Gazeteci Yıldız Tar, son dönemdeki gözaltılara dikkat çekerek, barışın gerçek anlamda gerçekleşmesinin toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelebildiği ve örgütlenme hakkını kullanabildiği bir düzlemde mümkün olduğunu ifade etti
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 5 kent merkezinde yürüttüğü, LGBTİ+’ları toplumdan ayrıştırarak hedef alan “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında 12-13 Eylül’de 15 kentte 162 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Soruşturma kapsamında Ankara, İzmir, Mersin ve Aydın’da gözaltına alınanlardan en az 61 kişi tutuklandı, İstanbul’da 106 kişi hâlâ gözaltında.
Kaos GL Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, yaşanan gözaltı, tutuklama ve derneklerin kapatılmasına ilişkin MA’ya konuştu.
‘Bağış neden suç olsun?’
Yıldız Tar, soruşturma kapsamında kamuya sunulan fon bilgisini şu şekilde anlattı:
“Operasyon yapılan derneklere yurtdışından destek geliyor ve bu destek İçişleri Bakanlığı’na bildiriliyor. Bu bilgi zaten devlette var ve her yıl bu dernekler en az 3 kez denetleniyor. Yurt dışından, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerden fon almak suçsa en çok fonu bakanlıklar alıyor. Yapay zekâ ile hazırlanan MASAK raporunda bağış yapmanın suç olduğu belirtiliyor. Neden suç olsun?”
Sürece yönelik provokasyon zemini hazırlanıyor
Bir diziden alınan görselin sitelerinde yayınlanması nedeniyle derneklerine “müstehcenlik” suçlaması yöneltildiğini söyleyen Yıldız Tar, bir taraftan barış konuşulurken diğer taraftan toplumun belli bir kesiminin devlet eliyle, yasalarla kriminalize edildiğini belirterek, ekledi:
“Şu an barışın konuşulması çok önemli. Türkiye’de uzun süren, çok fazla can kaybına yol açan bir sürecin durması, silahların bırakılması ve devamında bir ihtimal de olsa demokrasi eşiğine gelinmiş olunması çok kıymetli. Ama böyle bir süreç yürütülürken bir taraftan da bunun demokratikleşmeye varmaması için işletilen bir süreç var. Gözaltına alınanlar, anneler, babalar, evlatlar, kardeşler, dostlar olduğu sürece barış sürecinin demokrasi ile taçlanması çok da mümkün değil. Bu hamlelerle yürütülen sürece yönelik bir provokasyon zemini hazırlıyorlar.”
‘Gerçek demokrasi, çeşitli kesimlerin bir araya gelmesiyle olur’
Yıldız Tar, devamında şunları belirtti:
“Aile tehdit altında. Ama ekonomik kriz, yoksulluk, çocuk işçi cinayetleri, savaş politikaları ile tehdit altındalar. Ailenin güvende tutulması için önce bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Ama bunun yerine düşman ilan edildiğimizi, her şeyin de bunun arkasına saklanmaya çalışıldığını görüyoruz. İktidarın LGBTİ+ hareketlerini kriminalize etme politikalarına karşı dayanışmak bir insanlık sınavıdır.
Gerçek anlamda demokrasi ve barış toplumun çeşitli kesimlerinin bir araya gelebildiği, kendilerini ifade edebildikleri, örgütlenebildiği ve bunu anayasal güvence ile uygulamada da hayata geçirebildiği bir düzlemde mümkün olabilir. Bizim konuşabiliyor olmamız ve birbirimizi anlayabilmemiz gerekiyor. Kadınlar, Kürtler, LGBTİ+ hareketleri ve toplumun geri kalanı açısından hepimizi ortak noktada buluşturan sorun ifade ve örgütlenme özgürlüğü, gerçek anlamda bize barışı getirecek olan budur.”
HABER MERKEZİ









