• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
3 Haziran 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Kürtleri beyaz perdeye taşıyan ilk film: Zarê

3 Haziran 2026 Çarşamba - 11:53
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kültür

Zarê, 1926 yılında Êzidî Kürtler üzerine çekilmiş sessiz bir dram filmi. Kürtlerin toplumsal yaşamını beyaz perdeye taşıyan ilk yapım olarak kabul edilen film, 9 Kasım 1926’da gösterime girdi

Zarê, 1926 yılında Ermenistan’da çekildi. Senaryosu, Hakob Gazaryan’ın “Zarê’nin Kaderi” adlı kısa öyküsünden esinlenerek hazırlandı. Filmin yönetmenliğini Hamo Beknazaryan yaptı. Film, Türkiye’de ilk kez 2011 yılında düzenlenen “!f İstanbul” festivali kapsamında gösterildi. Gösterim için Ermenistan’dan filmin 35 mm’lik bir kopyası getirildi.

Başlangıçta sessiz film olarak çekilen Zarê, daha sonra 1970’li yıllarda Sovyetler Birliği’nde yaşayan Kürt aydını Casim Celil, müzisyen kızı Cemîla Celil ve Kerem Seyyat’ın katkılarıyla seslendirilerek yeni bir versiyona dönüştürüldü. Bu sesli versiyon Ermenistan’da gösterime sunuldu. Türkiye’de ise Kürtçe ve Türkçe altyazılarla izleyiciyle buluştu.

Görsel bir belge

Sessiz sinema dönemine ait olan Zarê, Êzidî Kürtlerin yaşamını, geleneklerini ve toplumsal yapısını konu alıyor. Film, genç bir Êzidî kadın olan Zarê’nin hikayesini ve karşı karşıya kaldığı toplumsal baskıları anlatıyor. Bu yönüyle yalnızca bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda dönemin Kürt toplumuna dair görsel bir belge niteliği taşıyor.

Kürt sinema tarihinin başlangıç noktası

Zarê, Kürtlerin yaşam biçimini, kıyafetlerini ve geleneklerini beyaz perdeye yansıttığı için Kürt sinema tarihinin başlangıç noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Film, Kürt toplumunun feodal yapısı içinde dini otoritenin nasıl bir baskı ve sömürü aracı olarak kullanılabildiğini de çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Öte yandan film, iktidar ve nüfuz sahibi kişilerin kendi çıkarları için her türlü yönteme başvurabildiğini de gözler önüne seriyor. Bu durum, rüşvet mekanizmalarının işletilmesi, köy şeyhinin yönlendirilmesi ve bazı geleneksel unsurların çıkar amaçlı kullanılması üzerinden anlatılıyor.

Film, Temûr Bey adlı Kürt bir ağanın halkın çaresizliğini ve bilgisizliğini nasıl istismar ettiğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Zarê ile çoban Seydo’nun aşk hikayesi üzerinden ilerleyen yapım, ağalık sistemi, başlık parası ve çok eşlilik gibi dönemin toplumsal sorunlarını da ele alıyor.

Yedi bölümlük bir film

Zarê yalnızca bir aşk hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda Kürtlerin günlük yaşamını belgeleyen önemli bir yapım olarak öne çıkıyor. Dönemin sınırlı teknik imkanlarına rağmen film, günlük yaşama ilişkin çok değerli görüntüler içeriyor. Bu görüntüler, Kürtlerin kültürü ve yaşam biçimi hakkında önemli bilgiler sunuyor. Nitekim filmin alt başlığı da “Kürtlerin yaşamı üzerine yedi bölümlük bir film” olarak yer alıyor.

Filmin dikkat çeken yönlerinden biri de dini liderlerin toplum üzerindeki etkisinin, iktidar sahipleri tarafından nasıl bir baskı aracı olarak kullanılabildiğini göstermesi. Bu yönüyle Zarê, yalnızca sinema tarihi açısından değil, Kürt toplumunun sosyal ve kültürel tarihini anlamak açısından da önemli bir eser olarak değerlendiriliyor.

1926’dan günümüze uzanan bir hatıra olarak Zarê, Kürtlerin beyaz perdeyle ilk buluşmalarından birini temsil etmeye devam ediyor.

Kaynak: NûJINHA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Mehmet Sincar dosyasında alınan karara tepki: Gerçek adalet yüzleşmeyle gelir

Sonraki Haber

Öğretmen Zehra Arefimehr tutuklandı

Sonraki Haber

Öğretmen Zehra Arefimehr tutuklandı

SON HABERLER

HPG: İran’ın saldırısında Heqî Karer yoldaşımız şehadete ulaştı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

Öğretmen Zehra Arefimehr tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

Kürtleri beyaz perdeye taşıyan ilk film: Zarê

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

Mehmet Sincar dosyasında alınan karara tepki: Gerçek adalet yüzleşmeyle gelir

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

İsrail’den Lübnan’a yoğun bombardıman: Bilanço ağırlaşıyor

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

9 yıldır kızlarının cenazesini arıyor: Bir mezarları olsun

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

Donetsk’te yolcu otobüsüne İHA saldırısı: 7 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
3 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır