• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Ekim 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Evliliğin sırrı!-Diren Cevahir Şen

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
5 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım seçim çalışması için geçen hafta Çekmeköy’de kadın seçmenlerle bir araya gelmiş ve seçmenlere hitap ederken, “Eskiden bizim zamanımızda evliler arasına girilmezdi. Aileler taraf olduğu zaman evliliğe katkı değil, olumsuz sonuç doğuruyor. Onun için evlileri tek başına bırakacaksın, kendi aralarında meselelerini halledecekler. Öbür türlü duygusal oluyor, ‘benim kızım, benim oğlum’ giriyor. Hepsi bizim kızımız, hepsi bizim oğlumuz. O yüzden karışmamak gerekiyor. Evliliğin sırrı ‘itaat et rahat et’. ‘Peki’ demesini mutlaka başarmamız lazım” demiş. Aynı Binali Yıldırım, geçtiğimiz Kasım’da şahit olarak katıldığı bir nikahta da aynı cümleleri kurmuştu.

Binali Yıldırım, neden böyle açıklamalar yapıyor dersiniz? Çünkü kadını eşitsizlik, şiddet ve sömürü cenderesinin içine hapsetme konusunda çok başarılı ve temel görevi de zaten bu olan geleneksel aile çatırdıyor, sürmüyor, gitmiyor. Birileri zürriyetini arttıracak diye kadınlar artık şiddete, tecavüze, ayrımcılığa katlanmıyor ve kocalarını boşuyorlar. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre 2018 yılında evlenme oranları düşerken, boşanmalarda artış yaşanıyor.

Annelik bir kadın için en iyi kariyerdir’’ açıklamaları yakın geçmişe ait. Bu iktidarın bir bakanı olan Müezzinoğlu tarafından yapılmıştı bu açıklama. Bir diğer yakın geçmişli açıklama ise Davutoğlu’ndan gelmişti. ‘’Doğum yapan kadın, vatani görevini yapmış sayılır’’ demişti kendileri.

O günlerden bugünlere açıklamaların içeriği değişmedi. Aynı hız ve telaşla artan boşanmaları engelleme, kadınları evliliğin içine hapsetme, evin içinde kıyametler bile kopsa müdahale etmeyip kadınları o kıyametin içine itme çabaları sürüyor. Ne diyordu Binali Yıldırım: “Evlileri tek başına bırakacaksın, kendi aralarında meselelerini halledecekler.’’ Kadın kocasından dayak yese, işkence görse, tecavüze uğrasa buna sessiz kalın diyor yani. İşin ucunda evlilik var.

Feminizmin sözünü, sesini büyütmesi, yaygınlaştırmasıyla birlikte kadınlar artık daha farkında ve güçlü. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil ve olmayacak. Birbirlerinden aldıkları güçle, hükümet kontrolünde maruz bırakıldıkları erkek şiddetine karşı “susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’’ ifadesini kadınlar artık daha kalabalık haykırıyor.

Evlilik, onu besleyen erkek egemenliğinden alıyor gücünü. Çünkü kadınlar açısından düşünecek olursak, onlar lehine bir evlilik yok denecek kadar az. Evde iş bölümü yapan koca sayısı bir elin parmağını geçmez. Kocalar zaten ‘iş bölümü’nün manasını da bilmez. ‘Yardım’ ettikleri için kendilerini ‘modern koca’ sanırlar, ancak perdeyi takmak için kesinlikle merdivene çıkmazlar çünkü dışarıdan bir gören olur ve “aa ! filancanın kocası evin perdelerini takıyor’’ der. O nedenle perdeleri takmak, çamaşırları yıkayıp asmak, geri kalan tüm ev işleri hala kadınlara aittir. Böyle bir konfor alanını erkekler neden terketsinki?

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin köklerinden biri evlilik. Bu eşitsizlik erkekle lehine, kadınlar aleyhine.Devlet de, hükümet de, yöneticiler de bunu biliyorlar. Ancak onların görevlerinden biri de kadınları aile içine hapsedip, kadınların tüm yeteneklerini, becerilerini ellerinden almak ve onları erkeklerin kölesi yapmak. Böylelikle erkekler daha özgür ve daha rahat olabilecekler, sermaye onların yönetiminde olacak, iktidarı yeniden onlar iktidar edecek, onların arzularına göre bir hayat sürülecek, onlar sayesinde nüfus artacak ve yeni köleler yetişecek. Kadınlar çocuk doğurmayı reddettiklerinde ise onlara zorla doğurtulacak.

E şimdi evliliğin sırrı nerde? Elbette erkek egemenliğinde.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Avrupa jineolojî konferansı: Jineolojîyle komünal özgür yaşamın inşasına

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Jineolojî komitesinin hazırladığı çok dilli yayınlar jineolojîyi farklı dillerde anlatmak, yaymak, jineolojînin farkı dillerdeki insanlara ulaşmasını sağlamak için güçlü bir...

Kuyu tiplerinde koyu tecrit

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Marmara 6 No’lu L Tipinde ise devrimci tutsaklara bulundukları hücrelerde 7/24 kameralarla gözetleme ve kayıt yapma dayatılmaktadır. Özel yaşama saygı...

Rıza- ikna siyaseti- sömürünün gerçeğinde

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Ertuğrul Kürkçü 22 Ekim günü Yeni Yaşam gazetesine yazdığı son yazısında ikili devlet görünümünü analiz etmekte. Yazısını ikili devlet analizine...

Süreç yine mi tıkandı?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Ülkeyi, bölgeyi ve Ortadoğu’yu yakından ilgilendiren barış ve demokratik toplum süreci, yine yavaşlamıştır. Bunun üzerine ilgili herkes, “süreç yeniden mi...

Güvenlik aşılmıyor, büyütülüyor!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

İki yıl önce Devlet Bahçeli, Meclis'teki grup toplantısında sonradan Kurucu Önder olarak addettiği Abdullah Öcalan'a seslendiğinde, Türkiye siyasetinin ezberi bir...

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

“Sıkıysa gelip yaşasınlar benim dokuz metrekare evimde. Az önce bir polis vardı. Ona böyle yaşanamayacağını anlatıyordum. O da abarttığımızı söylüyordu....

Sonraki Haber

Kayganlık ve kilitlenme-M. Ender Öndeş

SON HABERLER

Bolu Belediyesi’ne operasyon: 4 gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

29 yıl sonra kardeşinin mezarını buldu: Herkes el ele vererek bu mezarlığı yeniden inşa etmeli

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Şengal’de entegrasyona dair ortak açıklama

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

30 yıl sonra tahliye olan Altun: Barış sürecinin teminatı zindanların boşaltılmasıdır

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Mekke İttifakı yetkilileri Tahran’ı ziyaret edecek

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

TJA’lı kadınlar: Barış için Abdullah Öcalan özgür olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Tutsak aileleri adım bekliyor: Barış dediler, peki neden bu zulüm devam ediyor?

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır