklı oldu. Amedspor’un hiçbir zaman tribünlerinde katil resimleri çıkartılmadı. Amedspor’un hiçbir zaman tribünlerinde faili belli cinayetleri temsil eden Toroslar çıkartılmadı. Amedspor’un hiçbir tribününde siyasetçilere hakaret edilmedi. Onlar da lütfen otursunlar. Gölge etmesinler. Bu artık Türkiye’ye yakışmıyor. Amedspor Süper Lig’de dün olduğu gibi yarın da kendi kimliğiyle, rengiyle sadece futbolunu oynayacak. Ha bırakırlarsa tabi biliyorsunuz. Masa başı oyunları da çok. Biz normalleşmeye geliyoruz. Biz stadımızda Karadeniz türküleriyle halay çekeceğiz. İzmir türküleriyle delilo oynayacağız. Konya, Kayseri geldiği zaman statlarımızda Neşet Ertaş türkülerini çalacağız. Biz stadımızda Karadeniz türküleriyle horon da görmek istiyoruz, Kürtçe müzik de duymak istiyoruz. Spor dostluktur, konuşabilmektir, birbirine dokunabilmektir.”









