Şêx Seîd ve arkadaşlarının katledilişinin yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen açıklamada yüzleşme ve hakikat temelinde ortak bir gelecek inşa etme çağrısı yapıldı
Şêx Seîd Derneği, Şêx Seîd ve dava arkadaşlarının idam edilmelerinin 101’inci yıldönümü vesilesiyle dernek binasında açıklama yaptı. Açıklamaya Şêx Seid’in akrabaları, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.
Toplantıda konuşan Dernek Başkanı ve Şex Seîd’in torunu Mehmet Kasım Fırat, 1925 yasasının inkar üzerine kurulduğunu söyledi. Mehmet Kasım Fırat, “Tekçilik dayatıldı. Bundan kaynaklı Şêx Seid ve arkadaşları bu inkarı kabul etmediler. ‘Kürtler varız’ dediler ve buna karşı çıktılar. Bu direniş bize ulusal birliğin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. O günden bugüne Kürtler arası birlik için mücadele veriliyor. 1925 yasasını çıkaranlar ve cenazeleri dahi vermeyen bu sistem eğer barış istiyorsa mezarlarımızın yerini söylesinler” çağrısında bulundu.
‘Yolumuzu aydınlatıyorlar’
Ardından açıklama metnini okuyan Şêx Seid Derneği Yöneticisi Bawer Fırat, “Bugün, yalnızca tarihî şahsiyetleri anma günü değil; aynı zamanda adalet, özgürlük ve halkımızın onuru uğruna verdiğimiz sözü yenileme günüdür” dedi.
Şêx Seîd ve arkadaşlarının karanlık bir dönemde Cumhuriyet’in inkâr ve imha politikalarına karşı özgürlük seslerini yükselttiklerini belirten Bawer Fırat, “Onlar, hakikate olan derin inançlarıyla, Kürtlerin var olma hakkını ve kimliğini reddeden düzene karşı bütün benlikleriyle ayağa kalktılar. Onlar sadece dini önderler değildi; aynı zamanda millî iradenin ve onurlu bir yaşam talebinin sembolüydüler. Malları, mülkleri ve canları pahasına, en ağır şartlar altında eşsiz bir mücadele yürüttüler. Onların mücadelesi, askeri baskılar ve idamlarla bastırılmaya çalışılmış olsa da, asla yok edilemeyen bir miras bırakmıştır. Bu miras bugün insan hakları, demokrasi ve halkımızın özgürlüğü mücadelesinin temelini oluşturmaktadır. Bu kutsal dava uğruna hiçbir tereddüt göstermeden canlarını feda eden kahramanlar, bugün de yolumuzu aydınlatan birer ışık olmaya devam etmektedir” dedi.
Yüzleşme çağrısı
Şêx Seîd ve arkadaşlarının hatırasının yaşayan tarihi bir belge olduğunu söyleyen Bawer Fırat, “Bu anma, yalnızca her yıl yapılan bir etkinlik olarak değil, tarihin derslerini düşünme ve değerlendirme vesilesi olarak görülmelidir. Aynı acıları yeniden yaşamamak için demokrasi, eşitlik ve doğal haklarımız konusunda kararlı durmamız gerekmektedir. Toplumun bütün kesimlerine, aydınlara ve adalet sevdalılarına çağrımız şudur: Hiç kimse bu tarihi sayfayı halkların hafızasından silmeye çalışmasın. Tarihin gerçekleriyle birlikte yüzleşmeli ve hakikat temelinde ortak bir gelecek inşa etmeliyiz” dedi.
Davanın takipçisi olacağız
Davanın takipçisi olacaklarını söyleyen Bawer Fırat, şöyle devam etti: “En önemli görevimiz, halkımızın birliğini ve dayanışmasını güçlendirmek ve onların özgür ve onurlu bir yaşam için verdikleri mücadeleyi nihai hedefine ulaştırmaktır. Şêx Seîd Efendi idam sehpasına giderken, aydınlık bir yüz ve gür bir sesle şu sözleri söylemişti: ‘Hayatımın sonu geldi! Halkım ve inancım uğruna canımı feda etmek pişmanlık duyulacak bir şey değildir. Bizim için ağlamayın ve zalimleri sevindirmeyin. Başkaldırımızı doğru anlayın ve bizden sonraki nesillere doğru şekilde anlatın!’ Herkes şunu iyi bilsin ki; bizi darağacına götürenler sadece bedenimizi elimizden aldılar, fakat irademizi, inancımızı ve onurumuzu asla kıramadılar. Biz zalimlerin karşısında başımızı eğmedik ve zulüm önünde diz çökmedik. İşte bu başı dik duruş, bugün de en kutsal mirasımızdır. Bu anma vesilesiyle bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Onların yolu, bizim yolumuzdur.”
Kaynak: MA









