• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
5 Temmuz 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Doğan Durgun

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

5 Temmuz 2026 Pazar - 23:00
Kategori: Doğan Durgun, Yazarlar

PKK’nin kendini lağvetmesi ve sembolik olarak silahları yakması, 2.Çözüm Süreci’nin sıçrama noktasıydı. O günden beri ZP ve İYİP gibi ultra ırkçı birkaç çevre dışında bütün kesimler, argüman anlamında süreci destekleyen şeyler söylediler. Tabi siyasi iklim böyle olunca, Kürtler de haliyle kısa sürede devletin bazı adımlar atacağı konusunda umutlandılar. Ne var ki silahların yakılmasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, iktidar herhangi bir somut adım atmadı. Çıkması beklenen, sorunun çözümüne dayalı Sayın Öcalan’ın ‘kök yasa’, iktidarın ‘çerçeve yasa’ dediği taslak henüz Meclis’e gelmedi ve içeriğine dair de ciddi spekülasyonlar var. Hal ve gidişat böyleyken, bizi neler bekliyor?

İktidarın hazırladığı ve iktidar medyasına sızdırılan ve yalanlanmayan çerçeve yasa taslağı PKK’nin dağ kadrosunun kategorize edilerek, suça bulaşma ve suça bulaşmama ayırımı üzerinden tasnif edileceği ve buna göre hukuki muameleye tabi olacağı yönünde. Bir nevi pişmanlık yasasının güncellenmiş haline benziyor. İktidar bu yasa taslağı ile gündemine sadece silah bırakma ve silahlarını bırakanların durumuna odaklanmış durumda. Elbette bu taslak Meclis’ten geçerse, cezaevlerindeki insanların da özgürlüklerine kavuşmaları sağlanacak. Ne var ki meseleyi buraya kitlemek, Kürt Sorununa hâlâ güvenlikçi yaklaşım dışında bir perspektif sunulmadığına da işaret ediyor. Oysa çıkacağı söylenen yasanın, önümüzdeki sürecin de yol haritasını içermesi gerekiyor. Güvenlikçi yaklaşıma göre zaten sorun kim ceza alacak, kim serbest kalacak noktası halledilince, Kürt Sorunu da çözülmüş olacak mantığına sahip. Öcalan’ın statüsünün belirlenmediği bir noktada sürecin kilitlenmesi çok muhtemeldir. Kürtlerin Anayasa’da temsiliyetine dair bir işaretin olmadığı çerçeve yasa şekilseldir. Denilebilinir ki, Anayasa’da temsiliyet ancak bir Anayasa değişikliği ile mümkündür. Elbette ama buna yapılacak vurgu çok önemlidir. Kürtler, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın gündeme gelmesini beklerken, hâlâ kayyum uygulaması devam etmektedir ve bu uygulamanın kalkması için herhangi bir Anayasa değişikliğine de ihtiyaç yoktur. İçişleri Bakanlığı’nın bir imzasına bakar. Mesela Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala, Atalay, Kozağaçlı gibi simge isimlerin özgürlüklerine kavuşması için küçük bir yazışma yeterli. Ve daha ötesi böyle hassas bir süreçte Kürt medyasının sesi kısılmaya çalışılmakta, sosyal medya hesapları erişime kapatılmaktadır. Kürtlerin süreci kendi gazetecilerinden, yazarlarından, aydınlarından öğrenmesi istenmemektedir. Bu durum kuşkuları pekiştirmekten başka bir işe yaramıyor.

Sayın Öcalan’ın iktidara 7 maddelik bir taslak sunduğu biliniyor. Bu önerilerin ne derece dikkate alındığını bilmiyoruz. Keza Öcalan’la görüşülmesine yaklaşık 45 gündür izin verilmiyor. Ortada bir süreç varsa, bu sürecin bir tarafı devletse (iktidar), diğer tarafı da Kürtlerdir. Meclis kapanmadan, Meclis’e geleceği söylenen çerçeve yasa (hukuki adı belli olmadığı için çerçeve yasa diyoruz) eğer DEM ile paylaşılmıyorsa, onların da demokratikleşme ve diğer konularda içeriğe dair görüşleri sorulmuyor, çerçeve yasa DEM ile tartışılmıyorsa, Meclis’e gelecek olan yasa bir oldu bitti tehlikesini de beraberinde getirir. Bir başka tehlike de, çerçeve yasanın Meclis’in kapanmasına kısa süre kala Meclis’e gelmesidir. Tartışma süreci için yeterli zaman kalmaması, yasa tasarısının yeni döneme sarkması tehlikesini de doğurur. Oysa ki Öcalan ve devletin bir metin üzerinde mutabık olmasıyla birlikte hazırlanacak yasa tasarısının, DEM Parti’nin de görüşleri alınarak son şeklini almasıyla birlikte Meclis’e gelmesi sağlıklı olanıydı. Olmadı ama hâlâ zaman var.

Benim asıl korktuğum nokta şurası: Meclis’e gelecek yasa tasarısı kulislere sızan bilgilerle paralelse, DEM’in doğal olarak böyle bir içeriğe sahip tasarıya olumlu oy vermesi mümkün olmaz. DEM’in olumlu oy kullanmadığı tasarı Meclis’ten geçip, kanunlaşsa bile sonuçları ne olur, kestirmek zor. Böyle bir durumda iktidar şöyle bir yol da izleyebilir. DEM’in itirazlarını olumlu karşılayıp, tasarıyı geri çekip, Meclis’in yeni dönemine bıraktığını söyleyebilir. Ondan sonra da, seçim takvimi başlar, süreç yavaşlatılır, seçimden sonra duruma bakarız noktasına gelinir. En kötü senaryo da bu olur. Amaçlanan bu mu?

Türkiye’de, cumhuriyet tarihinin en önemli dönemecindeyiz. Silahlara veda edildi. PKK tarihteki yerini aldı. Bizzat kurucusu ve Kürt Halk Önderi Öcalan bir daha silahlı mücadeleye girilmeyeceğini açıklamıştı. Bundan sonraki savaşın demokratik mücadele olduğunu söyledi. Böylesine büyük bir çıkışa devletin-iktidarın daha geniş bir çerçeve ile cevap vermesi gerekir. Sorunu salt silah bırakma üzerinden okuyan bir anlayışın, sorunu çözme kapasitesi olmaz. Umarız görüşme kanalları hızla açılır, tarafların üzerinde mutabık kaldığı bir taslak ortaya çıkar ve Meclis’e o taslak gelir. Henüz geç değil, gerekirse Meclis’in çalışma süresi uzatılır, Meclis tatile geç girer. Bu barışa hepimizin ihtiyacı var ve bu barışı bütün ülke hak ediyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Siz hepiniz…

Sonraki Haber

Bu rejimin adı seçim garantili otokrasidir

Sonraki Haber

Bu rejimin adı seçim garantili otokrasidir

SON HABERLER

Tarihten günümüze Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Bu rejimin adı seçim garantili otokrasidir

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

İşkenceci: Beni hatırladın mı Resul?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Barajda akıntıya kapılan gencin cenazesi bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Amedspor Akademi’de 2016 doğumluların programı açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır