• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Haziran 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Damdan düşen-Aytuna Tosunoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
11 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yaşamın demokrasi konulu dersinin neresindesin? Dün yaşananları temize çektin mi, kendinden memnun musun? Yoksa kandırdın mı? Neresinden bakarsan bak, başarılı bir seçim sahtekarlığı inşası kan, ter ve gözyaşı isteyen demokrasiye duyulacak güven ihtiyacını kaybettirir. Örneğin, küçücük bir seçim bölgesinde sonucu değiştirmek için minicik bir miktar dolandırıcılık yeterlidir. Seçimin sonucunu etkilemese bile sahtekarlığın açığa çıkması seçmenin demokrasiye duymak istediği güven duygusunu azaltır. He. Orayı geçtik mi? Peki. Aslında dünyanın iri demokratik ya da az demokratik ülkelerinin neredeyse hepsinde seçmen, sandık ve seçilen üçlüsü çerçevesinde gerçekleştirilen demokrasicilik oyunu sırasında cebren ve/veya hile ile üçlünün hepsine birden ya da birine istediğini yaptırma, manipüle etme durumu var. Gücü elinde tutan yapar. Örneğin bunu yapmanın bir yolu, seçimlerden önce fazla sayıda seçmeni etkili olması istenen sandık bölgesine taşımak olabilir. Bunun için geçici ikamet adresleri oluşturma diye bir şey de mevcut. Bazı ülkeler bu durum yaşanmasın diye seçmenin, yaşadığı yerde en az altı ay kadar yaşamış olması zorunluluğunu getiriyor. Ama çağımızda her tür devlet işi bilgisayarlar aracılığı ile gerçekleştiğinden, kişiler elektronik beyin tabakasının içinde çok seçenekli genel soru/cevap kutucuklarına hapsolduğundan, hoş Orwell’in 1984’ünde her şey elle…

Bu da mı değil? Peki.

İnşaat fazlası konutların satılmaması, kiralanmaması durumunda boş adreslere (toplu konutlar gibi) seçmen yerleştirme diye de bir uygulama olabiliyor. Ya da toplu konut satın almaya hak kazanan kişilerin belirli bir partiye oy vermesi şartıyla evler geçici olarak dağıtılabiliyor. Mesela muhafazakâr parti üyesi Shirley Porter, İngiltere’de, Westminster kentinde konsey üyeliğine seçilsin diye böyle bir iş yapmış. 1980’lerin konut skandalı olarak bilinir (Porter politikadan men cezasıyla birlikte devlete 12 milyon İngiliz Sterlin’i ödeme cezası aldı).

Başka bir yoldan da bahsetmek mümkün. Seçim demografisini değiştirmek için göçmenlik yasası da kullanılabiliyor. Örneğin Malezya’da muhafazakâr parti Sabah bölgesinde iktidarını devam ettirebilmek için Filipinler ve Endonezya’dan gelen göçmenlere oy hakkıyla birlikte vatandaşlık vermişti (Detaylı okuma için: Bu tartışmalı sürecin adı Project IC olarak belirlenmiş; arama motorlarında var).

Kendine demokratik diyen bazı ülkelerde belli bir gruba ait insanların (hadi diyelim siyah ırkın) oy kullanma hakkından mahrum bırakılması da olabiliyor. Devletler seçmen kayıtlarına genel engeller getirip, okuryazarlık ve/veya anlama testleri gibi zorunluluklarla etnik bir grubun oy kullanmasının önüne geçiyor. Bilirsiniz, bunlar nerede oluyor. Hem de 1900’lü yılların başından beri…

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bizde olmaz. He.

Her şey yolunda ve namusuyla gitse bile şöyle şeyler de olabilir: Ülkenin bir yanında seçimle gelen yerel yöneticilerin görev yapmaları devlet eliyle alınır, mesela. Yerine iktidar partisi görevlisi atanır (O ne banyoydu ama!) Seçilmiş olanı bir yolunu bulup hapse gönderirler. Orada bulunan halk bu haksız durum karşısında sesini duyurmak için başını kaldırdığında ülkenin başka bir yerinde bulunanlar ses çıkartmayarak demokrasi konulu dersten çakarlar. Bu bir kurtarma sınavıdır. Ya da şövalenin yerini değiştirip, başka yerden bakma zamanı. Ya da damdan düşmeyenin kalmadığı bir yerde haklı ve halklı bir mücadelede buluşma zamanı. Merkeziyetçi yapı karşısında herkes periferide artık. Yapılacak tek şey, sınırlarda var olmak. Dönüştürücü anlamlar orada.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Aşırı merkeziyetçiliğin neden olduğu sorunlara “demokratik yerelleş(tir)me” çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Bugün “Dünya Yerelleş(tir)me Günü”. Bugün vesilesiyle yerelleştirme faaliyetleri, her yıl bu ay boyunca dünyanın birçok ülkesinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu...

Kanın ve gözyaşının olmadığı bir dünya

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

50 günüm kaldı. Çıkar çıkmaz memleketim Adıyaman Gerger’e gideceğim. Orada yaşlı annemle babamla yaşayacağım. 30 yıl boyunca hapishane kapılarında ömür...

Kürt halkının direnişi ve sürecin yeni aşaması 

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Barış ve demokratik toplum sürecinde önemli ve değerli bir hareketlilik yaşanıyor. Kamuoyu ile paylaşılan bilgilere göre, demokratik bir barışın önünü...

Kürt özgür olmadan Türk, Türk özgür olmadan Kürt özgür olamaz

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Önce haberi okuyalım: “Mahkemenin CHP'nin 38. Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararıyla parti yönetimine geri döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı...

Meşhur küçülmek

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Hilelerin karıştığı bir yaşamda birilerinin durmadan gerçeği hatırlatması gerek. Sıradan çelişkiler, saydam heyecanlar, rüzgâr gibi geçen insanlar, gitmeyi bilmeyenler ve...

Bu işte futbol topunun hiç suçu yoktu!

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Dip dibe iki yoksul mu yoksul ülke, birbirinden rezil iki diktatör tarafından yönetiliyorsa, iktidarlarını sürdürmek için ne yaparlar? Tabii ki...

Sonraki Haber

Bir polis trans kadını katletti

SON HABERLER

Diyarbakır Zindanları’ndan Batman Bakım Merkezi’ne: Soykırım gerçeği ve insan olmaktan çıkış

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Yeni görüntü de işkence diyor

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Ayşe Gökkan ‘ceza aldı’ haberinden çok daha fazlasıdır

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

‘Çocuk gelin’den gerilla komutanlığına

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Öğretmenlerin açlık grevinin 7. gününde: Polis engeline rağmen yürüdüler

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Tûşba’da edebiyat günleri sona erdi: ‘Japonya Kürtleri’ ve Kürt edebiyatı tartışıldı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Hatimoğulları: Dokunulmazlık kaldıran mantıkla mutlak butlan atayan aynıdır

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır