• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

İntiharın eşiği-Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir yanda atanamadığı için hayatına son veren öğretmen adayları diğer yanda açtığı kadrolara, sınavsız ve liyakat aramaksızın yakınlarını atayan bürokratlar. Bir yanda iş talep ettiği belediyenin önünde kendini yakan işsiz genç diğer yanda “ailesinin geliri var” diyerek bu trajedide kendini aklamaya çalışan belediye. Bir yanda geçirdiği iş kazası sonrası işsiz kalıp oğluna okul forması alamadığı için ölümü seçen baba diğer yanda hükümeti zor durumda bıraktığı için bu ölmüş babaya saldıran yandaş kalemler.

Hayatına son verenlerin trajedisi kadar yıkıcı bir başka şeyse bu büyük toplumsal çürüme. Bir toplumun evlatlarının acısı karşısında nedamet getirmek yerine kendi dirliğini ve sürekliliğini dert edenlerin iktidarıyla karşı karşıyayız. TÜİK verilerine göre, 2015 yılında Türkiye’de 3000’den fazla kişi intihar etti. Bu sayı her geçen yıl artıyor.

CHP Milletvekili Tekin Bingöl tarafından geçtiğimiz hafta yayınlanan intihar vakalarına ilişkin raporda, Türkiye’de geçim sıkıntısı yüzünden intihar oranın arttığı ortaya konuldu. Bingöl’ün raporunda Türkiye’de işçi intiharlarının işsizlik ve güvencesiz çalışmayla doğru orantılı arttığı tespiti yapılarak şu veriler sıralandı: 2013’te 15, 2014’te 25, 2015’te 59, 2016’da 90, 2017’de 89 ve 2018’de de 73 işçi hayatına son verdi.

Son 6 yılda işe bağlı sebepler yüzünden yaşanan intiharların sayısı 5 katına çıkarak 351 oldu. İSİG Meclisi Koordinatörü Murat Çakır, 26 Eylül 2018 tarihli “İşçiler Neden İntihar Ediyor?” başlıklı yazısında “intiharların çoğunun nedeni bilinmemekle beraber bilinenler içinde üç ana neden borç, mobbing ve işsizliktir” yorumunda bulunuyor. Kriz dönemlerinde işçi/işsiz intiharlarının arttığı yönünde çok sayıda bilimsel çalışma bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 800 bin insan intihar ediyor, intihar edenlerin 45 binin intihar gerekçesini ise işsizlik ve geçim sıkıntısı oluşturuyor.

Tunalı ve Özkaya’nın “Türkiye’de İşsizlik – İntihar İlişkisinin Analizi” makalesinde 1994 ve 2001 krizlerinde işsizlik oranındaki yüksek artışın intihar sayında artışa yol açtığı tespit ediliyor. Sınıf çelişkilerinin hayatı yaşanmaz kıldığı anlarda seçilen bu bireysel yolun altında sizce ekonomik koşullar ve geçim sıkıntısını baş edilemez hissettiren, onların etkisini arttıran başka toplumsal etmenler yok mu? Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü verilesi ile her yıl yapılan açıklamalardan 2017 yılına ait olanı intihar konusunda önemli bir noktaya değiniyor. TPD ülkede artan toplumsal gerginlik, umutsuzluk ve öfkeye dikkat çekerek şu tespitte bulunuyor “OHAL ve KHK’larla gelen ihraç ve tutuklamalar; toplumsal bölünmüşlük, adalete dair güvensizlik, dünyadan izolasyonun ülke içi ekonomik ve toplumsal yansımalarını, son yirmi otuz yıldır süregelen sorunları ivmeli bir şekilde arttırmıştır.

Ötekine öfke ve kendinden olana koşulsuz hoşgörü adaletin, teknik anlamda hukuk sisteminin çok iyi yapılanmış dahi olsa, işlemesini imkansız hale getirmiştir. İşlemeyen bir adalet algısı öfkenin temel faktörlerinden birisidir ve intihar bir yönüyle öfkenin kendine dönmüş halidir.” İçinden geçtiğimiz dönemde iktidarın yarattığı toplumsal yıkım ve çürüme hepimizin malumu. Çalışma yaşamı, devlet bürokrasisi ve hukuk açısından büyük bir yıkımın eşiğindeyiz ve bu eşik kimilerimiz için aynı zamanda intiharın eşiği.

Adaletsizlik karşısında on binlerin milyonların öfkesini örgütlü güce, kolektif dayanışmaya ve eşitlikçi bir talep hareketine dönüştürmeyi önümüze koymadığımız sürece aynı derdi paylaştığı kalabalıklar içinde yalnız ve çaresiz hissedenlerin intiharına kahrolarak seyirci kalacağız. Sönen her bir yaşam, Türkiye emek hareketinin işsizlik ve yoksulluk pençesindeki yüz binleri örgütlemeyi acil bir görev olarak önüne koyması gerektiğini sarsıcı bir biçimde gösteriyor. Çaresiz kalma değil kolektif bir çare yaratma zamanı.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Türkiye NATO’nun ‘ileri üs bölgesi’ mi oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Önce Rusya-Ukrayna savaşı, ardından ABD’nin birçok ülkeyi tehdit eden çıkışları ve nihayet ABD ile İsrail’in İran’a saldırısıyla zirveye ulaşan, ekonomik...

1 Mayıs: Almanya’da sıradan bir gün

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Savaş ve kriz sarmalı Almanya’daki egemen siyaseti ve temsil ettikleri sermaye fraksiyonlarını her zamanki yöntemlerine başvurmaya itiyor: Krizin ve militarist...

Madencinin zaferi ve 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Maden işçilerinin destansı direnişi, 1 Mayıs öncesi tüm emekçilere yeni bir moral ve güç kaynağı oldu. Önce bastıracaklarını düşündüler. İşçilerin...

140 yıl sonra 1 Mayıs’ta Dünya ve Türkiye işçi sınıfının durumu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bundan 140 yıl önce ABD’de 13.000 işyerinde çalışan 300.000 işçi iş bırakarak sokaklara çıktı. Eylemlerinin nedeni, günde 16 saati bulan...

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Sonraki Haber

İstanbul seçimlerinin sunduğu tarihi fırsat-İsa Taşçı

SON HABERLER

Gelin duvarları birlikte yıkalım

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Türkiye NATO’nun ‘ileri üs bölgesi’ mi oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Göç yollarında kadın emeği: Urfa’nın görünmeyen işçileri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs: Almanya’da sıradan bir gün

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1. Lig’de son hafta: Süper Lig’e çıkacak ikinci takım yarın belli oluyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İsrail ordusu Lübnan’da manastır vurdu: Ateşkese rağmen can kaybı artıyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Trump: İran’ın yeni teklifini kabul etmedim, anlaşma olacağından emin değilim

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır