32 yıl önce gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’ın faillerini soran Cumartesi Anneleri, ‘Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün’ dedi
Cumartesi Anneleri /İnsanları, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerinin yargılanmasını talebiyle eylemlerinin 1103’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde 32 yıl önce İstanbul’da gözaltına alınan Halil Alpsoy ve Adana’da gözaltına alınan Kasım Alpsoy’un failleri soruldu. Eyleme katılanlar gözaltında kaybettirilen ve katledilenlerin fotoğraflarını ve karanfiller taşıdı. Eylemde basın metnini İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu üyesi Zeynep Yıldız okudu.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın başta zorla kaybetmeler olmak üzere cezasız bırakılmış ağır insan hakları ihlallerini de kapsaması gerektiğini belirten Zeynep Yıldız, “Bu birim yalnızca dosya açan bir mekanizma olarak kalmamalı gerçeğin ortaya çıkarılmasını, faillerin belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışmalıdır. Aksi halde cezasızlık, bu topraklarda fiili bir devlet pratiği olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bugün, 32 yıldır hakikatin inkâr edildiği Kasım ve Halil Alpsoy için bir kez daha hakikat ve adalet talebimizi yükseltiyoruz. Halil Alpsoy, 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındı. Eşi karşı çıktığında polisler kimliklerini göstererek, ‘Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir’ dediler. Halil Alpsoy beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi. 18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen bedeni Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri onu yalnızca elindeki çocukluk izinden teşhis edebildi. Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra bu kez polisler, kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenledi. 30 yaşındaki Kasım Alpsoy, uzun namlulu silah taşıyan maskeli polisler tarafından 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı günün akşamında serbest bırakıldı ancak kimliğine el konuldu. Kendisine, ‘Yarın gel, kimliğini al’ denildi. Eve döndüğünde işkence görmüş durumdaydı. Ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi. Ancak Kasım Alpsoy o binadan bir daha çıkamadı” diye konuştu.
‘Hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz’
Bugüne kadar Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıklarının inkar edildiğini hatırlatan Zeynep Yıldız “Ailelerinin tüm başvurularına rağmen etkili bir başvuru ve giderim yolu sağlanmadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre hakikati ortaya çıkarmayan ve sorumluları açığa çıkarmayan adli süreçler etkili kabul edilemez. Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının yol açtığı ağır ihlallere son verin. Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün. Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
‘Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’
Daha sonra Kasım Alpsoy’un eşi Leyla Alpsoy konuşarak şunları ifade etti: “32 yıldır bu meydandayız. Benim eşim neden kaybedildi, niye mezarlığı yok. Torunum büyüdü bize ‘dedemin mezarı neden yok’ diye soruyor. Bakın bayram yaklaşıyor ama bizim gidip dua okuyacağımız bir mezarımız bile yok. Sakın unuttular demeyin biz bunları unutmayacağız. Tüm kayıplarımızı bulana kadar bu meydanlardayız. Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz, biz gitsek bile bizim torunlarımız bu meydanda oturacak.”
‘Eşim beyaz Toros’a bindirilerek kaçırıldı’
Kaybettirilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun da Ankara’da yapılan festivalde JİTEM üyesi ve kaybettirilen yüzlerce insanın faili olan Cem Ersever’in kostümüyle bir gösteri düzenlenmesine tepki gösterdi. Hanım Tosun, “Eşim gözlerimin önünde beyaz Toros’a bindirilerek kaçırıldı. Ankara’da yapılan festivalle yaramıza tuz basıyorlar. Madem komisyon kuruldu ve süreç var neden Adalet Bakanı çıkıp bununla ilgili bir açıklama yapmıyor?” diye sordu.
Eylemde yarından itibaren başlayacak Kayıplar Haftası kapsamında yapılacak etkinliklere katılım çağrısı yapıldı. Eylem Kasım ve Halil Alpsoy başta olmak üzere tüm kayıplar için adalet talebiyle karanfillerin bariyerlerle çevrili Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.
Kaynak: MA









