• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Haziran 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Türk-İslam milliyetçiliği paradigması-2-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

1970’li yıllar boyunca ÖHD’nin din ve milliyetçilik ekseninde sürdürdüğü faaliyetin birini Alpaslan Türkeş’in başlattığı milliyetçi/ülkücü hareket, ikincisini de Necmettin Erbakan’ın önderliğini yaptığı Milli Görüş hareketi oluşturdu. ÖHD, MHP ile MSP’ye bağlı paramiliter güçleri kullanarak 5 bin insanın ölümüne yol açan ve 12 Eylül müdahalesine ortam hazırlayan koşulların yaratılmasında etkili oldu. 14 Mayıs 1970’de kurulan ideolojik ve kültürel üretim merkezi olan Aydınlar Ocağı tarafından formüle edilen Türk-İslam Sentezi ilkeleri, önce 12 Mart, ardından da 12 Eylül askeri müdahalesinde ordunun devleti ve toplumu yukarıdan aşağıya doğru yeniden düzenleme ve denetleme fonksiyonuyla örtüşüyordu.

Aydınlar Ocağı’nın temel hedefi, solun gelişmesini önlemek ve sağın ilerlemesi için yeni ekonomik, sosyal ve siyasal projeler üreterek bunların devlet ve hükümet politikaları haline getirmekti. Ocağın kurucu başkanı Süleyman Yalçın’a göre Türk-İslam sentezi, Türklerin öncülüğünde “İslam birliğini kurmak, geliştirmek ve Osmanlı’dan miras olarak bu işlevi devir ve teslim almak tasarımıydı.” Bunun için “Ahlak ve kültür öğelerini, uzun vadeli plan içinde din temeline dayalı olarak biçimlendirmek” gerekiyordu. 12 Eylül müdahalesinin hedefinin, “Milli, manevi ve dini değerlere bağlı bir kuşağın devlet ve toplum hayatında etkili olmaktı” diyen Yalçın, “İmam Hatip Okulları Türkiye’de on binlerce insan yetiştiriyor. Bir süre sonra bunlar daha gür bir sesle çıkacaklar ortaya” diyerek çok önceden öngörüde bulunmuştu.

Türk-İslam Sentezi’nin ideolojik ve siyasal çerçevesi Türk-İslam milliyetçiği paradigmasının temel ilkelerini oluşturdu. Bu süreçte Aydınlar Ocağı tarafından hazırlanan üç temel belgeden biri 24 Ocak 1980 Kararları, ikincisi 1982 Anayasası, üçüncüsü 1983’de yürürlüğe konan Milli Kültür Raporu’ydu. Yalçın’ın “Türkiye’yi, ekonomik istikrar tedbirleriyle dar boğazdan kurtaran prensipler” olarak nitelediği 24 Ocak Kararları ile 1982 anayasası bir bütün oluşturmasına karşın, paradigmanın uygulama erkini yansıtan asıl çalışma 1983’de yürürlüğe konulmasına karşın kamuoyundan gizlenen Milli Kültür Raporu’dur. Bu raporun temel amacı, Türk-İslam milliyetçiğini resmi ideoloji haline getirerek devletin “laik ve cumhuriyetçi” niteliğini değiştirmekti.

Türk sağının ideologları ve akil adamları ile oluşturulan bir kurulun hazırladığı 800 sayfalık bu rapor, “Din temeline dayalı eğitim ve öğrenim biçiminin nasıl olacağı ve yürürlüğe nasıl konulacağını stratejik bir niteliğe” kavuşturuyor ve “devlet kurumlarına görev veren yönerge” niteliği kazandırıyordu. Raporda, Türk-İslam ideolojisinin kökleri Türklerin Orta Asya’da İslamiyet’i kabul etmelerine kadar götürülmekteydi. “Türk milletinin varlığını ve birliğini devam ettirmesinde İslam’ın başlıca rolü olduğunu” belirten rapor, Moğol İstilası döneminde Anadolu’da “toplumun çözülmeden ve moral bozukluğuna uğramadan ayakta durabilmesini” ve Milli Mücadele’nin “dinin bütünleştirici ve dağılmayı engelleyici rolü sayesinde” kazanıldığını iddia ediyordu.

İnsanın “manevi ihtiyacını” bir tür “manevi cihazlanma” olarak ele alan rapor, yeni bir “model insan tipi” yetiştirmenin gerekliliğini şöyle dile getiriyordu: “Maneviyat eğitimi. Dini ve ahlaki terbiye. Milli ve tarihi şuur. Bunlarla önce insanımızı teşvik edeceğiz. Kalkınmayı gerçekleştirecek olan model insan tipini çoğaltma imkanına erişeceğiz. Model insanın yetişmesi, kalkınmayı önleyici zararlı felsefe ve ideolojilerin önlenmesiyle mümkündür.” Bu bağlamda emperyalizm bölgesel çıkarları doğrultusunda Türkiye’de milli, manevi ve dinsel öğelere ağırlık verilmesini içeren bir toplumsal dönüşüm gerçekleştirildi.

11 Eylül 2001’den sonra ABD’nin Ortadoğu ve Irak politikalarında Türkiye’nin önemi artınca Türkiye’ye verilen BOP eşbaşkanlığı rolüne uygun olarak bir iktidar değişikliği gerekti. Her askeri müdahale döneminden güçlenerek çıkan siyasal İslam’ın gücü ve ABD’nin toplum mühendisliği taktikleri ile AKP iktidara getirildi. Özal döneminde başlayan Türkİslam milliyetçiliğine dayalı toplumsal dönüşüm AKP tarafından daha ileriye taşındı. Bugün artık Türk-İslam milliyetçiliği AKP’den MHP’ye, CHP’den İP’e, SP’den DSP’ye kadar tüm sistem partilerinin ideolojik ve siyasal paradigması haline geldi.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sürecin mantığı ne olmalı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Kürt Özgürlük Hareketi 27 Şubat bildirgesiyle beraber yeni bir sürecin başlangıç işaretini verdi. Ardından halklar önderi Öcalan, sürece stratejik bir...

Adaletten darbe!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

AKP kendi için kullandığı taktiklerle yenilgiye doğru yol alıyor. Ülkede kime sorsanız AKP önemli karar aşamalarında kesin açıklama yapmadan önce...

Alevi hakikati ve demokratik barışın inşası

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Alevi inancında belki de en anlamlı gülbanklardan biri şu sözlerle dile getirilir: "Ey can! Varlığın, birliğin, dirliğin daim olsun. Yolun...

Vasallığın bedeli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Almanya ve dolayısıyla Avrupa’nın militarist dönüşümü genellikle ABD’nin geri çekilmesiyle ve “Rusya’ya karşı güçlenme zorunluluğu” ile gerekçelendiriliyor. Avrupa’daki egemen sınıflar...

Gençliğin gözleriyle bakmak

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Bir kalıp tekrarlanır hep, “Ankara’da hakimler varmış demek isteriz” diye. Maalesef Ankara’da adaleti bizim istediğimiz şekilde telakki eden hakimler yok....

Komün ve onur

Yazar: Yeni Yaşam
18 Haziran 2026

Zapatista komününde oturuyorduk. Önümüzde cetvelle çizdiğimiz sayfalar vardı. Cetvel dediğim bir tarafı düz, oldukça düz bir ağaç dalıydı. Sağdan sola...

Sonraki Haber

Bir Gün Döneriz Elbet-Ragıp Zarakolu

SON HABERLER

Aralarında İHD’nin olduğu birçok hesaba erişim engeli getirildi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

HTŞ’nin alıkoyduğu gazeteci Eva Maria serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Kılıçdaroğlu: Demirtaş’ın dokunulmazlığı hakkındaki karardan pişman değilim

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

İstanbul’da metro raydan çıktı: 3 kişi hastaneye kaldırıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Pirxûs’ta GES projesi: İş makinaları jandarma eşliğinde çalışmaya başladı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

İstanbul Barosu’dan İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Pehlivan için açıklama

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Gözaltına alınan öğretmenler serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır