Êlih’te çocuklara ve özel bir bakım merkezinde engelli kadınlara yönelik sistematik cinsel saldırı, zorla kürtaj ve şüpheli ölüm iddialarına ilişkin Yılmaz Güney Parkı’nda açıklama yapıldı
Êlih merkez Krêdîyê (Kösetarla) köy mevkiindeki özel bir bakım merkezinde yaklaşık 15 gün önce gerçekleştirilen operasyona ilişkin Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi ve Engelliler Komisyonu ile siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Yılmaz Güney Parkı’nda açıklama yapıldı. Eylemde basın metnini TJA’lı Nurten Üzümcü okudu.
Türkiye’de kadınların cinsiyetçi politikalar ve erkek şiddetiyle, çocukların yoksulluk, ihmal ve istismar sarmalıyla, engelli kadınların ise hem kadın hem de engelli olmaları nedeniyle çoklu ayrımcılık ve şiddetle karşı karşıya bırakıldığı ifade eden Nurten Üzümcü, buna karşın etkili koruma politikaları geliştirilmediği, suçların ise cezasızlık politikalarıyla örtbas edildiğini vurguladı.
Çocuklar için adalet çağrısı
Hezo (Kozluk) ilçesinde 14 yaşındaki bir kız çocuğunun aile içerisindeki erkek ya da erkekler tarafından sistematik istismara maruz bırakıldığı ve olayın çocuğun hamile kalmasının ardından ortaya çıktığını belirtilen Nurten Üzümcü, bunun tüm toplumun “çocuklar için adalet” talebi etrafında birleşmesini gerektiren bir vaka olduğu kaydetti. İlgili kurumların failin tutuklanması ve çocuğun koruma altına alınmasını yeterli bir adım olarak sunmasının kabul edilemeyeceği belirten Nurten Üzümcü, gerçek adaletin ancak suçların ortaya çıkmasına neden olan koşulların ortadan kaldırılması ve zihniyet dönüşümünün sağlanmasıyla mümkün olacağı ifade etti.
Bakım merkezine ilişkin iddialar
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ruhsatıyla faaliyet yürüttüğü belirtilen özel bir bakım merkezinde engelli kadınlara yönelik ağır ihmal ve istismar iddialarına da değinen Nurten Üzümcü, olayın yalnızca “adli vaka” kapsamında ele alınmasının gerçeğin üzerini örttüğünü ifade etti. Nurten Üzümcü, eski ve mevcut çalışanlarla kurum sahiplerinin de aralarında bulunduğu 100’ü aşkın kişinin gözaltına alındığı, 30 kişinin tutuklandığı belirterek dosyaya gizlilik kararı getirildiği hatırlattı. Nurten Üzümcü, engelli kadınların yıllarca sistematik cinsel saldırıya maruz bırakıldığını, hamile kalanların gizli kürtajlara zorlandığını, fiziksel şiddetin uygulandığını ve dört kişinin şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği yönündeki iddiaların etkin ve bağımsız biçimde soruşturulması gerektiği vurguladı.
Açıklamanın ardından söz alan DEM Parti Êlih Milletvekili Zeynep Oduncu, Êlih’te yaşanan bu olayı siyasi bir olay değil, tamamen ahlakın, vicdanın ve merhametin ön plana çıkması gereken bir olay olduğunu söyleyerek, “Ama maalesef susmak yetmemiş, olayın duyulmasının engellenmesi için basına bile yayın yasağı getirmişler. Ama biz kadınlar olarak bu suçların üstünün kapatılmasını kabul etmeyeceğiz” diye konuştu.
‘Engellilere yönelik şiddetin en çürümüş hali’
Ardından söz DEM Parti Engelliler Komisyonu Eşzöcüsü Hatice Betül Çelebi, yaşanan olay karşısında kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir anı yaşadıklarını aktararak, “Engellilere yönelik şiddet, Türkiye’nin her yerinde muhtemelen devam ediyor. Bakım evlerinde engelli arkadaşlarımız dövülerek öldürülüyor. Burada yaşanan olay gibi bedenleri zayıf bir halka olarak hedef oluyor. Bu şiddet türü, engellilere yönelik şiddetin en çürümüş hali. Engelliler hayatın her aşamasında, eğitimde, sağlıkta, sokakta, okulda sözlü ya da fiziksel saldırıya maruz kalıyor” dedi.
Son olarak söz alan DEM Parti Çocuk Hakları Komisyonu sözcüsü Beritan Güneş ise çocukların devletin cezasızlık politikaları yüzünden her gün sistematik bir şiddete ve tecavüze maruz kaldığını aktardı. Hezo ilçesinde meydana gelen çocuk istismarına da değinen Beritan Güneş, “Kozluk’taki olayla ilgili bir mesaj vermek istiyoruz. Çocukların üzerindeki baskıyı kabul etmemiz mümkün değil, çocuk tecavüzlerine sessiz kalmamız mümkün değildir. Bu dosyanın cezasız kalacağını kimse düşünmesin” dedi.
‘VALİ NEDEN SESSİZ’
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı bir kurumda tüyleri diken diken eden bir olay yaşandığını aktaran Beritan Güneş, “Büyük bir istismar olayı yaşandı. Bu engelli kadınlara dönük kötülüğün göz önündeki halidir. Bu olaya karşı Vali ve şehrin kayyımından ses çıkmadı. Buna karşı neden sessiz kalıyor. 87 kişi gözaltına alınmış, 3 kişi şüpheli bir şekilde öldürülmüş, kadınlar sistematik bir şekilde tecavüze uğramış ve kürtaj meselesi de ortaya çıkmış. Peki neden her gün açıklama yapıp suç oranı azalmış diyen vali, bu olaya karşı sessiz kalıyor. Bu olaya karşı neden hiç bir şey söylemiyor. 100’e yakın kadın orada tecavüze maruz kaldı. Ama Batman halkının iradesini gasp etmek için sessizliğini koruyor. O da bu suça ortaktır. Bu olaylara karşı asla sessiz kalmayacağız” diye kaydetti.
Açıklamanın ardından Yılmaz Güney Parkı’dan DEM Parti il örgütü önüne kadar yürüyüşe geçen kitle, “Jin, jiyan, azadî”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Batman susma hesabını sor” ve “Savaşa değil, çocuklara bütçe” sloganları attı.









