İlke Tv’de, ‘Dünyanın Sokakları’ programında Arjantin’den Francisco Longa ile konuştuk. Yirmi yıl kadar önce Mosconi’de bir barikatta tanışmıştık. Genç bir öğrenciydi o zamanlar, şimdi ‘Piqueteros- Barikatçılar’ hareketinin tarihini yazan bir akademisyen. Arjantin’de Ultrakapitalist Milei iktidarına karşı, bir isyan çıkar mı diye merak ediyordum.
Şenlikli günlerdi 2001 Arjantin isyan günleri. 12 günde, 5 hükümet yıkılmıştı. Aralarından bir başkan, gözlerimizin önünde, başkanlık sarayının balkonundan Miami’ye helikopterle kaçmıştı. Bu isyanın esas dinamiği de ‘Piqueteros’ hareketiydi. Yani işsiz işçiler hareketi. Bütün dünyada ilk başlarda coşkuyla övülen Arjantin neoliberalizmi, binlerce kişiyi işsiz bırakmıştı. İşsizler, işçiler gibi üretimden gelen güçlerini kullanmak için indirebilecek bir şalter bulamıyorlardı. Onlar da kendi kendilerine geliştirdikleri bir yöntemle, kente gelen ana yolu kesiyorlar, yani kente giren ham maddeyi, kentten çıkan mamul maddeyi durduruyorlardı. Kapitalizmin can damarıydı yollar.
İşsiz işçiler, bu şekilde barikatlarla, haklar elde ettiler. Kendilerini örgütlediler. Mahallelerde evler inşa ettiler, fırınlar, aşevleri hatta okullar kurdular ve isyanın da en önemli dinamiği oldular. Bu yüzden Arjantin’de ‘yeni bir isyan çıkar mı’ sorumun muhatabı ilk başta onlardı.
Ayrıca Milei elinde elektrikli testere ile çıktığı televizyonlarda Arjantin’i, Peru ve Paraguay’a benzeteceklerini söylüyordu. Yani orta sınıfı tamamen yok edeceklerini açıklıyordu. Gizli saklı değil! Doğrudan, herkesin yüzüne karşı bunu ‘vaat’ ediyordu.
Bir ülkede, sadece zenginler ve yoksullar olmalıydı!
‘UBER Ekonomisi’ dedi Francisco; Herkes bir motosiklet, bir araba edinip ya da bisiklet, paket taşıyor. Pizzanın fırından çıkıp sıcak sıcak, yine küçük paketler içinde soslarıyla beraber, bir yerlere yetiştirmeye çalışıyor. Taksicilik yapıyor. Herkes kendisinin patronu!
-Bununla ilgili bir film yapmalı diye düşünüyordum, uzun zamandır ama Ken Loach usta harika bir film yapmış zaten. Mutlaka seyredin; ‘Sorry We Missed you-Üzgünüz, size ulaşamadık’-
Geçen hafta yazdığım ‘Nesnelerin Bükücü Etkisi’ ve bükülen ilişkiler hayatı yok etmeye devam ediyor. İşsizlerin kendisi bile, telefona indirdikleri bir uygulama ile kendilerini işsiz değil, sadece başarısız bir girişimci ya da muktedir olmayan bir patron gibi hissediyor. Bu yüzden yan yana gelip, mesela yeniden yol kesmeleri pek mümkün değil artık. Çünkü onlar, yola lastik atarak yakanlar değil, yakılmış lastiklerin arasından geçerek, pizza yetiştirmeye çalışanlara dönüştü ve küçük paketlerdeki sosları…
Ultrakapitalizm bizi lime lime ayırıp, yalnızlığımızda boğuyor…
Ve artık Arjantin’de pek isyan çıkmayacak gibi dedi, Francisco. Umarım yanılıyordur…









