İran, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırıları sona ermeden ABD ile hiçbir müzakere yürütmeyeceğini açıkladı. Tahran yönetimi, arabulucular üzerinden yürütülen mesaj trafiğini durdururken ateşkes ihlallerinden Washington ve Tel Aviv’i sorumlu tuttu
İran, İsrail’in Lübnan ve Gazze’ye yönelik saldırıları sona ermeden ABD ile hiçbir müzakere yürütülmeyeceğini açıkladı. Tahran yönetimi, arabulucular üzerinden sürdürülen mesaj trafiğini askıya alırken ateşkes ihlallerinin sorumluluğunu ABD ve İsrail’e yükledi.
Mesaj trafiği askıya alındı
İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, iki ülke arasında arabulucular üzerinden yürütülen mesaj alışverişinin durdurulduğunu duyurdu. Kararın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle alındığı belirtilirken, haberde İsrail’in Lübnan ve Gazze’deki operasyonlarını sonlandırmasına yönelik talepler karşılanmadığı sürece herhangi bir görüşme yapılmayacağı ifade edildi.
Arakçi: İhlal tüm cepheleri kapsar
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ateşkesin yalnızca belirli bir bölgeyi değil Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını vurguladı. Arakçi, herhangi bir cephede gerçekleşecek ihlalin tüm cephelerde ihlal sayılacağını belirterek sonuçlarından ABD ve İsrail’i sorumlu tuttu.
Bekayi: Lübnan ateşkesi nihai anlaşmanın parçası olmalı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında Lübnan’daki ateşkesin savaşı sonlandıracak nihai bir anlaşmanın ayrılmaz parçası olduğunu söyledi. Bekayi, İsrail’in görünürdeki ateşkese rağmen Lübnan’da ve işgal altındaki Filistin topraklarında ağır saldırılarını sürdürdüğünü belirterek ABD’nin bölgedeki rolüne dikkat çekti.
ABD’nin açıklamaları ile talepleri arasındaki çelişkinin müzakere sürecini uzattığını dile getiren Bekayi, mevcut aşamada nükleer konuların gündemde olmadığını da kaydetti.
Dondurulan varlıklar ve yeniden yapılanma
İran’ın 2015 nükleer anlaşması kapsamında dondurulmuş varlıklarının kendilerine ait bir hak olduğunu vurgulayan Bekayi, herhangi bir imtiyaz talep etmediklerini, yalnızca ülkeye ait kaynakların iadesini istediklerini açıkladı. Savaş sonrası yeniden yapılanmaya yönelik 300 milyar dolarlık fon talebi iddialarına da değinen Bekayi, yeniden inşa koşullarının müzakere başlıklarından biri olduğunu ancak konunun karmaşık ve çok sayıda ayrıntı içerdiğini söyledi.
NATO’ya Hürmüz uyarısı
Bekayi, NATO’nun Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve Basra Körfezi’ne yönelik olası bir girişiminin bölgedeki krizi derinleştireceğini uyarısında bulundu. NATO ve AB ülkelerinin sorumluluk almak istiyorsa öncelikle İsrail ve ABD’yi hesap vermeye çağırması gerektiğini de sözlerine ekledi.
DIŞ HABERLER









