Gimgim’de JES’e karşı başlatılan çadır nöbeti eylemine ilk günden bu yana dahil olan isimler, ‘Bu toprakları kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz’ sözleri ile direniş kararlılığını gösterdi
Mûş’un Varto (Gimgim) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde planlanan Jeotermal Enerji Santraline (JES) karşı kurulan çadır nöbeti 27 gündür devam ediyor. Halkın kendi imkanları ile kurdukları çadırlar içerisinde dönüşümlü bir şekilde süresiz olarak devam eden nöbete hem çevre köyler hem de şehir dışından çok sayıda kişi ve kurum destek olmaya devam ediyor. Kaymakamların muhtarlar aracılığı ile halkı tehdit etmesine rağmen Vartoluların mücadele kararlılığı devam ederken, şirketin Mayıs ayında vurması beklenen sondaj ise hala atılmadı.
24 saat süren nöbet eylemi, her gün başka bir köyün devralması ile sürüyor. Çadırda komün bir şekilde gelen yemek ve çayla günlerini geçiren, sohbet eden ve dengbêjlerle günlerini geçiren yurttaşlar, zorlu hava koşullarına rağmen kararlılıkla mücadeleyi sürdüreceklerini her alanda dile getiriyor. Bu mücadeleyi ilk günden bu yana dahil olan ve 27 gün boyunca her gün nöbet alanına giden Ercan Doğan ve Abbas Sönmez ajansımıza yürüttükleri mücadeleyi anlattı.

Direniş alanında konuşan Ercan Doğan, direnişin yaklaşık 26 gündür sürdüğünü belirterek halkın alana sahip çıkmasının çok anlamlı olduğunu söyledi. Ercan Doğan, “Bugün herhalde 26’ncı gün. Halkın buraya sahip çıkması gerçekten çok anlamlı. Bu büyük bir fedakârlıktır. Çünkü bu kadim topraklar bize dedelerimizden ve babalarımızdan kaldı” dedi.
‘Şirketi buradan göndereceğiz’
Topraklarını “peşkeş çektirmeyeceklerini” söyleyen Ercan Doğan, mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini ifade ederek şunları kaydetti:
“Sonuna kadar direneceğiz. Elimizden ne geliyorsa yapacağız. Eylemse eylem, mücadeleyse mücadele sürdüreceğiz. Ancak bu direnişi daha kapsayıcı, toplumsal birliktelik içinde yürütmek zorundayız. STK’lar geliyor, partiler geliyor. Çok iyi bir dayanışma var. Hepsine teşekkür ediyoruz. Çadır direnişi çok güzel geçiyor. Gençler de burada, yaşlılarımız da, çocuklarımız da. Herkes kitlesel şekilde katılıyor. Bu direnç böyle devam ederse biz kazanacağız ve şirketi buradan göndereceğiz. Kesinlikle fırsat vermeyeceğiz. Çünkü bu halk buranın sahibidir. Bizler buranın sahibiyiz ve bu topraklar bizimdir.”

Halkın kararlılığının direniş açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Ercan Doğan, “Halk kararlı olursa burayı sahiplenir. Ama zayıf olunursa kaybederiz. Bu yüzden daha kapsamlı ve daha dirençli olmak zorundayız. Bayramdan sonra hukuksal anlamda olumlu bir sonuç çıkarsa çok iyi olur. Ama olmasa da direnişimizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Elimizden gelen bütün gücümüzle devam edeceğiz” sözlerini kullandı.
‘Çocuklarımız ve torunlarımız için direneceğiz’
Direniş alanında konuşan Abbas Sönmez ise yaklaşık bir aydır çadır nöbetinde olduklarını belirterek mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
“Çadır nöbetinde mücadelemize devam ediyoruz. Sonuna kadar da mücadelemizin yanındayız. Ne olursa olsun buradan vazgeçmeyeceğiz. Söz konusu doğamızdır, yaşam alanlarımızdır. Burası bizim yaşam alanlarımızdır. Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğidir. Babalarımızdan ve dedelerimizden bize kalan bu topraklar için gereken neyse yapacağız.”

‘Vazgeçmeyeceğiz’
Çadır nöbetlerinin dönüşümlü şekilde sürdüğünü belirten Sönmez, gönüllülerin, derneklerin, federasyonların ve Varto halkının mücadele alanında dayanışma içerisinde olduğunu söyledi. Sönmez, “Çadırdaki direniş gerçekten mükemmel geçiyor. Buradaki örgütlülük Türkiye’de yaşanan diğer doğa katliamlarına karşı örnek olabilecek bir potansiyele sahip. Bu mücadele diğer talan alanlarına da örnek olabilir. Onlar vazgeçmeyecekse biz de vazgeçmeyeceğiz. Doğamızdan ve yaşam alanlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Sönmez, hukuki sürecin Bingöl İdare Mahkemesi’nde sürdüğünü belirterek mahkeme tarihinin henüz netleşmediğini ifade etti:
“Hukuksal süreç başlatılmış durumda. Şu anda mahkeme aşamasında devam ediyor.
Mahkeme tarihi netleştiğinde süreç ilerlemeye devam edecek. Buradaki komünal yaşam çok güçlü. Herkesin katkısı ve emeği var. Gençlerin, muhtarların, federasyonların ve derneklerin katkısı çok büyük. Buna saygı duyuyoruz.”
Kaynak: ANF









