• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

İncelikler hanı – Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Göz önünde ama yine de gözlerden uzak, kuytu izbe bir yer gibi canlandırın. Kırk yıldan beri yalnızca “iyi halli insanların en iyilerinin” ağırlandığı bir han gibi mesela. İlk zamanlarda gerçekten izbe ve karanlık, karakter bakımından neredeyse birbirine eş sınırlı sayıda “uyumlunun” kabul gördüğü bir yerdi. Fakat zamanla gelişti, büyüdü. İşletme mantığı da öyle. Hâlbuki eskiden her şey nasıl da basitti. Mekân küçük, sayı da azdı. Tek katlı birkaç oda ile birbirinin damak ve göz zevkine aşina birkaç “iyi huylu” belirgin yüz. Çok da çaba gösterme ve kafa yormak gerekmezdi. Aynı pencereden bakanlar, aynı salonda buluşur, aynı masanın etrafında toplanır, aynı mesele tartışılır, aynı karar alınır ve aynı hızla çabucak sindirilirdi. Her bakımdan ortama aristokrat bir hava egemendi. Bu beslenme alışkanlığından ve ikram edilenden de belliydi. Tek mutfağı, tek aşçısı vardı. O yüzden hep aynı elden çıkma ve tek usul pişirilen servis edilir ve hep beraber her yanı ezilmiş aynı kirli tasta duran yemeğimsi şeye aynı iştahla kaşık salınırdı

Sonra şartlar değişti, talepler arttı, ortam kalabalıklaştı, profil farklılaştı. Eğilimler, beğeniler, lezzetler, zevkler çeşitlendi. Mekan yeniden dekore edildi. Yerleşkeye yeni katlar, yeni bölümler, sayısız odalar eklendi. Çeşitlenen ihtiyaçlara cevap verecek ince rötuşlar, hassas yenilikler, iç açıcı düzenlemeler birbirini izledi. Sonuçta eski aristokrat havadan eser kalmadı belki ama müessesenin çok daha kullanışlı hale getirildiği de şüphesizdi. Sonra bir şey vardı ki o hiç değişmedi: Amacı ve işlevi. Bunun dışında bir de şanına asla gölge düşürülmedi. Kırk yıldan beri bu “özellikli insan devşirme merkezi”ne her kesim ve sınıftan kadın-erkek, genç-ihtiyar, tanınmış-tanınmamış, aranan kriteri karşılayan herkes kabul edildiği halde, ondan gereğince faydalandıktan sonra bu rabıtalı müessesenin geleneklerine dil uzatıldığı hiç görülmedi. Müessese ağırladıklarının ihtiyaçlarını, ağırlananlar da müessesenin çıkarlarını hep koruyarak bugünlere geldi

Şu hüzünlü şeffaflık çağında “karanlık” kelimesi öyle fazla, içine yerli yersiz öyle çok şey sığdırıldı ki, bugün biraz aşınmış olsa da bu ışıltılı cıvıl cıvıl yerleşkeyi aydınlatmada yine de ondan isabetlisine başvurulamaz. Bu itibarlı müessesenin esas amacı ve tam işlevi, sakinlerine itibarsızlaştırma becerileri, olmayan vasıflarla ortaya çıkma ve kabul görme ve asıl hedefe yan öğeler üzerinde yürüme ve nihayet yok etme incelikleri kazandırmaktı. Burada mesele, kelimenin gerçek anlamıyla “karanlık” olduğundan değil, tek bir hedefe yönelmiş bu müessese sakinlerinin tüm hikâyesi bildik olmasına rağmen asıl sıkıntı ona daha gizemli, daha soylu, daha üstün anlamlar vehmedilmesinde. Sömürge dışında hiçbir yerde itibar görmeyecek derin sanılan bomboş yüzler ve hikâyeler. Yinelemelerle, gözlemlerle, yerli renklerle, ayartıcı efektlerle her yanından bayağılık akan bu sahnenin niteliklerine, ancak sömürgenin sefalet ve yokluk arasında, sıvaları her an düşmekte olan evlerin, çamurdan ve kan karası suların aktığı o ölüm vadisini kuşbakışı gören villalarda gerçek değeri teslim edilebilirdi.

Asıl öğeyi bertaraf edecek yan öğeler buralarda keşfedilir. Yazarı, çizeri, gazetecisi, aktivisti, entelektüeli, akademisyeni, siyasetçisi ve nihayet sim yüzlü parlak yeni liderleri alınıp kusursuz işleyen itibarsızlaştırma merkezlerinde yeterli itibarla giydirildikten sonra eşiğinde kan göletleri biriken o derme çatma barakaların üstüne buradan salınır. Eskiden karşı cephe açılır ve isyanın karşısına açıkça konumlandırılırdı. Başarısızlık yeni yollar öğretti, içten ele geçirmenin imkânları dikkatleri ve yönelimi inceltti. Yan öğe parlatılırken isyanın ruhunu karartmada gösterilen olağanüstü kirli gayreti tertemiz ve kişilikli göstermenin yolu bulundu. Ondandır ki kötülüğü üstlenenlerin, üstüne devrildiğinde insanı ezen ağır ünvanlılarıyla ilgisi hiç kurcalanmadı. Enstrüman hep ikna ediciydi: Bunca aydınlanmış kafa sövdüğüne göre, övdüklerinde de muhakkak bir keramet olmalı? Kırk yıldır aynı kişiye sövüyorsa, belki de hanın hem eski hem de yeni müdavimlerinin hep kimi övdüklerine bakmak gerekirdi biraz da.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

“Savaşta her şey basittir, ama en basit şey bile zordur” Clausewitz Geçen haftaki yazımızda küresel ölçekte bir savaş uğultusu olduğunu...

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Sonraki Haber

Gidene ve gelmekte olana dair… - Foti Benlisoy

SON HABERLER

Abdülmecit Baskın için Faili Meçhulleri Araştırma Başkanlığı’na başvuru

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Said Çömlek ve Kerem Tonka Mexmûr’da anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Dış ticaret açığı 8 ayda 65,8 milyar dolara ulaştı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Fon soruşturması: Tera Portföy yöneticileri dahil 6 kişi adliyeye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

İstanbul’da iş cinayeti: 24. kattan düşen işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Eski SPK Başkanı şüpheli sıfatıyla ifade verecek

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Özgür Özel’den fon açıklaması: Ekonomiye maliyeti 90 milyar dolar

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır