• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Şubat 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Erol Katırcıoğlu

Kürtlerin varlığı Türkiye’nin şansıdır

25 Eylül 2021 Cumartesi - 10:54
Kategori: Erol Katırcıoğlu, Yazarlar

Biz “Kürt sorunu” dediğimizde Türkiye’de olan bir soruna işaret ediyoruz ama bilindiği gibi Kürt halkı bugün Türkiye, İran, Irak ve Suriye de dahil dört ayrı ulus-devlet içinde yaşayan bir halk. Bu nedenle de saydığım bu ülkelerin hepsinde de bir “Kürt sorunu” var. Ama bu dört ayrı ulus-devlet çatısı altında yaşayan Kürt halkının sorunu ise başka. Onların sorunu, bu başka başka ülkelerde yaşayan Kürtlerin nasıl bir araya gelebilecekleri sorunu. Tabii bu sorunun nasıl çözülebileceği sıkıntılı bir konu. Daha doğrusu, bu ulus-devletler çağında nasıl olacak da Kürtler kendilerine ait bir ulus devlet kuracaklar sorusu cevabı kolay kolay verilebilecek bir soru değil. Kanaatimce böyle bir hedef, her şeyden önce ulus-devlet zihniyet dünyası değişmeden de pek mümkün gözükmüyor.

Ama sözünü ettiğim ulus-devletlerde yaşayan Kürtlerin varlığı, aslında her bir ulus devlet için de bir şanstır. Şanstır, çünkü modern dünyada, Kürtlerin, sözünü ettiğimiz bu ulus devletlerin hakim kimlikleri tarafından asimilasyon politikalarına maruz kalmaları, onların toplumun tümünün de değişimini sağlayacak taleplerde bulunmalarına neden oluyor. Bir başka ifadeyle Kürtlerin kendi kimliklerinin özgürlüğünü savunmaları aslında tüm toplumun da daha özgürlükçü bir toplum olmasını sağlayacak bir dinamizme tekabül ediyor.

Dolayısıyla, insanlığın ulaşmış olduğu zihniyet dünyasından bakınca bu ulus-devletlerin modern dünyanın parçaları haline gelebilmeleri, istemeyerek de olsa karşılaştıkları bu değişim dinamiğini ciddiye almaları ve onların önünü açmalarıyla mümkündür. Tabi açıktır ki bu değişim dinamiğine karşı çıkmak, onu silahla, topla tüfekle durdurmaya çalışmak nafile olduğu kadar, toplumun büyük bir kutuplaşma içine sürüklenmesine ve bunun sonucunda da ülkenin yönetilemez hale gelmesine yol açar.

Bu söylediklerimin en açık kanıtı Türkiye ve Türkiye’deki Kürtlerdir. Özellikle Kürtlerin kendi kimliklerine ilişkin talepleri, sol ve demokrat kesimlerin özgürlük talepleriyle birleşince, ülkenin değişim dinamiğini oluşturdular. Oysa, siyasi İslamcı ve Türk milliyetçisi hükümet bu dinamiğin önüne geçmeye çalıştıkça yalnızca bu talepleri değil, tüm toplumun değişim talebini de engellemiş oldu. Kutuplaşma arttı. Ülke tam bir yönetilemezlik krizinin içine girdi.

Türkiye’nin bugünkü “hali pür melali” işte budur.

Ülkeyi yöneten akıl, bütün bu gerçeklik karşısında tam olarak ne yapacağını bilmiyor. Oysa açıktır ki yapılması gereken şey bu değişim talebinin gereğini yapmaktır. Yani Halkların Demokratik Partisi’nin varlığı üzerinden Kürt siyasi aktörleriyle sorunun çözümüne yönelmektir. Yinelemekte yarar var, bugün Kürt sorunu dediğimiz hadise Türkiye’de doğrudan doğruya daha yüksek bir çıtası olan yeni bir demokrasiye uzanabilmenin yegane yoludur. Bu aslında yalnızca Kürtlerin değil tüm Türkiye halkının da yararınadır.

Mesele bu kadar basittir. Yok efendim HDP’nin terörle ilişkileri varmış, yok efendim PKK ile aralarına mesafe koymaları gerekiyormuş, yok efendim HDP gayri meşru imiş. Bütün bunlar lafı güzaftır. Kürt siyasetinin ve HDP’nin varlığı ülkenin bir şansıdır. Değişim, özgürlük ve eşitlik isteyen herkes için.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Almanya’da karar günü

Sonraki Haber

Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi

Sonraki Haber

Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi

SON HABERLER

31 yılın ardından tahliye olan Kamuran Taş: Umut ve inanç çok güçlü

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Birçok kentte deprem anması: Asrın felaketi değil, asrın ihmali

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Êlih Barosu’ndan Batman Petrolspor’a saldırıya ilişkin suç duyurusu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Kobanê ablukası Kanada Parlamentosu gündeminde: Şam güvenlik garantisi sağlayamadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

32 yıllık tutsak Hacı Haykır tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

9 gündür Kobanê sınırında çukur kazılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Netanyahu’dan Epstein açıklaması: İsrail için çalışmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır