• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Quto’nun grevcilere Müjdeli haberi var-Veysi Sarısözen

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Açlık grevcileri “kritik” döneme girdi. Leyla Güven’in hayatı artık tehlikede.

Aramızda konuşuyoruz. Herkes kaygılı.

İçimizden birisi, Saray iktidarı için “vicdansızlar” diye mırıldandı.

“Vicdansızlar!”

Bir iki kişi aynı sözcüğü tekrarladı: “Vicdansızlar…”

“Ölmelerini bekliyorlar…”

Bu “vicdan” ve “bekleme” sözcükleri başımıza geleni anlamama yetti.

Konuşanlar Leyla Güven’in “kimin vicdanına” hitap ettiğini ve “kimleri beklememeye” çağırdığını kesinlikle anlamamışlardı. Saray’ın “vicdansızlığına” öfkeliydiler, ölümleri “bekleyen” vicdansızlığa isyan ediyorlardı.

Oysa Leyla Güven onların, bizim, hepimizin “vicdanına” sesleniyordu; “ölmemi mi bekliyorsunuz?” diye soruyordu.

Açlık grevcileri Erdoğan’a “tecridi kaldır, yoksa yaşamımıza son vereceğiz” demiyor; bize “tecride karşı harekete geçin, tecridi kırın, ölmemizi beklemeyin” diyor. Muhatap Saray değil, biziz. Çünkü Saray zaten onlar ölsün diye bekliyor, biz ise yaşamaları için bir şeyler yapmalıyız. Hiç kuşkusuz Leyla Güven’in eylemi yanıtsız kalmadı. Zindanlarda yüzlerce tutsak bedenlerini ölüme yatırdı. Avrupa’da, Hewler’de süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri başladı. Ve her geçen gün açlık grevine yatanların sayısı artmakta.

Neden?

Bu insanlar neden ucunda ölümün yattığı böyle bir yola koyuldu?

Bizim yüzümüzden.

Bir an için düşünün, kitleler Leyla Güven’in yükselttiği “tecridi kırmak, faşizmi yıkmak, Kürdistan’ı özgürleştirmek” sloganıyla ayağa kalksaydı.

Milyonlar, tutuklanmayı göze alarak alanları doldursaydı.

Öyle “örgüt” kararıyla yapılan mitingler değil, kendiliğinden kabaran bir devrimci dalga ülkeyi baştanbaşa kaplasaydı…

Şimdi ölüm eşiğinde olan arkadaşlarımız, o gün ilk “çorbalarını” içer, ayağa kalkabilenler ayağa kalkar, kalkamayanlar kalkmaya çabalar, az sonra da şimdi sayıları üç yüzü aşan bu devrimci grevcilerin tutsak olmayanları, sokaklardaki halkın arasına karışır, kol kola ve en önde faşizmin üstüne yürürdü.

Ama ölümün eşiğindekiler, ne yazık ki,  “ölüm yolundan dönme” zamanının geldiğine ikna olmuş değiller.

Eksik olan bir şeyler var.

Grevcilerin arasında nice serhildan deneyinden geçenler bu eksik olan şeyin ne olduğunu biliyorlar. 12 Eylül faşizminin Diyarbakır zulmünü yaşayanlar, “üç kibrit”in titrek ışığının özgürlük devrimini aydınlattığını hatırlıyorlar. Ödeyecekleri “bedelin” bu defa da ülkenin karanlığında halkın yolunu aydınlatacağına inanıyorlar. Çünkü onlar kulaklarını toprağa dayamış, halkın öfkesinin serhildanlarda duydukları uğultusunu henüz duyamıyorlar.

Elbette, HDP’nin Bakırköy mitingine katılanları coşkuyla izliyorlar. “Yerel seçim mücadelesini, tecride karşı mücadeleyle birleştiren” politik çizgiye büyük önem veriyorlar. Konuşmaları alkışlıyorlar. Demeçleri destekliyorlar. Valilik izniyle yapılan mitingleri selamlıyorlar. Seçim çalışmalarını heyecanla izliyorlar. Uluslararası alanda diplomasi ataklarına büyük değer veriyorlar. En çok da Adana’da olduğu gibi bir kaç genç yurtseverin köprülere gizlice astığı pankartlar, hemen her yerdeki cesaretli eylemler, onlara kendi mücadelelerini hatırlatıyor.  Ama doğruya doğru, eğriye eğri demenin zamanı.

Tecride karşı mücadelenin bayrağını onların elinden alıp, Amed surlarında dalgalandıranlar ortaya çıkmadıkça, yedi-sekiz yaşındaki çocuklar, şimdi artık delikanlılık çağına gelen ağabeyleri, ablaları gibi Nusaybin’in “hat boylarında” “biji” diye koşuşmadıkça, misyonlarının tamamlandığına inanmayacaklar.

İnanmadıkları için de bedenlerinin iradelerine isyan ettiği her saat, her dakika ve saniyede, bir yandan bedenlerinin isyanını bastıracak, bir yandan da bize seslenmeye devam edecekler.

“Vicdansız rejim ölümleri bekliyor” diye mırıldanan bizlere, “siz neyi bekliyorsunuz?” diye soracaklar.

Benim sevgili arkadaşım, Sur’un yırtık pırtık giysili büyümüş de küçülmüş isyankar çocuğu Quto, “Veysi abe, dedi, bir yandan gözünden akan yaşları gizleyerek, ben Newroz’u bekliyem, grevci abelerimin, ablalarımın, en çok da Leyla ablamın o güne kadar direneceğini düşüniyem, az kaldı, bugün 5 Şubat, bu ay kısadır, arkası Marttır, dağlarda karlar erir, meşeler yeşerir, Kürdün kanı kızışır…O gün tecridin kırılışına az kalır, 31 Mart’ta da kayyımlar silinir süpürülür, arkası gelir.”

Quto’yla konuşana kadar Allah sizi inandırsın, önümüzde Newroz gününün durduğunu unutmuştum. Hatırlattı.

Bu grev zaferle sonuçlanacak. Bütün grevciler Newroz’da buluşacak. Tecrit kırılacak.

Ne demişler, “çocuktan al haberi”. Quto müjdeli haberi verdi.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Entelektüel tartışması, barış ve Öcalan meselesine dair…

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Türkiye’nin entelektüel hayatında tuhaf bir Öcalan paradoksu bulunuyor. Devlet onun etkisini hesaba katıyor. Belirleyiciliği kabul ediliyor. Fakat aynı insanın düşüncelerini...

Sosyal ekonomi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu anlatır. Bir işletmenin başarısı, ne kadar çok insanın hayatını iyileştirdiğiyle değil,...

Azadî Parkı’nda bir şiir çınarı Şêrko Bêkes

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Yaz mevsimi sanki göç mevsimidir şairlerde. Modern Kürtçe şiiri omuzlayan şairlerden Şêrko Bêkes’i de böyle bir Ağustos sıcağında yitirmiştik. O...

Barışın kalıcılaşması için … (1)

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Barış yalnızca silahların susması değil; adaletin, eşitliğin ve rızalığın toplumsal yaşamda yeniden kurulmasıdır. Gasbedilen haklar iade edilmeden, inkâr ve adaletsizliklerle...

Süreç; gizli-saklı buraya kadar

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Görünen o ki  ‘sahada kaybettik, bunu kabul ediyoruz’ ama masada sizi yeneriz demek istiyorlar. Osmanlı’nın torunları olduklarını sık sık vurgulamaları...

Demokratikleşme zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Kürt Halk Önderi Türkiye’yi gerçek anlamda demokratik hale getirme çabası yürütüyor. Bu nedenle sık sık cumhuriyetin demokratikleşmesine vurgu yapıyor. Çünkü...

Sonraki Haber

Katliamda sınır yok

SON HABERLER

Kolombiya Cumhurbaşkanı: ‘Topyekun barış’ politikası bitti

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

İran’dan Hewlêr’e İHA saldırısı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

YPJ Komutanlık üyeleri İçişleri Bakanı ile görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Entelektüel tartışması, barış ve Öcalan meselesine dair…

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Sosyal ekonomi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Azadî Parkı’nda bir şiir çınarı Şêrko Bêkes

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Barışın kalıcılaşması için … (1)

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır