İran halklarının çoğulcu birlikteliğe ihtiyacı olduğunu söyleyen PJAK Liderlik Konseyi Üyesi Siamand Moeini, ‘Halkların birliği ve gelecekteki İran’ın yeni temeli demokratik bir zihniyetle kurulmalıdır’ dedi
İran muhalefeti geniş katılımla 11 Haziran’da (yarın) Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda İran’ın geleceğine dair “Demokratik Bir İran’ı Birlikte Örüyoruz” konferansı düzenleyecek. Konferansta farklı siyasi görüşler, halklar ve inançlar temsil edilecek. Konferansta konuşmacı olan PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) Liderlik Konseyi Üyesi Siamand Moeini, değerlendirmelerde bulundu. Rejim politikalarının ülke içinde ve dışında sorunlar yarattığını belirten Moeini, çözüm için ortak mücadele hattı oluşturulması gerektiğini ifade etti.
‘Politikalar farklı alanlarda sorunlar yarattı’
Rejimin politikalarının ülke içinde, bölgesel ve küresel sorunlar yarattığına dikkati çeken Moeini, “İran devleti, İran halkına ve hatta komşu ülkelere karşı düşmanca politikasını yoğunlaştırdı ve genişletti. İran halkı, özellikle Kürt halkı, protestolarını dile getirdi ve bu da Kürt halkının ve tüm İran halklarının ayaklanmasına yol açtı. Aynı zamanda, İran rejimi, aynı otoriter zihniyetle komşu ülkelere karşı düşmanca davrandı ve bu da İran’ın ABD ve İsrail’e karşı savaşına yol açtı” diye konuştu.
Rejimin tutumuna karşı geliştirdikleri politikalarla PJAK’ın birçok alana yayıldığını belirten Moeini, “Jin, jiyan, azadî hareketinden sonra dünya ülkeleri Kürt meselesine odaklandı ve PJAK bu diplomatik ilişkinin merkezi haline geldi. Bu nedenle, PJAK’ın diplomasisinin şimdi daha aktif olduğunu görüyorsunuz” dedi.
‘Halkların koordineli çalışması önemli’
Halkların böylesi bir konferansa ve buradan çıkacak yol haritasına ihtiyacı olduğunu söyleyen Moeini, “Konferansı düzenlemenin nedeni, İran halklarını örgütlemek ve aktif bir muhalefet olarak İran’ın gelecekteki alternatifini demokratik bir çerçevede inşa etmek ve şovenist zihniyete sahip insanların ve örgütlerin hareketini engellemek. Halkların birliği ve gelecekteki İran’ın temeli demokratik bir zihniyetle kurulmalıdır” ifadelerini kullandı. PJAK olarak halkların ortak mücadelesini esas aldıklarını vurgulayan Moeini, “PJAK uzun zamandır bu konu üzerinde çalışıyor. İran, farklı milletlerin ve toplulukların bir mozaiği; bu nedenle İran’daki farklı milletlerin ve toplulukların birbirlerinin görüşlerini iyi bilmeleri ve pratikte koordineli bir şekilde çalışmaları önemli, aksi takdirde merkezi hükümet bu farklılıkları kendi lehine kullanacak. Rejimin bunu yapamaması için tüm milletler ve topluluklar projelerini ve planlarını demokratik bir platformda tartışmalı. Bu diyalogda, demokratik cephenin muhalefetini örgütlemek ve harekete geçirmek için ortak bir proje hazırlanmalı. Bu hazırlık yapılmazsa, İran merkeziyetçi şovenizmi bundan tekrar faydalanacak ve böyle bir diktatörlük sistemi devam edecek” şeklinde konuştu.
‘Temel güç halklardır’
Konferansa katılacak farklı kesimlerin önemine vurgu yapan Moeini, “Farklı halklar, siyasi düşünceler ve paradigmalar katılıyor; bu İran’ın mozaik olduğunu açıkça gösteriyor. Bu mozaik, toplum için bir zenginlik haline gelebilir ve bu farklı düşünceler arasında ortak zemin bulabilir ve ortak işbirliği ve koordinasyon için bir çerçeve oluşturabilir. İran halkı, demokratik bir İran’ın geleceğinin dinamik gücüdür. Bu temelde, İran halkının demokratik potansiyelini harekete geçirmeye ve tüm İran ulusları ve toplulukları için demokratik bir bağ oluşturma fırsatları sağlamaya çalışıyoruz. Bu tür konferansların amacı, İran’ın toplulukları ve halkları arasında ortak mücadele noktaları bulmak ve aynı zamanda ortak çalışma için pratik bir mekanizma oluşturmak, bu potansiyelleri ortak bir mücadele için harekete geçirmek ve gelecekteki İran alternatifi için demokratik bir cephe oluşturmak” değerlendirmesinde bulundu.
‘Halklar yönetimi değiştirebileceğine inanmalı’
İran’daki çoklu krize işaret eden Moeini, “Halkların her geçen gün ekonomik, siyasi ve sosyal krizlerle daha fazla boğuştuğu doğru. Siyasal İslam’ın İran sınırlarının ötesine ihraç edilmesi politikası ve rejimin bölgeye müdahalesi, halkı içine alan istenmeyen bir savaşa yol açtı. Bu durum halklara maddi, manevi ve siyasi olarak büyük bir zarar verdi. Bu nedenle, İran halkı ve İran demokratik güçleri öncelikle bu rejimi alt edebileceklerini ve onu iktidardan indirebileceklerini anlamalı. Gelecekteki İran’ın yönetimi için demokratik zemin hazırlanmalı ve İran’ın gelecekteki planları ve projeleri demokratik bir zihniyetle planlanmalı. Bu tür konferanslar, özgür ve demokratik bir İran’ın geleceğini şekillendirecek planların bir parçasıdır ve İran’ın toplulukları ve halkları arasında bir anlayış ve ortak zemin sağlayacak, aynı zamanda sahada demokrasiyi uygulama platformu haline gelecek” diye konuştu.
‘Demokratik bir alternatif’
PJAK’ın uzun zamandır İran’ın diğer uluslarıyla ilişki geliştirmeye çalıştığını belirten Moeini, “PJAK, ortak mücadeleyi daha etkili hale getirmek için uygun bir mekanizma bulmak için mücadele ediyor. İran’ın birçok farklı ulus ve topluluğa sahip ve rejim, İran coğrafyasında bu uluslar ve topluluklar arasında sürekli olarak düşmanlık yaratıyor. Amacımız, demokratik bir İran’ın geleceği hakkında bir tartışma alanı yaratmak ve ulusların ve toplulukların İran’ın geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulamak. Aynı zamanda, merkeziyetsiz ve konfederal bir İran için demokratik bir alternatif aramak için demokratik güçler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi tartışılmalı ve ortak noktalar uygulamaya konulmalı” ifadelerini kullandı.
‘Kürt ittifakının daha ciddi adımlara ihtiyacı var’
Rojhilat’ta oluşturulan İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu’na değinen Moeini, “Uzun süren mücadeleden sonra, altı Kürt partisi bir koalisyon kurma ve bu koalisyon çerçevesinde birlikte çalışma konusunda ikna oldular, ancak bu koalisyon zayıf ve daha ciddi adımlar atması gerekirdi. Gelecekte, bu partilerin bu koalisyonu nasıl gördüklerine ve gelecek için ne gibi projeleri ve planları olduğuna bağlı olarak, Doğu Kürdistan’daki halkımız için tüm İran uluslarının kurtuluş hareketine öncülük etme fırsatı bile olabilir. Kürt halkının özgürlük mücadelesi için tarihi bir fırsat olduğunu düşünüyorum, bu nedenle bu tür bir işbirliği ciddiye alınmalı ve genişletilmeli. Koalisyonun, Doğu Kürdistan Diplomatik Komitesi gibi çeşitli ortak komisyonlar kurmak için adımlar atması gerektiğine inanıyorum. Bu komite, uluslararası diplomasiye güçlü bir yurtsever ruhuna sahip, partilerin çevresinin dışında kalan Kürt diplomatların entelektüellerini ve şahsiyetlerini kullanabilir. Mevcut durumun çok hassas olduğunu ve diplomasinin Kürdistan’ın geleceğini etkileyebileceğini biliyorlar” diyerek ortaklığın büyütülmesi gerektiğini söyledi.
Tarihi aşama
İran halklarının tarihi bir aşamadan geçtiğini vurgulayan Moeini, “İçinde bulunduğumuz dönemin tarihi bir aşama ve geçiş dönemi olduğuna inanıyorum, bu nedenle dönemi ciddi bir şekilde analiz etmeli, tehlikeleri belirlemeli ve aynı zamanda fırsatları değerlendirerek bu fırsatları ülkemizdeki özgürlük ve demokrasiye hizmet etmek için kullanmalıyız. Parti ve ideolojik dogmaların çerçevesinden çıkmalı, ülkemizin çıkarlarını temel almalı ve bu yönde büyük adımlar atmalıyız; bu adımlar zaferimizi sağlayacaktır” dedi.
Haber: Berivan Kutlu / MA









