• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
12 Ekim 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Volkan Yaraşır

Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

12 Ekim 2026 Pazartesi - 23:00
Kategori: Volkan Yaraşır, Yazarlar

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin maddi bir yapıya yani olağanüstü bir devlet biçimine dönüşmesidir. Faşizm bir kolektif ruh halidir. Kaybolan, sistemin boğduğu, kendini hiç hisseden birey faşist özne olarak kolektif ruh halinin içinde  “küçük adamlığını” unutur ve mana kazanır. Ortak ideal, hınç, ötekinden nefret, simgeler, ritüeller, ezoterik imajlar faşist öznenin kaybolmuş ruhunu besler. Şiddet faşist öznenin hınç repertuvarının parçasıdır.

Adorno bu hale “ tin(in) parçalanarak, tinlere bölünmesidir” der. Evet tinlere bölünmüşlük hali, faşist özneyi son derece tehlikeli bir konuma getirir. Kaybolmuşluğunu şiddetle, öfkeyle ve benliğini öldürerek  giderir. Faşizmin örgütsel olarak en büyük yeteneği ve başarısı bu kendini hiç, manasız, çaresiz hisseden yığınlara seslenebilmesi, onların anlayacağı dili ve jargonu kullanması ve bu ruhu örgütlemesinden gelir.

Tarihsel faşizmin kitlesel bir harekete dönüşmesi tesadüfi  ya da sadece savaşın yıkımına, işsizliğe, geleceksizliğe karşı oluşan reaksiyonun örgütlenmesi sayesinde değildir. Faşizm o dönemin ruhunu örgütlemiş ve dönemin ruhu olmuştur. Ve bu ruha uygun mistik, ezoterik, okült referanslar kullanmış, parçalanmış tinlerin arayışlarına yanıtlar üretmiştir. Ayrıca ölüm en çok kullanılan simge ve arzulanan şeydir. Faşizmde arzu ve ölüm, kahramanlık ve yaşam aynılaşır.

Nazizm hayatın her alanına uzanan örgütlenmeleri ve yığınsal agresif üyeleriyle dikkat çeker. Sadece Nazi Partisi’nin paramiliter örgütü SA- Hücum Muhafızları’nın üye sayısı 1932’de beş yüz bine yaklaşıyordu. Nazizm’in aşağıdan bir kitle hareketi olarak gelişmesi ve çöküşüne kadar olağanüstü bir tabana sahip olması, üzerinde düşünülmesi gereken bir olgudur. Son ana kadar faşist kalmak bir tercihtir. Bir varoluş şeklidir.

Bu manada Nazizm bir kolektif halüsinasyon hali değil ya da yeni bir din değil kolektif bir arzudur. Nazizm faşist estetiğin, faşist ruhun, faşist dünya ve hayat tarzının ifadesi olarak kitleselleşmiş ve gerçekten büyük yığınları harekete geçirmiştir. Faşist kadrolar büyük bir arzuyla ölümle özdeşleşmiş ve o inanılmaz katliamları, tasarlayarak ve soğukkanlılıkla gerçekleştirmişlerdir.

Faşizmin büyük çekiciliği ve yeni düzen

Fransız yazar, romancı Romain Rolland 1905 yılında bir dostuna yazdığı mektupta Almanya’yı şöyle tarif eder: “Almanya’ya her gidişimde, Alman milletinin benzediği bu göz kamaştırıcı makinaya hayranlık duymuş birazda korkmuşumdur. Bu makine, yemek yiyebilir, düşünebilir, isteyebilir ve tek bir insan gibi hareket edebilir. Bu kusursuz devlette, bireyselliğin nasıl varolabileceğini kendime soruyorum. Bu insanlar, devletin kararlaştırdığı herhangi bir konu için, önceden belirlenen bir günde ve saatte, Almanya’nın bir ucundan bir ucuna kadar coşkuyla davranabilirler.” Bu uzun alıntı aslında faşizmin köklerini anlatmak için son derece iyi ve çok erken bir izahtır.

Faşizm bu makinayı harekete geçirmiştir. Hitler ve Nazi Partisi bu makinayı çalıştıran bir kontak işlevi görmüştür. 1918- 1923 yılları uzun sürmüş devrimci bir durumu ifade eder. Alman devrimi, devrimci bir partinin olmayışı ve sosyal demokrasinin ihanetiyle yenilmiştir. Ardından kurulan Weimar Cumhuriyeti, karşı devrim üzerinden inşa olan bir burjuva cumhuriyettir. Kendini savaş sonrası yıkım, toplumsal çürüme, çözülme, dejenerasyon, dekadans ve sürekli ekonomik, siyasi kriz üzerinden tanımlar.

Naziler tam bu noktada bozulmuş makinayı yeniden harekete geçirme ve kitleleri teskin etme, düzen ve nizam üzerinden politik varoluşlarını inşa ederler. Kitlelerin paniğine, huzursuzluğuna, endişesine yanıtlar üretirler. Faşizmin kendini yeni düzen olarak kodlaması boşuna değildir. Aktüel faşizmin de benzer eksenlerde hareket ettiği ve güç topladığı göz ardı edilmemelidir.

Hitler tam bu noktada Alman halkının alter egosu olarak devreye girer. R. Rolland’ın ifadesiyle makinenin tek bir insan gibi hareket etmesini sağlayan kişi olarak karşımıza çıkar. Jung’un Hitler için “Almanlara dünya savaşı yenilgisinden sonra bilinç altında gerçekten ne düşündüğünü ve ne hissettiğini söyleyen ilk kişidir” vurgusu boşuna değildir.  Jung, Hitler’i “78 milyon Almanın bilinçaltı” olarak değerlendirir ve Alman ruhunun fısıltılarını bağırarak ifade eden mistik şifacı olarak görür.

Hitler’in “arkamda  Alman halkı olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım” sözleri somut bir şey ifade eder. Bu bir özdeşleşme halidir. Alman finans kapitalin gördüğü budur. Nazizm’in iktidarı finans kapital için milyonları harekete geçiren bir enerji, stabilizasyon, emperyal açlığı giderecek işgal, yağma, talan ve köle işçilik ve olağanüstü sermaye birikimi anlamına gelmiştir.

Faşizm ve büyük sermaye

Yaşanan vahşilik, katliam, toplama kampları, krematoryumlar, milyonlarca insanın sistematik öldürülüşü faşizmin işleyişinin doğal parçasıdır. Faşist teknik ve işbölümünün yansımalarıdır. Burada düşünülen en büyük yanılgı bütün yaşananları irrasyonel bir süreç olarak değerlendirmektir. Tam tersine bu süreç rasyonel olarak ilerler, hatta rasyonalizmin ayrılmaz parçasıdır. Frankfurt Okulu’nun araçsal akıl diye tanımladığı şey, kapitalist rasyonalizasyonun ta kendisidir. Modernizmin en bariz özelliği teknik ve işbölümüne dayanmasıdır.

Aktüel faşizm de aynı rasyonla hareket ediyor. Kitleleri bir nevi teskin ediyor, sorunlara yüzeysel yanıtlar üretiyor, yeni düşmanlar yaratıyor, yeni ve stabil bir düzen vaadediyor. Kitlelerin anlam dünyalarına hitap ediyor, paryalaşma riskine, kimlik paniğine sesleniyor. Ruhlarıyla konuşabilen dil, retorik ve jargon kullanıyor. Ötekileştirerek herkesin kendini özel ve manalı hissetmesini sağlıyor.

Savaş ve kriz atmosferinin yarattığı kolektif ruh hali refleksleri ve arayışları da ortaklaştırmış durumda. Yeni faşist hareketler kolektif bir ruh halinin tercümanı olma becerisi göstererek kitleselleşiyor. Parlamento ise modern bir podyum olarak yeni faşizme  vizyonunu sergileme olanağı sunuyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hükümetin adım atması bekleniyor

Sonraki Haber

Vive La Commune

Sonraki Haber

Vive La Commune

SON HABERLER

Tülay Hatimoğulları ile AKPM Başkanı Petra Bayr görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Vive La Commune

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Hükümetin adım atması bekleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Figen Yüksekdağ: Önemli olan yolumuzu bir tutmak

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Yalnız dağ keçileri değil, tüm canlılar korunmalı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında can kaybı 4 bin 389’a ulaştı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır