BM İnsan Hakları Konseyi’nin 62. olağan oturumu, çevre krizi ile insan hakları arasındaki bağların daha görünür hale geldiği bir dönemde Cenevre’de başlayacak
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 62. olağan oturumu, 15 Haziran-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak. Oturumda insan hakları gündeminin yanı sıra çevre, iklim krizi, kirlilik, biyolojik çeşitlilik kaybı ve sağlıklı çevre hakkı gibi başlıklar da ele alınacak.
Cenevre Çevre Ağı, oturum öncesinde çevre ve insan hakları bağlantılı etkinlikleri duyurdu. Programda, iklim krizi ve çevresel yıkımın insan hakları üzerindeki etkilerine ilişkin oturumlar, yan etkinlikler ve uzman toplantıları yer alacak.
Sağlıklı çevre hakkı öncelikli gündemlerden biri
Son yıllarda çevre krizi, BM insan hakları gündeminin temel başlıklarından biri haline geldi. İklim değişikliği, temiz suya erişim, hava kirliliği, toksik atıklar, ormansızlaşma, maden projeleri ve yerinden edilme gibi sorunlar artık yalnızca çevre meselesi değil, aynı zamanda yaşam hakkı, sağlık hakkı, gıda hakkı, barınma hakkı ve yerli halkların haklarıyla birlikte ele alınıyor.
Konsey’in 62. oturumunda da çevresel bozulmanın özellikle yoksul topluluklar, kadınlar, çocuklar, yerli halklar, göçmenler ve iklim krizinden en ağır etkilenen ülkeler üzerindeki sonuçlarının tartışılması bekleniyor.
İklim tartışmaları gündemde
Oturum, küresel ölçekte iklim adaleti ve çevresel sorumluluk tartışmalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Gelişmekte olan ülkeler, iklim krizinde tarihsel sorumluluğu daha yüksek olan ülkelerin finansman, teknoloji transferi ve zarar-kayıp mekanizmaları konusunda daha fazla yükümlülük üstlenmesi gerektiğini savunuyor.
İnsan hakları örgütleri ise devletlerin ve şirketlerin çevreye verdiği zararın yalnızca ekonomik ya da teknik bir sorun olarak görülemeyeceğini, bunun doğrudan insan hakları ihlallerine yol açtığını belirtiyor.
BM gündeminde öne çıkması beklenen bir diğer başlık da çevre ve toprak savunucularının korunması olacak. Dünyanın birçok bölgesinde ormanları, nehirleri, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını savunan aktivistler tehdit, kriminalizasyon, gözaltı, dava ve saldırılarla karşı karşıya kalıyor.
Cenevre’deki oturumun, çevre savunucularına yönelik baskıların insan hakları bağlamında daha güçlü biçimde ele alınması için yeni çağrılara sahne olması bekleniyor.
BM İnsan Hakları Konseyi’nin 62. oturumu, çevre krizinin artık yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve politik bir insan hakları krizi olarak değerlendirildiğini bir kez daha ortaya koyacak.
DIŞ HABERLER









