• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Distopyanın sonu-Ertuğrul Kürkçü

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Haziran 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) son kararıyla itiraf etti: İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini ve Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını iptal gerekçesi “uydurma”dır. YSK iptal öncesinde Erdoğan’ın baskısına boyun eğmiş, “yasaya aykırı sandık kurulları oluşturdular” diye ilçe seçim kurulu başkanları ve seçim müdürleri hakkında soruşturma açtırmış, bunu da iptal gerekçesi saymıştı.

Aynı YSK, aynı müdür ve başkanlar hakkındaki şikayetlerini geri çekti; ardından görevlerini 23 Haziran seçimlerinde de sürdürmelerine karar verdi. YSK, 23 Haziran seçimlerini kanuna göre yürütmek zorunda. Elinden gelen başka bir şey yok. Bir bölümü yargıç da olan başkan ve müdürlerin görevine keyfi olarak son verecek olsa kendisi yasa dışına düşecek. Ama “göreve devam” der demez de 31 Mart seçimlerini iptal kararının “hukuki dayanağı” dediği şeyi fiilen havaya uçurmuş oluyor; asıl, 23 Haziran seçimlerinin yolunu açan “iptal” kararının hukuksuz olduğu ortaya çıkı-yor.

Herkesin önünde, gündüz gözüyle çalınan minareye kılıf uydurulamı-yor bir türlü. Sonuç kepazelik. Ama olan oldu. Erdoğan, “biz kazanmadıysak bir şey olmuştur; olmamışsa da olmuştur” diye diye YSK’ye seçimleri iptal ettirdi; kendi işi görüldü. Döve döve içine attıkları çukurda YSK’nin ne yapacağı onların derdi değil artık: “Bizde yargı bağımsızdır!” Ama YSK’nin daha çekeceği var. AKP’nin pişkin YSK temsilcisi, “bağımsız” yüksek kurulun son kararını “hükümsüz” ilan ediyor. Binali Yıldırım söyleniyor: “E, hani YSK bunları suçlu sayıyordu?” 31 Mart’ta “devletin verdiği görev”den başka bir şey yapmamış memurlar sitemkâr: “[…] Madem kötüydük, neden gene aynı işe koşuluyoruz?”

Bu hamur daha çok su kaldırır. Bayramın geçmesini de beklemeden açılacak besbelli, bayramlık ağızlar! Olup biteni YSK’ye ciro etmek ilk akla gelen şey, ama YSK bir sonuç. Canımız ve tenimizle, ruhumuz ve bedenimizle yaşadığımız halde bize hala zaman zaman gerçek ötesi bir distopyadan fırlamış bir tasvirmişçesine görünebilen, nasıl olduğuna hala inanamadığımız bir hercümerç içinde çürüyen kurumlardan biri.

YSK’nin bir halden başkasına geçişi, dekadans halindeki devletin başkalaşım anları sadece. Devlet ve toplumun süregiden krizinin içinden bakılınca bildiğimiz her şeyin, bilmediğimiz bir şey haline geldiğini görüyoruz. Şaşkınlığımız ondan. Bu distopyada, sanki bir aynalı odadaymışızcasına, hakikat yakındayken uzağa kaçıyor, uzaktaki suretler yakındaki hakikatle yer değiştiriyor; her şey hem o, hem değil. Sebepler sonuçlara, sonuçlar sebeplere karışıyor: Zalim mağdur; yalan gerçek; katil maktul; hırsız dürüst; alçak yüce oluyor… Zalim bulduğu her kürsüde asabiyetten titreyen sesiyle mağduriyetini haykırdıkça müritlerinin, kendileri de ne kadar zulmederlerse mağduriyetin acısını o kadar çıkarabileceklerine imanları güçleniyor.

Bu distopyanın, bu “kötülük ülkesi” tasavvurunun hakikat anı, muktedirin kadınlar, işçiler, çocuklar, hayvanlar, müşterekler ve doğayı kaçınılmazca hayat memat kavgasına mecbur kıldığı an: Acının zevke, açlığın tokluğa, ölümün hayata, yok oluşun varoluşa, aşağılanmanın onura, kötülüğün iyiliğe dönüşmesine yer olmadığının hep beraber idrak edildiği, görünüşten hakikate yükseldiğimiz an. O andayız.

Büyünün bozulduğu, hakikatte sürüp giden çürümenin artık zalimin hayalhanesindeki uğursuz ülkeye “kutlu yürüyüş”ün icabı diye takdim edilemediği günlere geliyoruz. Muktedirin üzerinde ot bitmez bir rant mezarlığına çevirdiği Yassıada’yı sonu gelmez mağduriyet oburluğu içinde “Menderes’in hatırası”na çökerek “Yaslıada” diye pazarlama teşebbüsü sonunda Penguen medyasının duayenini bile çıldırtıyor:”Neresi yaslıada be! Canına okumuşsun…”

Muktedir sözüm ona “Adalet Reformu Paketini”, “[…]sistematik işkence, kötü muamele geride kalmıştır.” diye allayıp pullarken Halfeti’deki özel tim toplu işkence ayininden canını kurtarıp çıkagelen Abdullah Yıldırım, distopyayı gün ışığı testine sokuyor: “Bütün bunları kim yaptı bize? Bunları işkenceden saymıyor musunuz? Siz bu açıklamayı yapmadan iki gün önce biz sizin görevlendirdiğiniz polisler tarafından işkence ediliyorduk.” Çoook alametler belirdi, distopyanın kullanım süresinin sonuna geliyoruz. Bayramınız kutlu olsun.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

“Savaşta her şey basittir, ama en basit şey bile zordur” Clausewitz Geçen haftaki yazımızda küresel ölçekte bir savaş uğultusu olduğunu...

Altın şirketlerinin hedefi Kürt coğrafyası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Türkiye’nin dört bir yanını saran altın madeni şirketlerinin son dönem hedefinde Sêwaz, Meletî, Agirî başta olmak üzere gözleri Kürt coğrafyasında....

Londra’daki konferansın ilk günü sona erdi: Özerklik ve barış deneyimleri ele alındı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’da düzenlenen Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın birinci günü sona erdi. Konferansın üçüncü panelinde Bask, Katalonya ve Güney Tirol deneyimleri...

Fatma Betül Sayan Kaya için mal varlıklarının dondurulması talebi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İlyas Kaya ve Fatma Betül Sayan Kaya’nın mal varlıklarının dondurulması için kurumlara yazı yazdı Eski AKP'li Bakan,...

Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı: Silahların susması barın inşaası için fırtasttır

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’da düzenlenen 'Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı'nda Kolombiya, Tamil ve Kuzey İrlanda deneyimleri üzerinden barış süreçleri, anayasal düzenlemeler ve siyasi...

Mazlum Ebdi’den Kürtçe eğitim mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Mazlum Ebdi, Kürtçe eğitim ve üniversitelerin durumuna ilişkin mesajında, Kürtçenin Suriye eğitim sisteminin resmi bir parçası olması için girişimlerin sürdüğünü...

Sonraki Haber

Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar!

SON HABERLER

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Altın şirketlerinin hedefi Kürt coğrafyası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Türkiyeli sosyalistler için strateji sorunu ve güncelin seçeneği

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

İtalya, Federe Kürdistan ve Irak’taki askeri varlığını sona erdirdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’daki konferansın ilk günü sona erdi: Özerklik ve barış deneyimleri ele alındı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Kütahya’da kadın cinayeti: İş yerinde katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Fon soruşturması: Melis Sandal ve babası hakkında yakalama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır