Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis Adalet Komisyonu’na sunulan kanun teklifi yapılan oylama ile kabul edildi. DEM, MHP, AKP, CHP, Yeni Parti, EMEP kabul etti
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis Adalet Komisyonu’na sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi 10. maddenin kabul edilmesinin ardından yapılan oylama ile kabul edildi.
İyi Parti’nin maddelere ilişkin şerhleri ile oylamaya geçilen toplantıda tansiyon yükselirken, siyasi partiler teklife ve komisyon kararına şerh düşebilecek. Maddeye dair verilen önergeler ve şerh düşülen konuların görüşülmesinin ardından 18 saati geride bırakan toplantı, maddelerin tamamının kabul edilmesi ile son buldu. Teklifin 48 saat sonra Meclis Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.
Öcalan’ın çağrısı okundu
Meclis Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel’in konuşmasıyla başlayan komisyon toplantısı AKP Genel Başkanvekili Abdulhamit Gül’ün kanun teklifini sunması ile devam etti. Arından söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız, kanun teklifine dair değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a çağrı yaptığını belirterek, Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açıldığına dikkat çekti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı okuyan Yıldız, Abdullah Öcalan’ın mesajından sonra örgütün kendini feshettiğini ifade etti. Yıldız, devamla şu ifadelere yer verdi: “Bir törenle silahlar yakıldı. Bu yeni bir aşama oldu ve ardından meclis komisyonu kuruldu. Şimdi de bu geçici kanun hazırlandı. Kanun, af veya cezasızlık yolunu açmamak ve birlik için önemliydi. Bu geçici kanun, silah ve savaş envanterlerinin tesliminin teyit ve tespitini de içeriyor. Bu geçici kanun, Türkiye için hukuk devletinin güçlenmesini sağlayacak. MHP olarak binlerce yıllık kardeşliği güvence altına almak için gönüllüyüz. Kürt kardeşlerimiz de Türk milletinin ana parçalarıdır. Tabutları omuzlarımıza almak istemiyoruz.”
Koçyiğit: tarihsel bir önemdedir
Komisyonda söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 2026 tarihinin Türkiye’de bulunan her kesim açısından önemli olduğunu ve Türkiye siyaseti bakımından kritik dönemlerden geçildiğini belirtti. Koçyiğit, “Önemli bir gün bugün ve tarihe tanıklık ediyoruz. Tarihin bir parçası ve asli özneleriyiz. Bu anlamıyla sadece bir teklifi konuşmuyoruz. Ortak geleceğimizi kuracağımız, nasıl bir arada yaşayacağımızı ve bundan sonraki yaşamımızın nasıl şekilleneceğini de birlikte tartışmış oluyoruz. Önemli bir eşlikteyiz bu eşiği güçlü aşarsak yarınları güçlü adımlarla ilerleyip, eşit özgür, demokratik cumhuriyeti inşa etme konusunda da ciddi bir mesafede kat etmiş olacağız. Bu ülkede eşitlikten ve özgürlükten yana olan her bir insanın da tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu ifade etmek istiyoruz. Biz sadece burada birer milletvekili olarak değil aynı zamanda bu ülkede yaşayan milyonları temsil ediyoruz. Milyonlara olan borcumuzu bir adım daha çözüme ve barışa yaklaştırarak vermek istiyoruz. Biz DEM Parti olarak ilk defa Meclis’te ve bir komisyonda ilk imzacı ve teklifin sahibi olarak konuşuyoruz. Bu teklif bizi yan yana tutacak olan ortak geleceğimizin mührüne atılmış önemli bir başlangıçtır” ifadelerini kullandı.
Eksik gördüğümüz yanları var
86 milyonun acılarını geleceğini, ilgilendiren bir sürecin içerisindeyiz. Biz de en temelde yasa teklifine bu bakış açısıyla bakıyoruz. Bu yüzden kolaylaştırıcı olmaya çalışıyoruz. Elbette önünüze gelen metinde bizim de tam olarak uygun bulmadığımız, eksik bulduğumuz, yetersiz bulduğumuz başlangıçlar var. Fakat bu metnin önemini, tarihselliğini gölgelememelidir. Önemli bir eşikteyiz, önemli bir teklifle karşı karşıyayız. Bu yasa teklifi uzun, zorlu ve demokratik bir dönüşüm yolculuğunun çok önemli bir adımını oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz tarihsel eşik Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik yeniden kuruluşun imkânını ve sorumluluğunu önümüze koymaktadır.
Ayan: Kadın iradesi eklenmeli
Kanun teklifinin 4. ve 7. maddesi üzerine söz alan DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, “Eşitlik ve özgürlük yolunda kendisini adayanların hatırasını saygıyla anarak başlamak istiyorum” diyerek konuşmasına başladı. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder’i anan Ayan, Önder’in sürece verdiği emeklerinden dolayı kendisine teşekkür etti.
Ayan, “Teklifte 7. maddenin 1. fıkrasının sonuna ‘Alt komisyonların oluşturulmasında kadın temsiliyeti gözetilir’ cümlesinin eklenmesini, ayrıca toplumsal bütünleşmenin sağlanması, demokratik entegrasyon geçiş sürecinin ilerlemesi ve bundan sonra hazırlanacak yasal düzenlemelerin kadınların ihtiyaç, deneyim ve talepleri doğrultusunda şekillenebilmesi amacıyla kadın özgün alt komisyonunun kurulmasını önemsiyoruz. Yasanın uygulanmaya başlamasından itibaren ortaya çıkabilecek risk ve sorunları daha bu aşamada çözmeye çalışmak bu komisyonun asli sorumluluğudur. Bu bağlamda 4. maddeyi ele aldığımızda, madde gerekçesinde açık olarak düzenlenmiş bir hususun madde lafzında yer almaması yasa uygulayıcıları açısından muğlaklık yaratma riski taşımaktadır” dedi.
Tanrıkulu: Barış taviz değildir
Teklifin maddeleri üzerine söz alan Yeni Parti Amed Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sürecin önemine işaret etti. Tanrıkulu, “Bir insan olarak bu ülkenin başta ana dili olmak üzere temel haklarından mahrum bırakılmış bir Kürt vatandaşı olarak bir insan haklarının savunucusu olarak, bir hukukçu olarak, silahların susmasını, ölümlerin durmasını sağlayacak her adımı değerli bulduğumu söyleyerek sözlerime başlamak istiyorum” dedi.
Söz konusu kanun teklifinin acıları ve çatışmayı bitirmesi açısından önemli olduğunu fakat eksik yönlerinin de bulunduğunu belirten Tanrıkulu, “Bu teklifi destekliyorum. Çünkü yasa, silahların bırakılması için hukukki bir kapı açmak zorunda. Bir insana silahını bırak, ülkene dön, siyasal ve toplumsal hayata katıl diyorsanız, o insan kapıdan içeri girdiğinde başına ne geleceğini bilmelidir. Hukuk belirsizlik değil, güvence öğretmelidir. Bu teklif bütün eksikliklerine rağmen o güvencenin ilk adımıdır” dedi.
Emir: Teklifi onaylayacağız
Siyasi partilerin değerlendirmelerinin yapıldığı komisyon toplantısında söz alan Yeni Parti Grup Başkanı Murat Emir, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kanun teklifinden yararlanamayacağı yönünde yapılan haberlere tepki gösterdi.
AİHM kararlarına rağmen Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve tutuklu bulunan siyasetçilerin bırakılmamasını eleştiren Emir, “Siyasetçilerin siyasi faaliyetleri nedeniyle serbest bırakılmadığını belirterek, “Hukuk güvence altına alınmalı. İfade özgürlüğü engellenmemeli. Hukuk dışarıda bırakılmış ve engellenmiştir” dedi.
Teklifte yer alan “cezanın ertelenmesi” maddesinin örgüt üyeleri için “af” anlamına geldiğini savunan Emir’in sözlerine DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç tepki gösterdi. Oluç, Selahattin Demirtaş üzerinden örnek verilmemesini ve Demirtaş’ın dönemin CHP’sinin oylarıyla dokunulmazlığının düşürüldüğünü hatırlattı.
Son olarak Murat Emir, eksikliklerine rağmen kanun teklifini onaylayacaklarını belirtti. Bunun üzerine İYİ Parti üyeleri, Yeni Parti’nin kararına tepki gösterdi.
Bayhan: Hayır demeyeceğiz
Maddelere dair söz alan EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, hem Meclis komisyonu çalışmaları sırasında hem de kanun teklifi görüşmelerinde işçi sınıfının, emekçilerinin ve ezilen, sömürülen halkların çıkarlarını savunduklarını söyledi.
Geçmişin politikalarını süzgeçten geçirmeden geleceğe umutla bakılamayacağını belirten Bayhan, “Kabul edin etmeyin Kürt halkının ulus olduğu gerçekliği vardır. Bu gerçeği ret etmek temel olarak bir ulusal hak ihlalidir. Güvenlik, terör sorunu olarak değil ulusal hak ihlali sorunu olarak görmek ve bu yönde hareket etmek geleceği kazanmak için önemlidir. Çözüm, ilerleme, demokratikleşme ve barış açısından tartışabilmek yarınlara bakabilmek için hayati önemdedir. Kürtleri bir ulus olarak kabul edip onların ulus olmaktan kaynaklı demokratik haklarını tanımadığımız sürece kanun teklifinin genel gerekçesini kaçırmış oluruz. Emperyalisteler en çok bunun olmasını istemiyor. Bu eşitsizlik hep var olsun istiyorlar. Ulusların eşit haklara sahip olmasını istemezler. Eşit haklarını tanımadan bir yere varamazsınız” dedi.
Gözgeç: Kardeşlik hukuku
Söz alan AKP Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, tarihi bir düzenlemenin hayata geçirildiğini ve bu tarihi fırsatı taşıdıklarını belirtti.
“Milli dayanışma ve kardeşlik anlayışı” ile ortak aklı hayata geçirdiklerini söyleyen Gözgeç, “Önemli olan ayrı noktaları derinleştirerek değil ortak noktaları birleştirmektir. Kanunda görülen yüksek mutabakat kardeşlik hukukuna yaratma çabasını göstermektedir. Dört bir yanımızda savaşlar var soykırım yaşanıyor. Ülkemiz zor bir coğrafyada bulunuyor. Dayanışmayı sağlamak toplumsal bütünleşmeyi gerçekleştirmek siyasetçilerin en önemli sorumluluğudur. Din, dil, ırk ayrımı yapılmadan tüm vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuz var” dedi.
Taşkın: Demokratikleşme olmalı
Teklife ilişkin konuşan CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın, kanun teklifinin demokratik bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini söyledi.
İktidarın yaklaşımını eleştiren Taşkın, Kürt meselesinin demokratik çözümü önünde durmayacaklarını ve böyle bir tavırlarının olmayacağını belirterek, “Biz bu sorunun çözümüne engel olmak değil, önerilerle sürece destek olmak istiyoruz. Şiddetten kurtuluş yolu demokratikleşmedir. Sadece silahsızlanma şiddeti ortadan kaldırmaz. Demokratikleşmeye ihtiyaç vardır. Elbette bu ilk adımdır ancak kalıcı barış için demokratikleşmeyi unutmamak gerekir. Demokratikleşme gerekli ve şarttır. Meclis komisyonunda da demokrasinin alanının genişletilmesi gerektiği söylenmişti. Sürecin kalıcı olması için demokratikleşmeye ihtiyaç vardır” diye belirtti.
HABER MERKEZİ









