Barışın toplumsallaşması için sanatçıların halkların hikayelerini birbirine götürmesi gerektiğini kaydeden senarist Ezel Akay, ‘Savaş diliyle uğraşmak yerine barışın dilini cazip kılmak lazım’ dedi
Amed’de düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda barışın toplumsallaşmasında sanatın rolü ve misyonu da tartışıldı. Film gösterimleri, tiyatro ve konserler yanı sıra düzenlenen panel etkinliğinde de barışın dilinin sanatla nasıl kurulabileceği, engellerin neler olduğu ve imkanlar tartışıldı.
Foruma katılan yönetmen, senarist, yapımcı Ezel Akay, sanatla barış dilinin nasıl kurulacağını değerlendirdi.
Kürt meselesinin çözümüne dair devlet ve partilerin görüştüğünün altını çizen Ezel Akay, sanatın devletle, partiyle ilgilenmediğini belirtti. Ezel Akay, sanatın halkla ilgilendiğini belirterek, “Çünkü sanatın üreticisi de tüketicisi de halktır” dedi. Halklar arasında ilişki kurmanın yollarından birinin birbirinin hikayelerini öğrenmek olduğunu kaydeden Ezel Akay, bu açıdan hikaye anlatma sanatı olan tiyatronun, edebiyatın, sinemanın ve müziğin önemli bir yerde durduğunu ifade etti.
Savaşın olduğu yerde sanat kalmıyor
Hikaye, müzik, edebiyat, tiyatronun halklar arasında hem ilişkiyi bozabildiğini hem kurabildiğini vurgulayan Ezel Akay, “Biz birbirimiz hakkında önce sempati, sempati yoluyla da bir empati (Kendini başkası yerine koyma) yaratmak zorundayız. Buda ancak birbirimizle ilgili hikayeleri seversek, hoşlanırsak, eğlenirsek onlarla, haz alırsak bu empatik durumu yaratmak mümkündür. Sanatçılar barışı mümkün, cazip, arzulanabilir kılan sanat eserleri yaratmak zorundadır. Hiçbir sanatçı savaştan yana değildir. Çünkü savaşın olduğu yerde sanat kalmıyor” dedi.
Barış dili hakim kılmak gerekiyor
“Ama hamasetten uzak durmak da şarttır” diyen Ezel Akay, “Savaş diliyle uğraşmak yerine barışın dilini cazip kılmak lazım. Savaştan söz etmek yerine birlikte ne kadar eğleniyoruz, birbirimize ne kadar çok şey katıyoruz, bunlarla ilgilenmek lazım. Demokratik sosyalizm konusunda en çok düşünmüş ve pratiğini uygulamış kentlerden bahsetmek lazım. Demokratik sosyalizmin ne olduğunu anlatmak lazım. Belki de demokratik sosyalizm dünyanın geleceğidir, buradan başlamak lazım. Bu, etnik kimliklerden bağımsızlaştıracak bir söylem yaratıyor. O zaman da hiç kimse kimliğinden korkmadan ya da karşısındakinin kimliğinden korkmadan konuşmaya ve beraber harekete geçmeye imkan sağlıyor” diye belirtti.
‘Hikayelerimizi anlatmalıyız’
Halkların hikayelerini birbirine götürebilmenin yol ve yöntemlerinin bulmanın önemli olduğunu ifade eden Ezel Akay, “Şimdi hikaye anlatıcılığının en ilginç özelliği; anlatmak kısmıdır, hikaye kısmı değil. Anlatmak da seyirci ile ilgili bir şeydir. Yani siz bir hikayeyi, seyirciye anlatmak istiyorsanız o seyirciye anlatabilmenin yolunu bulmanız lazım. O seyircinin dili ile konuşmanız lazım. Mesela veya kendi dilinizi -Abuk subuk bir dil olabilir. Kuş dili ile de anlatmak isteyebilirsiniz- ama seyirciye öğretmeniz lazım. Fıkra anlatmada olduğu gibi mesela biri bir fıkra anlatıyor çok gülüyoruz. Aynı fıkrayı başkası anlatıyor hiç gülmüyoruz. İşte bu aradaki şey bizim o elle tutulamayan anlatı denen şey hikaye anlatıcılarının esas aracıdır. Dolayısıyla Kürtçe hikayeleri, Kürtlere anlatmak çok anlaşılır bir şeydir. Ama eğer bir Kürt kendi tarihinden, kimliğinden kaynaklanan bir hikayeyi başka bir kültüre anlatmak istiyorsa onun dilini seçmeli, onun dilden de yalnızca konuştuğumuz dili anlamayın, damarımıza girebilmesi lazım. Seyircisini kim olduğuna karar verme, izleyicisinin kim olduğuna karar vermesi lazım. Yoksa kendi aramızda kendi hikayelerimizi birbirimize anlatıp başkası olanı unutuyoruz. Başkasına yönelmekte esas zorluk var. Ben Kürtçe bir komedi filmi izledim. Son derece amatörceydi ama izlerken gülmekten yerlere yattım. Şimdi bu kadar eğlenerek baktığın zaman ona karşı nefret duyamıyorsun. Bir korku duymuyorsun. Hani ilişkiye geçersem kaybedeceğim diye düşünmüyorsun. Bütün kültürler için geçerlidir” diye konuştu.
Ezel Akay, ayrıca sanatçıların çok iyi, etkileyici ve toplumları rahatlatıcı sanat eserleri yaratmayla sorumlu olduğunu belirtti.
Haber: Berivan Altan – Müjdat Can / MA









