• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Emek-Ekonomi

23 bin işletme uygunsuz: Peki MESEM neden açık?

4 Eylül 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Emek-Ekonomi, Manşet

Bakan Tekin MESEM kapsamındaki 23 bin işletme ile sözleşmenin feshedildiğini açıkladı; konuyu uzmanlara sorduk:

  • A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek: ‘Bakanlık hangi işletmelerin hangi gerekçelerle sistemden çıkarıldığını açıklamalı… Kamu kaynağının çocuk çalıştıran işletmenin maliyetini azaltmak yerine çocuğun çalışmak zorunda kalmadan eğitimde kalmasına yöneltilmeli’
  • Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş: ‘Kamu otoritesi öğrenciyi bir işletmeye yönlendiriyor, daha sonra aynı işletmenin uygun olmadığını tespit ediyor. Kamu mekanizmasının yaptığı yanlışın bedeli çocuklara ödetilemez. Çocukların yaşamı işletmelerin ucuz emek ihtiyacına bırakılamaz’

Duygu Kıt

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında sisteme dahil edilen yaklaşık her 11 işletmeden biri uygunsuz bulunarak feshedildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, 2024-2025 eğitim öğretim yılında denetlenen yaklaşık 253 bin işletmeden 23 bin 252’siyle uygunsuzluk nedeniyle sözleşmelerin feshedildiğini açıkladı fakat bu işletmelerde hangi uygunsuzlukların tespit edildiğini açıklamadı. Açıklamada, staj için işletmelere giden öğrencilerin tanımlı meslek öğretmeni koordinatörlerinin bulunduğunu belirten Tekin, bu koordinatörlerin en fazla onar günlük periyotlarla öğrencileri ziyaret ettiğini dile getirdi. Fakat bugüne değin MESEM’li öğrencilerle sahadan yapılan görüşmeler, koordinatör denetiminin olmadığını gösteriyor.

MESEM cinayetleri

MESEM kapsamında MEB verilerine göre 13, İSİG Meclisi verilerine göre ise en az 20 çocuk hayatını kaybetti. Sermayeden yana politikalar çerçevesinde uygulamaya konulan MESEM, çocukların hayatını ve geleceğini karartırken, denetimlerin sonucuna ilişkin açıklanan rakamlar, yeni soruları da beraberinde getirdi: 23 bin 252 işletmede hangi uygunsuzluklar tespit edildi? Kaç işletmede iş sağlığı ve güvenliği ihlali vardı? Kaç çocuk tehlikeli işlerde çalıştırılıyordu? Kaç öğrenci bu işletmelerde eğitim görüyordu? A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek ve Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, MESEM’de denetimlerin niteliğini, işletmelerin sisteme hangi koşullarda dahil edildiğini ve çocukların hangi risklerle karşı karşıya bırakıldığına ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu.

23 bin işletme uygunsuz

A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek, MEB’in 23 bin 252 işletmeyle sözleşmelerin sonlandırıldığını açıklamasının önemli olduğunu, ancak rakamın tek başına denetimlerin niteliğini ortaya koymadığını belirtti. İpek, hangi işletmelerin hangi gerekçelerle sistemden çıkarıldığının açıklanması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Kaçı İSİG eksiklikleri nedeniyle sistemden çıkarıldı? Kaçında çocuklar yaşlarına uygun olmayan veya tehlikeli işlerde çalıştırılıyordu? Hangi sektörlerdeydiler, kaç çocuk bu işletmelerdeydi ve sonrasında yeniden öğrenci kabul ettiler mi? Bunları bilmiyoruz. Bu nedenle 23 bin rakamı denetimin başarısından çok, ayrıntılı kamusal veri ihtiyacını gösteriyor. Öncelikle 18 yaş altı için açık ve bağlayıcı bir yasaklı işler, faaliyetler ve maruziyetler listesi oluşturulmalı. Bunu yalnız sektör üzerinden kuramazsınız; sektör + yapılan iş + kullanılan ekipman + maruziyet birlikte değerlendirilmeli. Pres, kesme ve ezme tehlikesi bulunan makineler, enerji altında elektrik işleri, yüksekte ve kapalı alanda çalışma, kaynak ve sıcak işler, kanserojen-mutajen-toksik kimyasallar, pestisitler, iş makineleri ve gece çalışması gibi riskler açık biçimde tanımlanmalı. Bir metal fabrikasında üretimi gözlemlemekle prese parça sürmek aynı şey değildir.”

Hangi ihlal belli değil

İpek, Tekin’in öğrencilerin koordinatör öğretmenler tarafından ziyaret edildiğine ilişkin açıklamasına da dikkat çekti. Koordinatör meselesinde denetimin niteliğinin belirleyici olduğunu belirten İpek, yalnızca evrak ve prosedürlerin kontrol edilmesinin yeterli olmayacağını ifade etti. İpek şu değerlendirmeyi yaptı: “Koordinatör öğretmen, sözleşme ve işletme denetimi zaten var. Yeni evraklardan çok çocuğun fiilen ne yaptığına bakılması gerekiyor. Hangi makineyi kullandı, hangi kimyasala maruz kaldı, kaç saat çalıştı, hafta sonu veya fazla çalışma yaptı mı, yaptığı iş eğitim programında var mı? Denetimlerin bir bölümü habersiz yapılmalı; ciddi İSİG ihlali veya yasaklı işte çocuk çalıştırılması halinde işletmenin öğrenci kabul etme yetkisi askıya alınmalı ya da kaldırılmalı. Çocuk ayrıca tehlikeli işe zorlandığında, şiddet veya tacizle karşılaştığında işverenden bağımsız bir bildirim sistemine ulaşabilmeli ve işyerinde söz-denetim hakkına sahip olmalı. Yalnız ölümleri değil; ağır yaralanma, uzuv kaybı, yanık, elektrik çarpması, zehirlenme, şiddet ve tacizi de izleyen ortak bir kamusal veri sistemi kurulmalı.”

Çocuk işçiliği zemini

“Bunların yanında çocuk işçiliğinin ekonomik zeminini de konuşmak zorundayız” diyen İpek, çocukların çalışmak zorunda bırakılmasının ekonomik boyutuna da dikkat çekti. İpek, “Bir ailenin geçimi çocuğun ücretine bağlı olmamalı. Kamu kaynağı çocuk çalıştıran işletmenin maliyetini azaltmak yerine çocuğun çalışmak zorunda kalmadan eğitimde kalmasına yöneltilmeli. İş güvenliğinde temel ilke tehlikeyi kaynağında ortadan kaldırmaktır. Çocuğu tehlikeli bir üretim sürecine sokup sonra kişisel koruyucu donanımla korumaya çalışmak bu ilkenin tersidir. Bir çocuk yaralandığında yalnız ‘hangi önlem eksikti?’ değil, ‘bu çocuk neden bu işi yapıyordu ve bu işi yapmasına kim izin verdi?’ sorusunu da sormamız gerekiyor” dedi.

‘Başından sonuna yanlış’

Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, bakanlığın açıkladığı verilere göre denetlenen yaklaşık her 11 işletmeden birinin çocukların mesleki eğitim alması açısından uygun bulunmadığına dikkat çekti. Bu oranın son derece ciddi ve üzerinde durulması gereken bir tablo olduğunu söyleyen Güneş, asıl tartışılması gerekenin işletmelerin sisteme dahil edilmeden önce hangi denetimlerden geçirildiği sorusu olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bizim açımızdan asıl tartışılması gereken, kaç işletmenin sistemden çıkarıldığı değil, bu işletmelerin başlangıçta hangi denetimlerden geçirilerek MESEM sistemine dahil edildiğidir. Bugün bu kadar büyük bir uygunsuzluk tespit edilebiliyorsa, çocuklar bu işletmelere gönderilmeden önce neden gerekli incelemeler yapılmadı? İş sağlığı ve güvenliği koşulları, usta öğretici yeterliliği, çalışma ortamları ve çocukların yaşlarına uygunluk neden baştan güvence altına alınmadı? Bakanlığın bu tabloyu ‘denetledik ve gereğini yaptık’ şeklinde sunması, bir denetim değil denetimsizlik ve sorumsuzluğun ta kendisidir. Bu ölçekte bir uygunsuzluk MESEM sisteminin başlangıçtan itibaren ciddi bir denetim ve güvenlik sorunu taşıdığını gösteriyor. Çocukların söz konusu olduğu bir sistemde esas olan, tehlike ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değil, çocuğun o tehlikeyle hiç karşılaşmamasını sağlamaktır.”

Veriler açıklanmalı

“Uygunsuzluk tek başına yeterli bir açıklama değildir” diye tepki gösteren Güneş, bakanlığın sözleşme fesihlerinin gerekçelerini ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklaması gerektiğini söyledi. Güneş şöyle konuştu: “Bakanlık sözleşmelerin hangi gerekçelerle feshedildiğini de ayrıntılı olarak açıklamadığı için biz de bu konuda bilgi sahibi değiliz. Bunların kaçında gerekli iş güvenliği önlemleri yoktu? Kaçında çocuklar yaşlarına uygun olmayan makinelerde veya tehlikeli üretim süreçlerinde çalıştırıldı? Kaç işletmede usta öğretici bulunmuyordu? Çalışma sürelerinin aşıldığı, öğrencilerin eğitim alanları dışında çalıştırıldığı, şiddet, psikolojik baskı, mobbing veya istismar tespit edilen işletme sayısı nedir? Bir evrak eksikliği ile çocuğun yaşamını tehlikeye atan bir iş sağlığı ve güvenliği ihlalini aynı başlık altında değerlendiremeyiz. Nitekim Bakanlığın Nisan 2024’te yaptığı başka bir açıklamada denetlenen 94 bin 301 işletmeden 8 bin 406’sının doğrudan iş sağlığı ve güvenliği şartlarına uygun olmadığı için sözleşmesinin feshedildiği belirtilmişti. Bu veri de sorunun yalnızca idari eksikliklerden ibaret olmadığını gösteriyor. Uygunsuzlukların hangi sektörlerde ve hangi illerde yoğunlaştığının da açıklanması gerekiyor. Metal, otomotiv, mobilya, inşaat, tekstil, yiyecek-içecek, fırıncılık veya diğer sektörlerde çocukların karşı karşıya kaldığı riskler birbirinden farklı. Çalışma mevzuatı 18 yaşından küçüklerin sağlık ve güvenliğini tehlikeye atabilecek pek çok işte çalıştırılmasına açık sınırlamalar getiriyor. Bu nedenle sektör ve il bazındaki verilerin kamuoyuyla paylaşılması çocukların hangi risklere maruz bırakıldığını görebilmek açısından önemlidir.”

Bedeli çocuklar ödüyor

“Aynı şekilde sistemden çıkarılan işletmelerin daha sonra yeniden MESEM öğrencisi alıp alamadığı da açıklığa kavuşturulmalıdır” diyen Güneş, sözleşmesi feshedilen işletmelerdeki öğrencilerin durumunun da kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti. Güneş şu soruları yöneltti: “Bakanlığın açıklamadığı en önemli bilgilerden biri de sözleşmesi feshedilen işletmelerde kaç öğrencinin bulunduğudur. Bu çocuklara ne oldu, başka işletmelere yönlendirildiler mi? Eğitimlerine devam edebildiler mi? Bu soruların cevaplarını Bakanlık net bir şekilde paylaşmadığı için bilmiyoruz. Burada çok ciddi bir çelişki var. Kamu otoritesi öğrenciyi bir işletmeye yönlendiriyor, daha sonra aynı işletmenin uygun olmadığını tespit ederek sözleşmesini feshediyor. Ardından öğrenci yeni bir işletme bulamazsa bunun sonucunu çocuk yaşayabiliyor; eğitim hakkı etkilenebiliyor, sınıf tekrarı veya programla ilişiğinin kesilmesine kadar giden sonuçlarla karşılaşabiliyor. Kamu mekanizmasının yaptığı yanlışın bedeli çocuklara ödetilemez. Bu işletmeler merkezi bir kayıt altında tutuluyor mu? Ağır iş sağlığı ve güvenliği ihlali, çocukların yasak işlerde çalıştırılması, şiddet veya istismar gibi nedenlerle sistemden çıkarılan işletmelere kalıcı ya da uzun süreli yaptırımlar uygulanıyor mu? Bunların kamuoyu tarafından bilinmesi gerekiyor.”

‘Ölümden önce müdahale’

“Çocuklar söz konusu olduğunda sonradan yapılan denetim yeterli değildir. Esas olan önleyici denetimdir” diyen Güneş, MESEM’in yalnızca işletmelerdeki denetim eksiklikleri üzerinden ele alınamayacağını söyledi. Güneş sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim Sen olarak MESEM meselesini yalnızca iş kazaları veya bazı işletmelerdeki denetim eksiklikleri üzerinden değerlendirmiyoruz. MESEM’in temel sorunlarından biri öğrencilerin haftanın dört gününü işletmelerde, yalnızca bir gününü okulda geçirmesidir. Çocuğun haftanın büyük bölümünü üretim ilişkilerinin içerisinde geçirdiği bir modelde eğitimin pedagojik boyutu zayıflamakta, işyeri ve üretim disiplini eğitimin önüne geçmektedir. Dolayısıyla sorunu yalnızca ‘denetimleri artıralım’ diyerek çözmek mümkün değildir. Modelin tüm yönlerini tartışmak gerekiyor. Bir işletmede ölümcül risk tespit edildikten sonra sözleşmenin feshedilmesi, o işletmede bulunan çocuğu önceden korumuş olmuyor. Çocuk elektrik çarpmasına, yüksekten düşmeye, makineye sıkışmaya, kimyasallara, şiddete veya istismara maruz kaldıktan sonra soruşturma başlatılması gerçek anlamda koruyucu bir politika değildir.”

‘Neden tespit edilmedi?’

“Denetlenen yaklaşık her 11 işletmeden biri uygun bulunmuyorsa ortada münferit değil, yapısal bir sorun vardır” diyen Güneş, MESEM’in çocuk yoksulluğuyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Güneş şu ifadeleri kullandı: “MESEM’i çocuk yoksulluğundan da bağımsız düşünemeyiz. Yoksul ailelerin çocukları ekonomik nedenlerle çok erken yaşlarda gelir elde etmeye zorlanıyor. Devletin yapması gereken ailelerin gelirini güçlendirecek sosyal politikalar geliştirmek ve her çocuğun nitelikli eğitime erişimini güvence altına almaktır. Bunun yerine çocukları işletmelere yönlendirmek çocuk yoksulluğunu ortadan kaldırmıyor; yoksulluğu işletmeler açısından ucuz iş gücü kaynağına dönüştürüyor. Biz mesleki eğitime karşı değiliz. Tam tersine nitelikli mesleki ve teknik eğitimin gerekli olduğunu savunuyoruz. Ancak bunun yolu 14 yaşından itibaren çocukları haftanın dört günü özel işletmelerin üretim süreçlerinin içine sokmak değildir. Sonuç olarak Bakanlığın açıkladığı tablo, sorunun birkaç kötü işveren veya birkaç denetim eksikliğinden ibaret olmadığını gösteriyor. Asıl soru ‘Kaç işletmenin sözleşmesi feshedildi?’ değil, ‘Bu işletmeler çocukların eğitim alanı haline getirilmeden önce neden tespit edilmedi?’ sorusudur.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yeni dönem, dinamikler ve Kürtler

Sonraki Haber

Çaldıran’da Alevi, Dersim’de Yeniçeri olmak

Sonraki Haber

Çaldıran’da Alevi, Dersim’de Yeniçeri olmak

SON HABERLER

Kümbet Yaylası’na ‘kentsel dönüşüm’

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Karaburun Bilim Kongresi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Barışın içinde yas, yasağın içinde barış: Bir ülkenin büyük paradoksu

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Çaldıran’da Alevi, Dersim’de Yeniçeri olmak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

23 bin işletme uygunsuz: Peki MESEM neden açık?

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Yeni dönem, dinamikler ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

 Trump’ın özel temsilcileri Moskova ve Kiev’i ziyaret edecek

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır