• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Grevsiz sendikasız toplu sözleşme devri – Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Sendikasız işçi, grevsiz toplu sözleşme derken sendikasız toplu sözleşme yapıldığını da görmüş olduk. Türkiye’de işveren -iktidar- sarı sendika ittifakı sayesinde sendikaların altının boşaltıldığı artık aydan bile görülen bir gerçek.

Çalışma hayatıyla bağdaşmayan iş kolu odaklı bir sendikal model ve bu modeli dayatan sendikal mevzuat ile işçi sınıfı sistematik olarak sendikasızlaştırılıyor. Temmuz 2019 istatistiklerine göre 13 milyon 700 binden fazla işçinin 13.7’si sendikalı. Yaklaşık 12 milyon emekçi bu tarihsel kolektif sınıf örgütünden mahrum.

Sendikaya üye olan işçiler için de işler kolay diyemiyoruz. Çünkü yine mevcut sendikal model ve mevzuat sendikayı kolektif bir savunma ve hak örgütü olmaktan çok toplu sözleşme örgütüne indirgiyor. Sendikanın ana işlevini iş yeri / iş kolu düzeyinde sosyal ve ekonomik haklara dair toplu sözleşme yapmakla sınırlıyor. Ama toplu sözleşme hakkını da tüm sendikalara değil, bulunduğu iş kolunun yüzde 1’ini ve bir işyerinin de yüzde 50+1’ini örgütleyene tanılıyor. Bu baraj sistemi yüzünden sendikalı işçilerin yaklaşık yüzde 70’nin toplu sözleşme hakkı var.

Barajı aşan sendikalar içinse iş hiç kolay değil. Toplu sözleşme sürecinde işçinin en büyük gücü olan grev adeta yasak. DİSKAR’a göre AKP döneminde 16 grev erteleme adı altında fiilen yasaklandı. Anlayacağınız işçilerin çoğu sendikasız, sendikalı olanların çoğu toplu sözleşme hakkından mahrum, toplu sözleşme yapabilen sendikalıların ise fiilen grev hakkı yok. Sendikal örgüt bu engellerle işçilerden çok sermaye-iktidar ittifakının “diyalog” tiyatrosunda içi boş bir kurum olmaya zorlanıyor. Şimdilik bunun önündeki tek engel devletten ve sermayeden bağımsız, mücadeleci sendikalar ve sendikal kadroların varlığı.

Kurulmak istenen bu tezgâhın en çarpıcı örneği geçtiğimiz hafta yaşandı. Türk İş ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında 200 binden fazla kamu işçisi için toplu sözleşme çerçeve protokolü adı altında bir nevi toplu sözleşme imzalandı. Doç. Dr. Aziz Çelik 1990’lardan beri imzalanan bu çerçeve protokolün 2017’de yapılan yasa değişikliği ile bir centilmenlik anlaşması olmaktan çıkarak Türk İş’e bağlı sendikalar için bağlayıcı bir protokol olduğuna dikkat çekti. Fiilen kamuda toplu sözleşme imzalama hakkı sendikalardan alınıp konfederasyona devredildi. Farklı iş kollarındaki tüm kamu işçilerinin ücretleri bu sözleşme ile belirlenmiş oldu. Ama şöyle bir sıkıntı var, sendikaların grev hakkı varken grev konusunda konfederasyonların böyle bir hakkı olduğuna dair yasada ibare yok. Böyle bir hak olsa Türk İş yönetimi buna başvurur muydu, hiç sanmam o da ayrı konu.

İşçilerin pazarlık gücünü oluşturan mekanizmaların bypass edildiği koşullarda kurulan toplu görüşme masası orta oyunundan fazlası değil. Ortada bir pazarlık yok, pazarlıkmış süsü verilerek iktidara meşruluk zemini sağlayan bir düzenek var. Türk İş Başkanı Ergün Atalay’ın protokolün imza töreninde mikrofonun açık olduğunu fark etmediği için tüm kamuoyuna malum olan Bakan’a yönelik “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” sözü de bu düzeneğin ifşası oldu.

Atalay bu açıklama sonrası sınıfa ihanetini savunmak için ne ilgisi varsa S-400 füzelerini alanlara teşekkür edip, kendini eleştirenleri “terör destekçisi” olarak niteledi. Atalay’a sahip çıkanların ve bu “destansı” savunmasını yayınlayanların başında Aydınlık gazetesinin gelmesi de şaşırtmadı. Vatan sevgisi adı altında sol ve emekçi düşmanlığı yapanların dayanışması her zaman gözlerimi yaşartmıştır. Türkiye işçi sınıfının düşük ücret ve açlığa mahkûm edilmesine karşı çıkanların “terörist” ilan edildiği bir “terör konsepti” sadece AKP iktidarının değil devlet geleneğinin de genlerinde var.

İşçilerin bu işveren işbirlikçisi siyasi iktidar güdümlü konfederasyonlara ve sendika bürokratlarının insafına terk edilmemesi konusu sendikal hareketin parçası olan her birimizin ödevi.

 

 

 

 

 

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Alacakaranlıkta bir Şansölye

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Faşist AfD’nin seçim başarıları Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinde taht kavgalarına yol açacak gibi. CDU’nun olağanüstü oy kayıpları parti içerisinde...

Üçüncü yol ve merkeze yürümek

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Kimi zaman Türkiyelileşme kimi zaman merkeze yürüme kimi zaman ise yönetime talip/ortak olma söyleminde şekillenen bir siyasal hedef söz konusu:...

Bir kampanya çok anlam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası geçenlerde kamuoyuna açıklandı. Siyasetçi, akademisyen, hak savunucusu, Alevi örgütü temsilcisi ve Barış...

Barış en büyük cem erkânıdır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Demokratik toplum, esas itibariyle Alevilik inancındaki rıza toplumunun güncel biçimi ya da ahlaki-politik toplumun çağdaş hali olarak değerlendirilebilir. Alevi inancında...

Ekonomi nasıl kurtulur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Siz de kendinizi büyük ve saçma bir otobanın üzerinde sürüklenir hissetmiyor musunuz? Fakat bu sürüklenme, öyle hızlı bir akıntı içinde...

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Suriye toplumu savaş yorgunu bir toplum. Baasçıların rezil yönetiminin ülkeyi getirdiği nokta, paramparça olmuş çaresiz ve agresif bir toplum. Savaş...

Sonraki Haber

Barış çağrısına kulak verin

SON HABERLER

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Depremzedeler 8 gündür adalet nöbetinde

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Nakliyecilerin eylemi 5’inci gününde

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Politet Tekstil’de işçilere ücretsiz izin dayatması

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Karakoç dosyasında zaman aşımı tepkisi: AİHM’e başvurulacak

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Uluslararası Koalisyon’un Kürdistan Bölgesi’nden çekilme süreci sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Kesmek serbest, savunmak yasak: Ormanını koruyan köylülere para cezası

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır