• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Black Mirror’a veda ederken – Emre Tansu Keten

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Haziran 2019
Kategori: Manşet, Özel, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Game Of Thrones, Chernobyl derken şimdiden efsaneleşmiş dizi Black Mirror’ın, üç bölümlük, beşinci sezonu beklediği ilgiyi göremedi, bu iki dizinin yarattığı tartışmanın gürültüsünden fırsat bulup kendisinden söz ettirmeyi başaramadı gibi. Oysa “nerede o eski bayramlar” temalı, vasatlığıyla insanın canını acıtan yerli ve milli bir reklam filmi bile yapmışlardı. Ama olmadı.

Olmayan diğer bir şeyse, aslında dizinin beşinci sezonuydu. Teknolojik ilerlemenin insanlığa yapıp ettiklerine ve muhtemel yapıp edeceklerine odaklanan ve temel rotasını teknoloji üzerinden belirleyen bir dizi olarak Black Mirror, dördüncü sezonla birlikte Netflix’le anlaşmasının ardından, rotasını bir nebze kaybetmişti. Amerikan izleyicisinin (ve tabii ki Netflix’in) beklentileri doğrultusunda kurgusundaki aksiyon çıtasını yükselten dizi, beşinci sezonuyla birlikte kendisine sunulan çerçevenin içerisine tamamen sıkışmış gibi gözüküyor.

Aslında, Black Mirror, genel yapısı itibariyle ideoloji olarak teknoloji söyleminden kaçışı mümkün kılan bir metin değildi hiçbir zaman. Teknoloji ile kapitalizm arasındaki ilişkiyi dert edinen, teknolojik ilerlemenin ekonomi-politik yanına ve ardındaki motivasyonlara dikkat kesilen bir metin olmanın aksine, eleştirisinin temeline, teknoloji içerisindeki kazaları koyan bir diziydi. Birçok bölüm, kurulu teknolojik atmosferin değil, bu atmosfer içerisinde gerçekleşen felaket düzeyindeki kazaların imkân verdiği bir distopyayı barındırıyordu. Bu distopyalar, kendi içerisinde kendisinin eleştirisini barındıran kurgular değil, kendi içerisinde sadece kendisinin gösterisini muhafaza eden hikâyelerdi. Bunları ilgi çekici kılan ise, iletişim teknolojilerinin hâlihazırdaki etkilerinden de, içlerinde barındırdığı potansiyellerden de distopik bir kuşkuyla söz etmenin verdiği hazdı. Ancak bu bağlam bile hayal gücünü işe koşan, eleştirel okumalara olanak tanıyan bir yapıdaydı.

Oysa dördüncü sezonla birlikte, dizide teknolojiyle harmanlanmış insanların karşılaştığı toplumsal sorunlar, yerini çılgın insanların yarattığı tekil sorunlara bırakmış, kendi kötü amaçları için teknolojiyi kullanan dâhiler ön plana çıkmıştı. Beşinci sezonda gördüğümüz ise, teknolojinin daha da arkalara gönderilip, bir fon, bir dekor ya da bağlaç hâline gelmesi; kaza mefhumunun tamamen sosyal kazalara indirgenmesi ve aksiyonunun başrole oturması oldu.

İkinci bölümü ele alırsak, eşini kaybettiği trafik kazasından bir sosyal medya uygulamasını sorumlu tutup, uygulamanın sahibi şirketin bir stajyerini rehin aldığı bir gösteriyle hayatına son vermek isteyen Chris’in hikâyesi, “araba kullanırken telefonunuzu kullanmayınız” mesajı vermekten, artık klişeleşmiş (gerçek olsa da) “sosyal medya uygulamaları bağımlılık yapıyor” uyarısını tekrar etmekten başka ne anlatıyor? Chris’in polisler tarafından arabada kıstırılması ve hikâyenin devamı bir Netflix yapımı için zekice kurgulanmış olsa da, elimizde rehin alma macerasından ve Stockholm sendromu deneyiminden başka bir şey kalmıyor

Aynı şey, diğer iki bölüm için de geçerli. Birinci bölümde, insan zihninin yapay zeka marifetiyle kopyalanması temasının, ünlü bir popçu ve onun hayranı genç kızın, tesadüfler zinciri sonucu bir araya gelmesi hikâyesine sadece bir tesadüf zinciri olarak eklenmesini görüyoruz. Birinci bölümde ise, eski iki arkadaşın, sanal gerçeklik uygulaması sayesinde, birlikte farklı bir cinsel deneyim keşfetmelerini ve deneyimin hayatlarını değiştirmelerini.

Üç bölüm de, Netflix için iyi kotarılmış yapımlar olabilir, ancak Black Mirror için değil. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, üçünde de temel rota teknoloji değil. Teknoloji finale giderken kullanılan yardımcı oyuncu sadece. Daha da önemlisi, üçünde de distopik unsurlardan eser yok. Teknolojinin distopik potansiyellerinden bahsetmenin verdiği hazzın talep edilmesinden vazgeçilmiş belli ki. Durum böyle olunca, yaşadığı çağın sosyal potansiyellerine yönelen seyirci hedef alınmış ve karşımıza Black Mirror’ın yeni sezonu yerine Easy benzeri yeni bir dizi çıkmış.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Çerçeve yasanın gündeme geldiği günden beri bu köşedeki yazılarımda “maddelerin” değil, “mutabakatın” esas olduğunu sürekli vurguladım. Altında İmralı’dan Kandil’e, Kongre...

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

TBMM’ye yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde...

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Avrupa’daki burjuva basını salyalarını dökerek, geldikleri kadar hızlı ve beklenmedik şekilde geri dönen Faslıları manşetlere taşımaya devam ediyor. Muhafazakarı, sosyal...

Flamingolardan ayılara: Drone baskısı büyüyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Yakın mesafe çekimleri ve uzun süren çekimler yapılmamalı. Rahatsız olan canlılar yaşam alanlarına, yavrularına ya da yuvalarına en kısa sürede...

Özgür Özel’den ‘çerçeve yasa’ açıklaması: Bunca zorluğa rağmen bu işin arkasındayız

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Çerçeve yasa gündemiyle toplantının ardından konuşan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sürecin başından beri izledikleri tutumu teklifin komisyon ve...

Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Şahan: ‘Çerçeve yasa’ eksiğiyle fazlasıyla bir başlangıç

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, çerçeve yasanın eksikleri ve kaygı verici yönleri bulunduğunu ancak kırk yıllık çatışmalı sürece...

Sonraki Haber

Yavaş tespit ettikleri yeni yolsuzlukları açıkladı

SON HABERLER

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Flamingolardan ayılara: Drone baskısı büyüyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

İBB Davası’nda tahliye kararı çıkmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Husiler Yemen askerine saldırdı: Ölü sayısı 38’e yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

İzmir Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 2 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır