Akademisyen Dr. Ubeydullah Platin ile Kürtçenin eğitim dili haline gelmesi için yürütülen hazırlıkları konuştuk:
- Resmi izin verildiği anda alanında uzman olan arkadaşlar görevlendirilebilir, güncel eğitim teknikleriyle müfredatlar hazırlanabilir ve süreç kısa sürede tamamlanabilir. Bugün eksik olan hazırlık değil, bunun resmi olarak kabul edilmesidir
Şirin Bayık
Türkiye’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum sürecine ilişkin tartışmalar sürerken, Kürt meselesinin en temel başlıklarından biri olan anadilinde eğitim talebi hala karşılık bulmuş değil. Yıllardır inkâr, yasak ve asimilasyon politikalarının hedefi olan Kürtçe, kamusal yaşamda ve eğitim sisteminde hak ettiği statüye kavuşamadı. Ancak Kürt Dil Kurumları tüm engellere rağmen önemli çalışmalar yürütüyor. Kürtçe dil eğitimi, felsefe gibi alanlarda çalışmalar yürüten Dr. Ubeydullah Platin ile Kürtçenin eğitim dili olarak kurumsallaşması için yürütülen hazırlıkları, resmi statünün önemini ve Rojava ve Başur’da eğitim modellerini konuştuk.
- Kürtçenin resmi eğitim dili olması konusunda ciddi bir talep var ve kimi saha araştırmalarında bu oranın her geçen gün arttığı açığa çıkıyor. Ancak henüz bu konuda yasal engeller aşılmış değil. Bildiğiniz gibi aynı zamanda Türkiye’de Barış ve Demokratik Toplum süreci var ve dil de bunun önemli bir parçası. Eğer bu talep devletten karşılık bulursa bugün Kürtçe eğitim nasıl sağlanacak? Hazırlıklar ne aşamada?
Kürtçe bugüne kadar hem sivil toplum kuruluşları hem de siyasi partiler aracılığıyla, özellikle özel kurslar yoluyla öğretildi. Ancak bu süreç başladıktan sonra bazı önemli değişikliklerin gerçekleşmesi gerekiyor. Bunlardan ilki, Kürtçenin resmi okullarda okul öncesinden başlayarak ilkokul, ortaokul ve lisenin tüm kademelerinde eğitim dili olarak devlet tarafından tamamen kabul edilmesidir. Eğer bu şekilde olursa artık ciddi bir kaygımız kalmaz. Neden? Çünkü Rojava’da bu konuda bir deneyim var. Orada hem eğitim materyalleri hem de müfredat hazırlandı. Aynı şekilde Başur’da (Güney Kürdistan) yaklaşık yirmi yıldır sistemli bir şekilde eğitim müfredatı uygulanıyor. Bu statü sağlandıktan sonra bütün kurumlarımız resmi kurumlarla iş birliği içinde müfredat ve eğitim materyallerini hazırlayabilir. Materyallerin hazırlanması için gerekli koşullar ve yöntemler ortaklaşa belirlenebilir. Benim asıl vurgulamak istediğim nokta şu: Resmi statü sağlandıktan sonra geri kalan işler çok daha kolay yürür. Çünkü bu artık siyasal bir mesele olmaktan çıkar. Uzmanlarımız ve ilgili arkadaşlarımız çeşitli komisyonlar kurarak çalışmalarını çok daha rahat sürdürebilirler. Nitekim bugün bile belirli bir eğitim sistemi oluşturmak amacıyla çeşitli girişimler sürüyor. Kürt diliyle ilgili bütün kurumlarımız ortak programlar hazırlamaya çalışıyor. Bu da gelecek açısından umut verici bir gelişmedir.
- Bu çalışmalardan örnek verebilir misiniz?
Tabii ki. Örneğin ilk adım, ilkokuldur. İlkokul için ilgili kurumlarımız ortak komisyonlarını oluşturmuş durumda ve eğitim materyalleri ile müfredat üzerinde çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu yalnızca başlangıçtır. Sürece ve elde edilecek statüye bağlı olarak bu çalışma daha sonra ortaokul ve liseye de yayılacaktır. Burada yalnızca sivil toplum kuruluşları yer almayacaktır. resmi statü verildiğinde devletin resmiyeti bu süreci daha hızlı ve daha güçlü hale getirecektir. Çünkü ekonomik kaynaklar artık sorun olmaktan çıkacak, her şey daha kolay, daha planlı ve daha hızlı ilerleyecektir.
- Eğitim modelinde anadili Kürtçe olan, Kürtçe bilen veya bilmeyen, ilkokul düzeyi veya lise düzeyi gibi farklılıklarda nasıl bir yöntem izlenecek?
Pedagojik açıdan iki dilli eğitim modeli bulunmaktadır. Buna göre farklı modeller uygulanabilir. Kürtçeyi bilen çocuklarla hiç bilmeyen çocuklar aynı programı takip etmez. Kürtçe bilen öğrenciler için mevcut dili geliştiren programlar hazırlanırken, dili hiç bilmeyen öğrenciler için farklı öğretim programları uygulanır. Dolayısıyla eğitim modeli çocukların ihtiyaçlarına göre şekillenir. Bunun dünyada uygulanmış örnekleri ve pedagojik çözümleri zaten mevcuttur.
- Eğitim materyalleri hazırlanırken Kürdistan’ın dört parçası için ortak terminoloji gözetilecek mi? Buna ilişkin çalışmalar var mı?
Yaklaşık on beş yıldır eğitim terminolojisi üzerine çalışıyorum. Amacımız eğitim alanındaki kavramların standartlaştırılması ve Kürdistan’ın dört parçasındaki insanların ortak kavramlarla birbirlerini anlayabilmesidir. Bu standartlaşma uzun bir süreçtir. Dilbilimciler bu süreci yürütüyor ve standart kabul edilen kavramlar belirleniyor. Müfredat ve materyal hazırlayan ekipler de bu standart kavramları esas alıyor. Böylece birbirini anlamama gibi sorunlar ortadan kalkıyor. Aynı zamanda özellikle standartlaşma üzerine çalışan kurumlar da var. Örneğin Mezopotamya Vakfı hukuk, sağlık ve eğitim alanlarında standartlaşma üzerine çok önemli çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar da dört parça Kürdistan perspektifiyle gerçekleştiriliyor.
- Rojava’daki eğitim modeli deneyimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Rojava’da hazırlanan müfredatın kaç bölümden oluştuğunu tam bilmiyorum. Ancak Rojava Devrimi’nden sonra ilk kez ilkokuldan liseye kadar bütün eğitim müfredatı tamamen Kürtçe hazırlandı ve uygulandı. Bu sistemden çok sayıda öğrenci mezun oldu ve diplomalarını aldı. Ancak bu diplomaların resmen tanınması için Şam’daki merkezi yönetimin bunları kabul etmesi gerekiyordu. Son gelen bilgilere göre merkezi yönetim artık Özerk Yönetim’in verdiği eğitim diplomalarını kabul etmiş durumda. Bundan sonra gelecekte hangi eğitim sisteminin uygulanacağı henüz belli değil. Görüşmeler ve süreç devam ediyor. Ancak her durumda orada müfredat ve eğitim materyalleri konusunda çok önemli bir deneyim oluştu. Bundan sonra Kürdistan’ın dört parçasındaki kurumlar bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabilir ve müfredat ile eğitim materyalleri konusunda birlikte çalışabilirler. Bu gerçekten çok büyük bir kazanımdır.
- Burası için örnek olabilir mi?
Elbette, bütün bunlar elde edilecek resmi statüye bağlıdır. Çünkü devlet ilkokuldan ortaokula, liseye ve üniversiteye kadar hangi düzeylerde izin verirse süreç de buna göre şekillenecektir. Dolayısıyla sorduğunuz sorunun yanıtı tamamen bu sürecin nasıl kabul edileceğine bağlıdır. Resmi izin verildiği anda alanında uzman olan arkadaşlar görevlendirilebilir, güncel eğitim teknikleriyle müfredatlar hazırlanabilir ve süreç kısa sürede tamamlanabilir. Bugün eksik olan hazırlık değil, bunun resmi olarak kabul edilmesidir.
- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Kürtçenin gelişimi yalnızca okullarla sınırlı değildir. Bugün sosyal medya da dilin yaşatılması ve yaygınlaşması açısından çok güçlü bir araç haline gelmiştir. Eğitim sistemiyle birlikte toplumsal yaşamın bütün alanlarında Kürtçenin kullanımının artması, dilin geleceği açısından belirleyici olacaktır.









