Manisa Akhisar T Tipi Cezaevi’nde işkence gören Volkan Ayvazlı’nın yaşadıklarını anlattığı anlara ulaştık:
- Gardiyan tarafından ağır fiziksel şiddete maruz kaldığını şu sözlerle anlatıyor: Yarım saat tekmeyle, yumrukla yüzüme vuruyorlardı… Hep yüzüme vuruyorlardı. Gözüm şişti, gözüm kapandı
- Yaşadığım şiddetten dolayı baygın halde bırakıldım Darp sonrası bilincim kaybettim. Cezaevinde ‘kafes’ olarak tabir edilen bölüme konuldum ve kusarak kendine geldim
Zana Kaya
Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nde şiddete maruz kalan tutsak Volkan Ayvazlı, haber serimizin bu bölümünde bizzat kendisi yaşadıklarını anlatıyor. Ayvazlı’nın yaşadıklarını tüm detaylarıyla annesine anlattığı yeni görüntülere ulaştık. Ayvazlı’nın anlatımları, Manisa Akhisar T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nun işkenceyi yalanlayan açıklamasını delillerle yalanlıyor. Ayvazlı’nın annesine anlattıkları, yayınladığımız görüntülerde yer alanlar işkenceyi doğrulayan bilgiler içerirken, çok daha ağır şiddete mazur kaldığını gösteriyor. Ayvazlı, özellikle koridorlarda işkence gördüğünü, işkence sonrası kafes denilen bir yere konulduğunu, kusarak kendine geldiğini, hastanenin “Ranzadan düştü” şeklinde rapor vermeye çalıştığını anlatıyor.
Yüzümü tekmelediler
7 Şubat 2025 tarihinde yaşadığı şiddet sonrası annesiyle yaptığı görüntülü telefon görüşmesinde Volkan Ayvazlı, çok sayıda gardiyan tarafından ağır fiziksel şiddete maruz kaldığını şu sözlerle anlatıyor: “Yarım saat tekmeyle, yumrukla yüzüme vuruyorlardı… Hep yüzüme vuruyorlardı. Gözüm şişti, gözüm kapandı.”
7-8 memur dövüyordu
Çok sayıda memurun saldırısına maruz kaldığını belirten Ayvazlı, “7-8 tane memur dövüyordu… 3-4 tanesi de tutuyordu” diye anlatıyor. Telefon görüşmesinde, şiddetin yalnızca kısa süreli bir müdahale olmadığını; uzun süre devam eden sistematik bir darp olduğunu vurguluyor.
Kafese kapatıldım
Ses kaydındaki en çarpıcı bölümlerden biri de yaşadığı şiddetten dolayı baygın halde bırakıldığını anlatması oluyor. Ayvazlı, darp sonrası bilincini kaybettiğini, cezaevinde “kafes” olarak tabir edilen bölüme konulduğunu ve kusarak kendine geldiğini ifade ediyor: “Beni kafese koyuyorlar… Orada kusuyorum, kendime geliyorum… Ondan sonra hastaneye götürüyorlar.” Ayvazlı, hastanede kendisine “Ranzadan düştü” şeklinde rapor verilmeye çalışıldığını, işkencenin kayıt dışına alınmaya çalışıldığını anlatıyor.
Görüntüler doğruluyor
Ayvazlı, koğuşta yaşanan diğer tutuklularla kavgasında herhangi bir ciddi yaralanma yaşamadığını özellikle vurguluyor. Asıl şiddetin koğuştan çıkarıldıktan sonra, kamera kayıtlarında eksik olduğu belirtilen koridor bölümünde gerçekleştiğini anlatan Ayvazlı, şöyle vurguluyor: “Koğuşta ben hasar almıyorum… Kamera beni görüyor, bende hiçbir şey yok. Bahçeye çıkıyorum, bahçede de bende hiçbir şey yok. Koğuştan çıkardılar… Koridorda dövdüler.” Gazetemizin yayınladığı görüntüler, Ayvazlı’nın bu ifadelerini doğruluyor.
Delil karartma şüphesi
Ailenin ve avukatın dikkat çektiği temel çelişki de burada ortaya çıkıyor: İlk görüntülerde yüzünde hiçbir darp izi olmayan Volkan Ayvazlı, ilerleyen görüntülerde yüzü gözü şişmiş, yürüyemeyecek halde ve iki görevlinin desteğiyle taşınırken görülüyor. Aile, özellikle koğuş bahçesinde şiddetin başladığı anda el kamerasının kapatılmasını ve koridordaki kritik dakikalara ait eksik görüntüleri “delil karartma şüphesi” olarak değerlendiriyor. Cezaevi kayıtlarında özellikle 16:15-16:30 arasındaki görüntülerin tam sunulmamış olması şüphe uyandırıyor. Avukat tarafı, tüm ham kamera kayıtları, yaka kamerası görüntüleri, telefon kayıtları ve sağlık evraklarının bağımsız bilirkişiler tarafından incelenmesini ve etkin soruşturma talep ediyor.
İktidar basını ne diyecek?
Gazetemizin ulaştığı görüntüler sonrası işkenceyi meşru gösteren haberlere yer veren hükümete yakın basında yer alan ve cezaevi idaresi tarafından servis edildiği iddia edilen Ayvazlı’nın ifadeleri, işkence tehdidi ile ifade alındığı iddialarını da gündeme getiriyor. Ayvazlı annesine işkencenin tüm detaylarını anlatırken, cezaevi idaresine verdiği ifadede bundan sakınıyor. Böylece hükümete yakın basında en önemli dayanak yapılan Ayvazlı’nın ifadeleri, bizzat kendisi tarafından yalanlanmış oluyor. Bu çelişki, işkence tehdidi ile ifade verdiği şüphesini doğuruyor. Gazetemizin ulaştığı görüntüler de bunu doğruluyor. Hükümete yakın bazı basın yayın organlarının haberi ile cezaevi idaresinin açıklamaları, süreç karşıtı bir özel savaş ekibinin aktif olduğuna işaret ediyor.









