Yazar Samî Tan’ın Kürtçe’ye dair tahlillerini içeren kitabı okuyucuyla buluştu
“Ziman: Man û Neman” kitabı okuyucularla buluştu. Yazar Samî Tan’ın Sîdar Weşan tarafından yayımlanan “Man û Neman” yani “Olmak ya da Olmamak” kitabında, makalelere yer verilirken, ilk kez yayınlanan makaleler de yar alıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm dört makaleden oluşuyor. İlk makale Kürt dilinin tarihini, Kürt dilinin tarihi ve dünya dilleri arasındaki yerini anlatıyor. Baba Tahir Hemedani’nin beş Kürt lehçesinde bir şiiri sunuluyor. Diğer makalede, Kürt renkleri bilimsel ölçüler ve kurallar ışığında değerlendiriliyor. Bir makale, dil ve toplum arasındaki ilişkiye odaklanıyor, Yusuf Ziyaeddin Paşa’nın sözlüğündeki kelimeler temel alınıyor. Giysilerden yemek isimlerine kadar Kürt toplumunun yaşamı ve üretimiyle ilgili kelimeler dilbilimsel bir bakış açısıyla ele alınıyor. İkinci bölüm beş makaleden oluşmaktadır. Bu makalelerde, Kurmanci Kürtçesinin morfolojisi ve dilsel yapıları ele alınıyor. Bu bölümde bir makale, D. N. Mackenzie’nin Kurdish Dialect Studies (Kürt Lehçeleri Çalışmaları) kitabına dayanıyor. Bir makale, Kurmanci folklorundaki Kürt deyim ve söz kalıplarına odaklanıyor. Bu bölümdeki son makalede, 1996 yılında vefat eden anne ve babadan derlenen birkaç şarkıyla Semsûr bölgesinin ağzının temel bazı özellikleri tanıtılıyor. Üçüncü bölümde Kurmanci Kürtçesinin durumu ve dil planlaması ele alınıyor; TZPKurdî’nin dil mücadelesi alanındaki yeri ve rolü değerlendiriliyor.
Kitabın önsözünde şunlar kaydediliyor: “Elinizdeki bu kitap, Kürt dili hakkındaki makalelerimden oluşmaktadır. Bu makalelerin bazıları daha önce Zend Dergisi’nde ve Gazete Duvar’da yayınlanmıştır. Bazıları ise burada ilk kez yayınlanmaktadır. Bu makalelerde Kürt dili konusunu birçok açıdan ele aldık. Bir insanın bir şeyi sevebilmesi için onu tanıması gerekir. Dilimize ve kültürümüze karşı bir dil kırım politikası ve planlaması uygulanmıştır. Yalan ve hileyle, dilimiz halkımızın gözünde değersizleştirilmiş. Özel bir politika ve planlama dilimize tüm kapılar kapatılmış, Kürtçe cehalet ve yoksulluk simgesi olarak kodlanmıştır. Bu nedenle, önce dilimizi tanımalı, dilimizin tarihini bilmeliyiz. Kürt inkarı, İttihat ve Terakki başlamış ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından önce başlamış ve cumhuriyetin kurulmasıyla daha da şiddetlenmiştir. “Evliya Çelebi ve Kürt Dili” başlıklı ikinci makale bunu açıkça göstermektedir.”
Bu çalışma ile Kürt dili okurlarının kendi dillerini daha iyi tanımalarını, Kürt dilini koruma ve geliştirme yollarını öğrenmelerine katkıda bulunmayı umut ediyoruz. Diğer bir umudumuz ise Kürt dilinin kendi doğal ortamında bir yıldız gibi parlamaya devam etmesine katkıda bulunmaktır.”
İSTANBUL









