• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ali Sinemilli

‘Kürdün ölüm fermanını yırttın sen’

11 Ağustos 2026 Salı - 23:00
Kategori: Ali Sinemilli, Manşet, Yazarlar

Bu yanıyla yasanın eleştirilecek, hatta kabul edilemez yanları çok. Buna şüphe de yok. Fakat yasa bunlardan mı ibaret? Elbette hayır. Dikkat edilirse, Önder Apo yasanın bir başlangıç olduğunu, demokratik siyaset için bir kapı aralayabileceğini dile getirdi

Ali Sinemilli

‘Kürdün ölüm fermanını yırttın sen

Tutunacak dalımızsın sen bizim

Tüm cihana Kürt ölmedi dedirten

Esen hayat yelimizsin sen bizim’

Diyor Ali Haydar Kaytan, kurucusu olduğu PKK’yi anlatırken… Üstelik bu sözleri 1986’ da kaleme alıyor. Yani daha ortada PKK’nin ne yapacağı, nasıl sonuçlar doğuracağı da belli değil. Ama o, inançla ve büyük bir gururla, o günlerden bugünleri görür gibi dizeleri peş peşe sıralıyor.

Şimdi, bu şiirin yazılışından tam 40 yıl sonra yine hararetli bir biçimde PKK tartışılıyor, PKK’nin öncülük ettiği mücadele tartışılıyor. Hemen herkes durduğu yerden olup bitenleri yorumlamaya çalışıyor. Malum! ‘Çerçeve yasa’ üzerinden yapılan tartışmalar ülkenin temel gündemi. Yasanın dilinden başlayarak içeriğe kadar neredeyse her konuda bir tartışma söz konusu. Mesela, Meclis’ten geçen yasa hâlâ sorundan söz etmiyor, bilindik retorikle ‘terör’ diyor. Kürt sorununun çözümüne dair bir tartışması yok yasanın. Kürt halkının baş müzakerecisi Önder Apo’nun statüsüne ilişkin yasada açık, anlaşılır bir vurgu yok. Adeta, silahla başlayan, silahları nasıl devre dışı bırakırız ile biten bir yasa var ortada.

Halbuki, Türk egemenlerine göre PKK’nin elindeki silahların öyle tehdit oluşturan bir durumu da yoktu. Savaş zaten kazanılmış, söz düzeyinde dahi, dile getirilmekten korkulan ‘düşman’ yenilmişti. Buna rağmen yasanın merkezine silahların konulması, silahlı güçlerin konulması, öncesinde söylenenlerin de, bir nevi reddi anlamına geliyor.  Öyle ya, ‘tehdit’ oluşturmayan silahlar bu kadar her şeyin merkezine konuluyorsa, demek ki, niyet edilen ile beyan edilen aynı değil.

Bu yanıyla yasanın eleştirilecek, hatta kabul edilemez yanları çok. Buna şüphe de yok. Fakat yasa bunlardan mı ibaret? Elbette hayır. Dikkat edilirse, Önder Apo yasanın bir başlangıç olduğunu, demokratik siyaset için bir kapı aralayabileceğini dile getirdi. Görünen o ki, diğer tüm yanlarıyla birlikte yasanın böyle bir yanı da var ve önem arz eden, değer verilmesi gereken yanı da bu oluyor.

Biliyoruz ki, Türk devlet geleneği soykırımcı, sömürgeci bir gelenek. Çok gerilere gitmeye gerek yok. Sadece cumhuriyet dönemi bile onlarca katliam örneği ile dolu. Kim bu devlete karşı gelmiş, ‘isyan’ etmişse sonu ya dar ağaçları ya da en acımasız bir biçimde katledilmek olmuştur. Bugün de bu geleneğin, zihniyet kodları itibariyle benzer bir muhtevaya sahip olduğu tartışma götürmez. Bu zihniyet sahipleri fırsatını bulsa, imkân yaratsalar aynı politikayı, aynı yöntemler ile hayata geçirmekten geri durmazlar. Bu açık, fakat buna rağmen görüyoruz ki, devlet aklı başka yol ve yöntemleri denemeye de kendisini mecbur hissediyor. Eski, bilinen yöntemleri çare olarak görse de, yenilerine başvurmayı da gerekli görüyor.

Kuşkusuz, devleti bu yeni yol ve yöntemleri denemeye savaşın geldiği düzey, bir türlü ‘yenilemeyen’ PKK, her daim ayakta olan Kürt halkı ve en önemlisi de Önder Apo’nun tarihsel çözüm yaklaşımı yol açıyor. Bunlar olmasa, PKK yenilmiş olsa, Kürt halkı Özgürlük Hareketi etrafında yek vücud durmasa, sadece Bakur’da değil diğer Kürdistan parçalarında da ayakta olmasa, devlet aklının bu adımları atması mümkün değildir. Eksik de olsa, yetersiz de olsa bu adımlar atılıyorsa nedeni bu arka planda gizli.

Diğer yandan Önder Apo da, Özgürlük Hareketi de başından bu yana bu sürecin bir mücadele süreci olduğunu dile getirdi. Yani birilerinin niyet okumalarıyla, devlet adım atmaz ‘tespitleriyle’ yürünecek bir süreç zaten yoktur. Ne olacaksa mücadele ile olacak, direnerek olacak.  Ki, Özgürlük Hareketi’nin tarihi, mücadele ederek düşmanı geriletme, adım attırma tarihi oluyor.

Unutmayalım ki, T.C. – buna Osmanlı dönemi de dahil edilebilir- tarihinde ilk defa düşmanıyla masaya oturuyor, sorunun çözümünü tartışıyor. T.C. tarihinde ilk defa ‘düşman’ muhatap alınarak bir yazılı metin üzerinde uzlaşmaya varılıyor. Sözün yerini yazı alıyor, belgeler alıyor.

Evet, Lozan’dan bu yana inkâr edilen, imhası için de başvurulmadık yol kalmayan Kürt, bir varlık olarak kabul ediliyor. Varlığı kabul edilen Kürdün eşit ve özgür yaşamasının yolu açılıyor.  Kuşkusuz, bu yol da zahmetli, büyük bir azim ve irade ile çalışmayı şart kılıyor. Fakat tam da bu noktada devreye PKK’nin yarattığı ruh giriyor. Sadece özgürlük militanlarına değil tüm topluma sirayet eden ruh. O ruh ki, yenilmez. Daima canlı, her an atılgan. Yeri gelir 88’inde oğlunun mezarını görmek için Cudi Dağı’na tırmanan Fatime Ana olur, yeri gelir 18’inde bir genç olur, yeri gelir Fatime Analara yeni bir ülkeyi armağan etmek için feda geleneğinin yolcusu olur.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

Sonraki Haber

Ya demokratik değişim ya kaosta ısrar

Sonraki Haber

Ya demokratik değişim ya kaosta ısrar

SON HABERLER

 Rusya, Ukrayna’ya ait botu vurdu

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Ya demokratik değişim ya kaosta ısrar

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

‘Kürdün ölüm fermanını yırttın sen’

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Barış ve demokrasi dalgası

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Amed’de uyuşturucu ve fuhuşa karşı halk buluşmaları ve yürüyüş

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Kolombiya’daki depremde can kaybı 240’a yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır