• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Özgür Müftüoğlu

AKP’ye alternatif olmak!

27 Kasım 2021 Cumartesi - 14:48
Kategori: Özgür Müftüoğlu, Yazarlar

Uyguladığı ekonomik programın toplumsal tahribatı, 7 Haziran 2015 seçimlerinde toplumsal desteğini kaybettiğini gösterince AKP, toplumsal kutuplaşma ve çatışma üzerinden iktidarını tahkim etme yoluna gitti. Bu süreçte hukuktan, demokrasiden hızla uzaklaştı, otokratik bir yapıya büründü. 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL düzeninde gerçekleşen anayasa değişikliğiyle kurulan ‘tek adam rejimi otokratik düzeni’ kalıcı hale getirildi

18 Kasım’da Para Piyasası Kurulu’nun (PPK) yapacağı toplantıda enflasyonun altında olan faizlerin daha da düşürüleceği sinyali bizzat hükümet ve AKP çevrelerince verilmeye başlandı. Sinyalin alınmasıyla piyasada döviz alımları hızlandı ve yılbaşından itibaren ABD doları karşısında zaten yüzde 27 civarında değer kaybetmiş olan TL, 1 Kasım – 18 Kasım arasında yüzde 16 daha değer kaybetti ve dolar 9.5 TL’den 11 TL’ye çıktı. 22 Kasım akşamı Erdoğan’ın 19 yıllık iktidarı boyunca “sadakatle” hizmet ettiği küresel ekonomiden koptuğu anlamına da gelen açıklamasıyla birlikte dolar 13 TL’yi aştı ve bir gün içinde yüzde 15’den fazla değer kaybetmiş oldu. Bu yazı kaleme alındığı dakikalarda dolar 12.4 TL civarındaydı. Özetlersek 1 Kasım – 25 Kasım arasında TL yüzde 31.5 değer kaybetmiş oldu. 2021 başından bu yana ise TL’nin değer kaybı yüzde 67’yi buldu.

Son bir ayda Türkiye ekonomisinde yaşanan bu fırtına öncesinde de TL zaten OECD ülkeleri içinde 2008’den bu yana en fazla değer kaybeden para birimlerinden biriydi. Dolayısıyla TL’nin değer kaybını sadece faiz indirimiyle değil, ekonomideki yapısal sorunlar ile siyasi istikrarsızlıkların bir sonucu olarak değerlendirmek gerekir. Bu bağlamda ekonominin çöküşüne işaret eden TL’deki değer kaybını, sadece faiz kararına bağlamak büyük yanılgı olur.

Ekonomide yapısal sorunlar, muhalefet partilerinin birçoğunun iddia ettiği gibi AKP’nin ekonomiyi iyi yönetememesinden ziyade, Türkiye’yi sermaye için “ucuz sömürü alanı” haline getirmeyi amaçlayan politikaların yarattığı tahribatla ilgilidir. Bunlar AKP’nin özgün politikaları değildir. AKP’nin 19 yıllık iktidarının büyük kısmında yaptığı, kapitalizmin karar alıcı kurumlarının (DB, IMF, AB vb) belirlediği ve “ev ödevi” olarak verdiği politikaları “başarıyla” uygulamak oldu. Bu uygulama çerçevesinde KİT’ler özelleştirildi, özelleştirilemeyenlerin kapısına kilit vuruldu; kamu hizmetleri ticarileştirilerek piyasaya açıldı; kamu arazileri satıldı. Bitmedi; toplumun sermaye dışı kesimlerinin ödediği vergilerle oluşan genel bütçedeki kaynaklar “vergi aflarıyla, istisnalarla, teşviklerin yanı sıra Kamu-Özel İşbirliği adı altında özel sermayenin borçlarının üstlenilmesiyle, şehir hastaneleri/ otoyollar/köprülerde verilen taahhütlerle” sermayeye aktarıldı.

Bu icraatlarla tarım ve hayvancılık tasfiye edildi, kırdan kente göç hızlandı, gıda başta olmak üzere temel tüketim mallarında ithalata bağımlı hale gelindi; deresiyle, ormanıyla, deniziyle doğa talan edildi. Sonuç olarak hem doğa tahribatı hem işsizlik hem de yoksullukla birlikte gelir eşitsizliği devasa boyutlara ulaştı.

Uyguladığı ekonomik programın toplumsal tahribatı, 7 Haziran 2015 seçimlerinde toplumsal desteğini kaybettiğini gösterince AKP, toplumsal kutuplaşma ve çatışma üzerinden iktidarını tahkim etme yoluna gitti. Bu süreçte hukuktan, demokrasiden hızla uzaklaştı, otokratik bir yapıya büründü. 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL düzeninde gerçekleşen anayasa değişikliğiyle kurulan ‘tek adam rejimi otokratik düzeni’ kalıcı hale getirildi.

Uygulanan neoliberal politikaların neden olduğu yapısal sorunların yanı sıra ülkenin tek ağızdan çıkan keyfi kararla yönetilmesinin yarattığı siyasi istikrarsızlık, kaçınılmaz olarak, ekonomideki sorunları daha da derinleştirdi.

Kısacası, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik ve siyasi çöküş süreci sadece AKP’nin ekonomiyi kötü yönetmesinden değil, takip ettiği ekonomik programın yol açtığı tahribat ile demokratikleşmeden uzaklaşarak otokratik yönetimden medet ummasından kaynaklanmaktadır. AKP sonrasında iktidara talip olan muhalefet partilerinin bunu göz ardı etmemesi, toplumsal tahribatı onaracak bir ekonomik programın yanı sıra hukukun ve demokrasinin esas alındığı bir perspektifi benimsemesi gerekir.

AKP’nin son altı yıldır körüklediği toplumsal ayrışma ve savaş politikalarının peşinden giderek eleştirilen bir anlayışın alternatifi olunamaz. Geçtiğimiz Perşembe günü ekonomideki gelişmeleri değerlendirmek üzere muhalefet partilerinin Meclis’te düzenlediği toplantıya HDP’nin davet edilmemesi gibi ayrımcı yaklaşımlar, daha iyi bir gelecek için umut vaad etmekten çok uzaktır örneğin.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Korku duvarları yıkılıyor

Sonraki Haber

Halkevleri: Gerçek ittifakın sokakta kurulabileceğini söylüyoruz

Sonraki Haber

Halkevleri: Gerçek ittifakın sokakta kurulabileceğini söylüyoruz

SON HABERLER

CHP Grup Başkanvekilleri DEM Parti görüşmesi başladı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Halide Türkoğlu açıklamalarda bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Reşit Kibar davası başladı: Tanıklar sanık oldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

İBB davası 37’nci gününde: Savunmalar devam edecek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

KCDP avukatı: İstanbul Sözleşmesi devleti denetliyordu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Mikail Ekinci dosyasında bilirkişi raporu: Polis beyanları çürütüldü

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Duhok Valisi Dr. Ali Tatar: Ulusal birlik Kürtlerin rolünü arttırır

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır