• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
22 Ağustos 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Çözüm dinamiği nerede?-Ertuğrul Kürkçü

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Her şey sanki, 2012-13’ü yeniden yaşıyormuşuz gibiydi.

Öcalan’ın kesintisiz tecridi; Kürt tutsakların “tecride son” talebiyle, aylarca süren kitlesel açlık grevi; grevler ölümle hayat arasındaki uçurumun kıyısına ulaşırken avukatların İmralı’da Öcalan’la görüştükleri haberlerinin ajanslara düşmesi ve “assolistler”den “ulusalcı” koro eşliğinde aryalar: “Kürtler AKP’yle anlaştı!”

İki hafta içinde İmralı’dan gelen mesajlar rivayetleri havaya savurmaya yetti. Herkes Erdoğan dediğinde değil, Öcalan dediğinde idrak etti: “Bir müzakere sürecinde değiliz, yıl 2019!”

Ne var ki, rivayetler dinmek bilmiyor. Bunlar halkın akıl erdirmekle uğraşamayacağı karmakarışık komplo içinde komplolar. Ama sırf böyle olduğu için kafası karışık yarı aydınlar en çok onlara itibar ediyor.

Bilinmeyen ya da açıklanamayan şeyler ne kadar çoksa, rivayet de o kadar çok.

Henüz İmralı’da tecrit sürerken İyi Parti’ye yakın Yeni Çağ gazetesi yazarı Ahmet Takan yeni bir “çözüm süreci” kotarılıyor diye yazmıştı: “Kaynaklar”ına göre, “Bu seferki ‘çözüm süreci’nin ön yüzünde PKK olmayacak” tı. “Sürecin ortasına ‘sivil inisiyatifler’ yerleştirilecek”ti. “[Başlarında] sosyalist bloklar öncü olmak üzere Barzani ağırlıklı yapılar olacak”tı.

“Dev- Yol’un eski yöneticilerinden ünlü isimler […] ile bölgedeki Halk Evlerine ulaşılması hedefleniyor”du. “Leyla Zana sahaya iniyor”du…

Tecritten çıkar çıkmaz Takan’ın “kaynakları” Öcalan’a yeni misyonlar biçmekten geri kalmamışlar: “Önümüzdeki dönemde sözde Rojava bölgesine Öcalan’ın geçip orada yönetimde bulunması niyeti tartışılıyor, bunun da olması yüksek bir ihtimal olarak görülmesi gerektiği değerlendiriliyor”muş.

Kim, ne, nerede, ne zaman, niçin, nasıl diye sormak yok. Takan, mantık ve dilbilgisi kurallarının hepsini yerle bir eden bu dolambaçlı sözlerle kendisinin bile söylemeye dilinin varmadığı bir rivayeti dolaşıma sokuyor: “Erdoğan, Öcalan’ı İmralı’dan çıkarıp Rojava’ya gönderecekmiş diyorlar”. Maksat bütün anahtar sözcükler aynı bağlamda siyasi atmosfere üflensin: Öcalan, devlet, Barzani, sol, Dev- Yol, Halk Evleri, Leyla Zana, sivil inisiyatifler, Amerika, İngiltere, Rusya… Artık idrakine göre hangi kombinasyonu kuracağı herkesin kendisine kalmış. “Gazete yazmış” oluyor bir kere.

Takan, “çözüm”ü ihanet sayan bir Erdoğan muhalifi. Ama bu Erdoğancı Nagehan Alçı’nın da aynı iddiayı Habertürk’te özgürlük müjdesi olarak paylaşmasına engel değil: “Öcalan ile Türk devleti arasında yeni bir durum oluşuyor!” İspatı, Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’daki “müthiş özgürlükçü miting”de “Kürdistan kelimesini telaffuz”u, “PKK’yı da iki defa Kürt yurttaşların kullandığı şekliyle [Pe Ke Ke] ifade etmesi.”

En kritik “bilgi” dayanabilenlere ödül diye en sona saklanmış: “Kimi ‘devlet güçleri’ Kürt meselesinin özgürlükçü yöntemlerle çözülmesini istemiyor” muş. Kürtler duyun, çözüm var!

Antik Yunan -ama Pontik(!) değil Egeli- filozof Herakleitos’a atfedilen doğacı ilke: “Her şey akar,” der Aynı ırmakta iki kez yıkanamazsınız.” İster Erdoğan’a hayran, ister düşman olsun, mevcut kamplaşmanın taraflarının anlamadıkları da bu, “çözüm” için “müzakere”nin bir şey değil bir ilişki olması: Özgürlüklerini kazanmak için ayrı devlet talebini masadan kaldıran Kürtlerin sözcüleri ile özgür yurttaşların ortak demokratik ülkesi vaadini masaya koyan Türk devletinin sözcüleri arasındaki ilişki. Bu ilişki, “Baldıran zehrini içecek” erdemden yoksun Erdoğan öncülüğünde, binlerce Kürdün bedeniyle birlikte, yıkılmış yakılmış Kürt kentlerinin enkazı altında tarihe gömüldü.

Bu zeminde inşa edilmekte olan Başkanlık rejimi bir imkan değil, bizzat ırkçı ve mezhepçi öz tabiatı gereğince yarım-yamalak da olsa Kürt halk iradesinin yansıdığı bütün kamusal alanları kazıyarak mümkün bir çözümün önüne dikilen bir engeldir.

Kürtler, kendilerinin Kürt, PKK’nin “Pe Ke Ke” olduğunu biliyorlar; bunu Binali Yıldırım’dan işitmeye ihtiyaçları yok. 23 Haziran’da İstanbul’da ona oy vermeyeceklerse “çözüm” istemediklerinden değil, tersine “çözüm”ün önünün açılması için bu rejimin sonunu getirmek istediklerindendir. Çözüm dinamiği devlette değil, toplumdadır artık!

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Mekke Anlaşması ve kızışan rekabet

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Ukrayna-Rusya savaşı hızından bir şey yitirmeden sürüyor, İran’a yönelik ABD-İsrail savaşı da farklı boyutlarda devam ediyor. Her iki savaş ve...

Cumhuriyet demokratikleşir mi?

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Uzun zamandır konuşulan çerçeve yasa Meclis’te kabul edildi. En önemli konulardan biri de cumhuriyetin demokratikleşmesinin sağlanması. Demokrasi ve adaletin olması...

Marksist düşünce ve Apocu düşünce diyalektiği

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

1. Bölüm Marksistler “parti olmayan parti”, “devlet olmayan devlet” ve “ulus olmayan ulus” paradigmalarını teorik açıdan Apocularla birlikte savunacak arka...

Kemal Demirbaş: Beyni ve yüreği birlikte çalıştırmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Cezaevinde 30 yıl kaldıktan sonra kısa süre önce tahliye olan Kemal Demirbaş ile konuştuk: Annem kapının önünde oturuyordu, yünle uğraşıyordu....

AKP 25. yılını kutlarken…

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Parlamenter demokrasilerde siyasi partiler, benimsedikleri dünya görüşü çerçevesinde örgütlenip bu görüşün etrafında oluşturulacak politikaların, halkın sorunlarının çözeceği konusunda ikna edilmesini...

Siyasi iktidarın pençesindeki Bargilya Antik Kenti ve sulak alan

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Karya'nın kıyı bölgesindeki Lasos ile Myndos arasında yer alan Muğla'nın Milas ilçesinin Boğaziçi köyündeki antik kent ve kuş cenneti bu topraklarda son on yılda kolektif-çoklu yıkım stratejisinden birini...

Sonraki Haber

AKP'ye yakın anket firmalarına göre İmamoğlu önde

SON HABERLER

Mekke Anlaşması ve kızışan rekabet

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Cumhuriyet demokratikleşir mi?

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Marksist düşünce ve Apocu düşünce diyalektiği

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Kemal Demirbaş: Beyni ve yüreği birlikte çalıştırmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Siyasi iktidarın pençesindeki Bargilya Antik Kenti ve sulak alan

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

AKP 25. yılını kutlarken…

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Helil Kınay’ın Emek Sınavı …

Yazar: Yeni Yaşam
22 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır