• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
3 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Dêrsim‘in ikinci 94’ü: Maden kuşatması hızlanıyor

3 Ekim 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Ekoloji, Manşet, Söyleşi
  • Dêrsim’de maden ruhsatları ve ihaleler hızla çoğalırken, Pîlemûriye’den Pulur’a, Çemîşgezek’ten Mêzger’e yaşam alanlarının yok olma tehdidi de artıyor. Son 3 yılda Dêrsim’de 19 bin 219 hektar maden sahası ihaleye çıkarıldı, 70 ruhsat ihalesiz verildi
  • Ülke genelindeki gibi madencilik faaliyetlerinin bir diğer yıkım ayağını ise ihalesiz ruhsat satışları oluşturuyor. 2022 yılının başından Şubat 2026’ya kadar Dêrsim’de 70 maden ruhsat sahası Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla ihale yapılmadan satıldı.
  • Mücadelenin öznesi olarak köylülerin örgütlenmeleri ve ruhsatlandırmaya, maden sondajlarına karşı kararlı duruş sergilemeleri gerekiyor. Yakın köyler bir araya gelp dayanışma sağlanmalı. Yıkımlar havzayı etkileyecekse direniş de havzayı kapsamalıdır

Duygu Kıt

Dêrsim’de her geçen gün daha da derinleşen bir ekolojik tahribat yaşanıyor. Hemen hemen her ilçesinde maden, HES, GES projesi olan ama devlet yetkililerince doğasıyla ‘meşhur’ edilen kentin fotoğrafı her sene biraz daha geriliyor. Munzur Vadisi Milli Parkı, Munzur Gözeleri, Tağar Çayı, Pülümür Nehri, Halbori Gözeleri, koruma altındaki alanları, zengin yaban hayatı popülasyonu, endemik bitki yoğunluğu ve ekosistemiyle Dêrsim’de özellikle de maden sahaları her geçen gün genişliyor.

19 bin 219 hektar ihaleye çıktı

Polen Ekoloji Kolektifi’nin MAPEG verileri üzerinden hazırladığı ve Dêrsim’e ilişkin ihale, ruhsat ve ÇED süreçlerini ortaya koyan çalışmaya göre, 2023 yılının başından Mart 2026’ya kadar kentte 25 ayrı maden ruhsat sahası ihaleye çıkarıldı. Bu sahaların toplam büyüklüğü 19 bin 219 hektara ulaştı. Bu alanların toplamı yaklaşık 26 bin 917 futbol sahasına denk geliyor. Bu sahalardan üçü maden şirketlerine satılırken, satılan ruhsatların toplam alanı yaklaşık 1.960 hektar olup satılan sahalardan biri 1.000 hektarın üzerindeki büyüklüğüyle mega maden sahası niteliğinde. İhale süreçleri ağırlıklı olarak Pîlemûriye, Çemîşgezek ve Pêrtag’te yoğunlaşırken, ihaleye çıkarılan sahalarda bakır, çinko, altın, krom ve mermer başta olmak üzere farklı maden grupları bulunuyor.

Pülümür’de binlerce hektarlık saha

Dêrsim’deki maden sahalarının büyüklüğü özellikle Pülümür ilçesinde yoğunlaşmış durumda. Şöyle ki UBENİS projesi verilerine göre Munzur Havzası’da yer alan Pülümür’de, 2250’nin üzerinde bitki türü var ve beşte biri endemik. Polen Ekoloji’nin belgelerinde yer alan Nisan 2026 tarihli 317 No’lu ihale verilerine göre Pülümür’de İnnova İnşaat Hafriyat Gayrimenkul ve Madencilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’ne satılan 1.992,67 hektarlık ve aynı şirket adına 388,5 hektarlık iki saha bulunuyor. Mêzgêr’de ise ÖzDersim Madencilik İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne satılan 1.284,86 hektarlık saha yer alıyor. Eylül 2026’da açılan 312 no’lu ihalede ise 4.Grup Madenler kapsamında Pülümür’de 1.850,3 hektarlık bir saha Kayaoğulları Madencilik’e satıldı.

70 ruhsat ihalesiz verildi

Ülke genelinde olduğu gibi madencilik faaliyetlerinin bir diğer yıkım ayağını ise ihalesiz ruhsat satışları oluşturuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesindeki Taşınmaz Komisyonu tarafından 2022 yılının başından Şubat 2026’ya kadar Dêrsim’de 70 maden ruhsat sahası ihale yapılmadan satıldı. Polen Ekoloji’nin çalışmasına göre söz konusu ruhsatların, şirketlerin talepleri üzerine alınan Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla verildiği tespit edildi. Çalışmada ihalesiz verilen ruhsatların dağılımı ise şöyle yer alıyor: 24 bakır ve bakırla birlikte kurşun-çinko gibi madenleri içeren ruhsat, 5 altın ruhsatı, 8 krom ocağı ve 16 mermer ocağı ruhsat sahası.

Tağar’da denendi

Tıpkı Çemîşgezek Tağar Çayı üzerinde hayata geçirilmek istenen Çemişgezek Regülatörü ve HES Kapasite Artışı Projesi gibi. Proje için ÇED süreci tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan inşaat faaliyetlerine başlanmıştı. HES inşaatı ve usulsüzce yürütülen ÇED sürecine bölge halkı ve çevreciler büyük tepki göstermiş ve faaliyet yargıya taşınmıştı. Ve yüzde 90’ı tamamlanan proje yargı süreci sonunda; ÇED raporunun bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğu, çevresel etkilerin yeterince ortaya konulmadığı belirtilerek iptal edilmişti.

Köylere ve tarım alanlarına yakın

Polen Ekoloji’nin çalışmasında maden sahalarının yerleşim yerleri, tarım alanları ve koruma alanlarıyla arasındaki mesafelere de yer veriliyor. Çemîşgezek’te Yede Madencilik’e ait mega ruhsat sahasının Tekeli ve Toratlı köylerini kapsadığı, Ulukale köyüne ise yaklaşık 1.300 metre mesafeden başladığı belirtilirken, Pertek’te HFG İnşaat’a ait kireçtaşı ruhsat sahasının Akbayır köyüne yaklaşık 847 metre mesafede bulunduğu, en yakın tarım arazisinin ise 719 metre uzaklıkta olduğu görülüyor. Pülümür’deki mega maden ruhsat sahalarının ise Bingöl Kiğı’daki Şeytandağları koruma alanına yaklaşık 1.200 metre mesafeden başladığı bir diğer durum. Bilindiği üzere ülke genelinde benzeri birçok faaliyet insanların yaşam alanları, arıcılık faaliyet alanları ve kuşların göç güzergâhları üzerinde yer alırken, yıllardır şirketin ısrarla vazgeçmediği ve bu sene yeniden gündeme getirilen Pülümür Karagöz’deki maden projesi de hemen yerleşim yerinin birkaç yüz metre ilerisinde yapılmak isteniyor.

Tüm ilçeler tehdit altında

Çalışmaya göre ihaleye açılan ruhsat sahalarının büyüklüğü, ÇED gerektirmeyen projeler, 4.grup ve altın madeni ruhsat sayılarının çokluğu göz önüne alındığında Pîlemûriye (Pülümür), Pêrtag (Pertek), Çemîşgezek, Pulur (Ovacı) ve Mêzgêr (Mazgirt) yoğun madencilik saldırısı altındaki ilçeler. Sonuç olarak Dêrsim’deki mevcut tablo, halk tarafından kutsal kabul edilen su kaynaklarının, dağların, ormanların, inanç merkezlerinin ve yaşam alanlarının giderek büyüyen bir madencilik kuşatması altında olduğunu gösteriyor. Tüm bu veriler ışığında Polen Ekoloji Kolektifi’nden Levent Büyükbozkırlı Dêrsim’i bekleyen tabloya ilişkin sorularımızı yanıtladı.

  • Dêrsim’deki mevcut ruhsat, ihale ve ÇED süreçlerine baktığınızda kenti önümüzdeki yıllarda nasıl bir tablo bekliyor?

Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi Dêrsim de yoğun bir ekstraktivizm kuşatması altında: il sınırları içinde bulunan bakır, krom ve altın madenciliğinin önümüzdeki yıllarda katlanarak artma tehlikesi bulunuyor. Bu sene satışları yapılan 317 ve 312 No’lu ihalelerde satılan mega maden ruhsatları ile Dêrsim’e maden saldırısında belirgin artış görülüyor. Madenci şirketler metalik madenleri çıkarmak için bir kere zenginleştirme tesisi, atık havuzu gibi yatırımları yaptılar mı, bir daha kolay kolay buradan çıkmazlar ve peş peşe gelen kapasite artırımlarıyla yayılırlar ve mega maden olarak adlandırdığımız 1.000 hektarın üzerinde çok geniş alanlara yayılmayı hedeflerler. Bunun sonucu rehabilite edilmesi olanaksız ekolojik sakatlamalardır.

  • Maden faaliyetleri açısından tahribatın en yoğunlaşacağı bölgeler olarak Pülümür, Pertek, Çemişgezek, Ovacık ve Mazgirt açısından nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Bu ilçelerde sadece maden ruhsatlarının sayısının yüksek olması değil, bunların içinde metalik madenlerin, özellikle de altın madenlerinin yoğunluğu endişe verici. Bu yıkım engellenemezse önümüzdeki on yıllar içinde maalesef; zehirli kimyasallarla kirletilen nehirler ve yer altı suları, parçalanan ormanlar, paramparça edilen ekosistemler, sıkça görülen kanser ve kronik akciğer hastalıkları, toprağına el konulan ve yaşam alanlarını terk etmeye zorlanan köylüler, kırsalda geçim olanakları sakatlanan kadınlar, yaygınlaşan iş güvencesizliği gibi sosyo-çevresel sorunlar gitgide artan şekilde Dêrsim’in gündemi olacaktır.

  • Dêrsim’in ekolojik yapısı açısından en kritik eşik sizce nerede? Hangi noktadan sonra maden faaliyetlerinin yarattığı tahribatın geri döndürülmesi mümkün olmayacak?

Ekosistem tahribatlarına havza bazlı bakmak gerektiğini düşünüyorum: Dêrsim Fırat havzası içinde yer alıyor. Pülümür çayı ve Munzur çayına ek olarak Fırat nehri de Dêrsim’in içinde yer aldığı ekosistem açısından önemli yer tutuyor. Yani Fırat nehrinde yukarıdan gelecek her türlü kirlilik Dêrsim’de çevresel tahribata neden olacaktır.

Ancak bana göre kritik eşiği ekosistem tahribatı üzerinden değil de ekstraktivizmin bir bölgeye ne oranda nüfuz ettiği üzerinden kurgulamak daha doğru olur. Metalik mega madenlerin zenginleştirme işlemlerini de kazı sahasında yapmaları durumunda geri dönüşü olmayan bölgesel tahribat oluşacak ve bunun yıkımları havzayı da mutlaka etkileyecektir.

  • Önümüzdeki dönemde yeni ruhsatlar ve ihaleler açısından Dêrsim’de özellikle takip edilmesi gereken bölgeler veya süreçler hangileri?

MAPEG ihalelerinden ve ulaşılabildiği oranda Taşınmaz Komisyonu Kararlarından haberdar olunması ve ruhsat sahaları içinde/yakınında yer alan köylere haber verilmesi mutlaka gerekiyor. E-ÇED sistemi üzerinden ÇED projelerini de takip etmek gerekli. Ancak artık ÇED süreci başladıktan sonra engellenmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum. Önemli olan erken müdahale, yani yaşam alanları madene ruhsatlandığı anda Dêrsimlilerin ayağa kalkmaları.

  • Dêrsim’de bu madencilik kuşatmasına karşı ekoloji mücadelesi açısından nasıl bir yol haritası gerekiyor?

Mücadelenin öznesi olarak köylülerin örgütlenmeleri ve ruhsatlandırmaya, maden sondajlarına karşı kararlı duruş sergilemeleri gerekiyor.  Coğrafi olarak yakın köyler bir araya gelmeli ve dayanışma sağlanmalı. Kentliler ise; hukuksal mücadele, ruhsatların/ÇED süreçlerinin takibi, madenden zarar gören köylere yardım için dernekler kurulması, ekstraktivizmin yıkımlarına yönelik çalışmalar ile (kalkınma, kamu yararı vs. eleştirisi, mücadeleye yönelik bilimsel bilgi üretimi, politik metin hazırlama…) katkıda bulunmalılar. Yukarıda belirtildiği gibi; maden bölgesi civarındaki köylerle başlayan mücadele, havzaya yayılacak bir dayanışmaya evrilmeli. Yıkımlar havzayı etkileyecekse direniş de havzayı kapsamalıdır.

16 proje ÇED sürecinde

Polen Ekoloji’nin verilerine göre, 2023 yılının başından 8 Şubat 2026’ya kadar Dêrsim’de ÇED sürecinde 16 maden projesi bulunuyor. Projelerde bakır, çinko, krom, mermer ve pomza gibi madenler yer aldı. ÇED sürecine giren projelerin yüzde 43,8’ine “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kim olursa olsun

SON HABERLER

Dêrsim‘in ikinci 94’ü: Maden kuşatması hızlanıyor

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Kim olursa olsun

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Bir dönem kapanıyor ama yeni dönem açılmıyor

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Serdar Sincar

Yamalı bohçanın sayımı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

İdare Gözlem Kuruları insanlık suçu işliyor

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Şirnex’de 3 genç tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

İstiklal Caddesi’nde madenciler için yürüyüş: Çok sayıda gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır