• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hakan Öztürk

Linyit, çıra ve kıvılcım

2 Ocak 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Hakan Öztürk, Yazarlar

20-21 Aralık 2025 tarihlerinde, EHP’nin düzenlediği, Alternatif Bir Ekonomi Programı Sempozyumu’nda buluştuk. Sempozyum süresince 32 katılımcının düşüncelerini ortaya koyduğu bir akış gerçekleşti. Bütün izleyenler için son derece yararlı bir bilgi edinme, karşılaştırma yapma ve eleştirel bakış geliştirme imkânıydı.

Alternatif bir ekonomi programını konuşmaya başlamakla birlikte, bir program ileri sürmenin gerekliliğinin ötesinde derinlerine de girmiş olduk. Tartıştıkça anlaşılan bir husus göze çarpıyordu. Ekonomi alanında ya da genel politik program olarak ileri sürülebilecek programatik paradigmalar arasında farklılıklar vardı.

Program denince ilk akla gelen konu, bahsi geçen politik akım ilk ortaya çıkarken yazılmış temel metinler oluyordu. O metinleri bulup yeniden okumak ve ele almak bile hiç kolay değil. Belki elli sene önce yazılmış ilk metinler. Eğer sorulacak olursa “Evet politik programımız var tabii ki” diye ilk elden sayılanlar işte onlar.

Şöyle bir geçmişe dönersek, Ekim Devrimi’ni yapanların programının ana maddeleri neydi? 8 saatlik işgünü, barış, köylülere toprak ve uluslara özgürlük. Bolşeviklerin bayrağında yazan dört tane net ve tutarlı madde bunlardı. Bazı yoldaşlarımıza kalsa onların aynısını bugün de söylesek olur. O derecede hiçbir şey değişmedi. İşin doğrusu, bunu biraz vurdumduymazlık olarak görüyorum.

Hadi o kadar gerilere gitmeyip, mevcut güncel parti örgütlenmesine gelecek olursak. Program diye hatırlanan ilk yazı, parti kurulurken hazırlanmış olan, yüz elli sayfalık parti programıdır. O nerededir peki? Parti arşivinin saklandığı raflarda bulunabilir bir ihtimal. Bulabilirsek okuruz, ona göre de siyaset yaparız.

Yeri gelmişken bizde programa göre bir siyaset yapma şekli yoktur, emin olunuz. Bizde siyaset olayların hayhuyu içinde yapılır ve tepkiseldir. O kadar kanıksanmıştır ki bu vaziyet, bir sorunmuş gibi bile hissedilmez.

Ekim Devrimi’nin programı, politik geleneğin programı, uzun parti programı derdimize çare olmaz ne yazık ki. Bundan sonra bir de 25 maddelik daha yakın tarihli bir politik program vardır ama o da yolumuzu aydınlatmaz. Çünkü ilk adımı nereden atacağımızı, ilk çelişkinin ne olacağını, başat çelişkinin ne olacağını belirtmez bize. Önümüze yığılmış görevler listesidir o. Bağlamsız ve önceliksizdir.

O listeden yola çıkarak bir sadeleştirme yapmalıyız.

Evet demiri eritmek için linyit kömürü yakacağız ama linyit kömürünü yakmak için de tutuşturacak çıra parçaları lazım. O çıra parçaları için de kıvılcımlar. Demir kolay erimez, linyit çabuk yanmaz, kıvılcım ha deyince bulunmaz. Burada öncelik sıralaması her şeydir. Kıvılcımı başlatacak ana halka hangisidir, ilk büyük mesele hangisidir. Bu belirlenmeden ilk adım atılamaz. Herhangi bir yöne, herhangi bir adım atılırsa da başarılı olmaz.

İnsanlar bazen “Ne bulsam okuyorum” der. Ne bulursak okumanın bir öncelikler sıralaması yoktur. Ne bulursak okuduğumuzda aslında ilerleme kaydedemeyiz. Bir insanın o kadar büyük bir okuma imkânı genişliği yoktur. Doğru kitapların bir kısmını okumaya bile, belki yeter ömrümüz.

Programın başlangıç noktası yoksa, nereden tutulacağı belli değilse, program da yok demektir. Hareket yönsüz bir şekilde döner durur. Kuru gayret, çarık eskitir sadece.

Sempozyumun bir aşamasında, programların farklı farklı olduğu yönünde bir işaret görüldü. Bir iktidar aşamasından sonra yapılacak “bütün idari düzenlemeler listesi” ayrı bir kategoriydi. Evet buna ihtiyaç vardı ve böyle bir hazırlığın olması önemliydi. Bununla birlikte kıvılcımı çakıp, çıra parçalarını ve linyiti yakacak politik program tamamen ayrı bir kategoriydi. Bu genel, panoramik ve bütün maddeleri içeren bir program değildi. Bu programın özelliği hareketin ateşini yakmasıydı.

Demiri eritecek linyit kömürü, programın hedefini taşıyabilecek olan kitlesel öznedir. Eğer bir politik programın, birinci maddesini gerçekleştirmek üzere bir taşıyıcı kitlesel özne yoksa politik programın anlamı yoktur. Program güncel, somut, taşıyıcı kitlesel öznesi olan ve kitlesel özneyi harekete geçirebilen bir program olmak zorundadır. Örneğin 8 saatlik çalışma süresi, işçi sınıfını harekete geçirebilir. Barış hedefi savaştan bıkan bütün askerleri harekete geçirebilir. Toprak dağıtma sözü, köylüleri harekete geçirebilir. Uluslara özgürlük ilkesi, ezilen ulusların devrime sahip çıkmasını sağlayabilir.

Alternatif ekonomik ve politik program, kitlesel özneyi politik olarak harekete geçirme kabiliyetine sahip olmak zorundadır. Anlamını burada bulur. Yokluğu çekilen politik program, ansiklopedik bir politik program değildir. Yokluğu çekilen, hareketi başlatacak politik özneyi belirleyen, onu politika alanına çeken ve hareketi başlatan politik programdır.

Bu sallapati olamaz, tesadüfi olamaz, kendi kendine olamaz. Rusya’da işçi sınıfını, köylülerin toprak, ulusların özgürlük arzusunu önemsemeyenler ve savaştan yana olanlar vardı. Onlar hareketi başlatamadı ve geri düştüler. Rusya’daki hareket planlı, bilimsel ve programatik bir çabanın ürünüydü.

Tarihsel bakış açısı şunu gösteriyor. Biz de onlar gibi yapmalıyız.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

QSD’den Ebû Kemal’e saldırı iddialarına yalanlama

Sonraki Haber

Eşik zamanı: Barışa semah dönmek

Sonraki Haber

Eşik zamanı: Barışa semah dönmek

SON HABERLER

Suça ortak olmamanın onuru…

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Enerjide ‘büyük’ oyunlar!

Yazar: Aziz Oruç
2 Ocak 2026

Suriye’yi kim bölüyor?

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Müzakereler somutlaşmıyor

Yazar: Aziz Oruç
2 Ocak 2026

Kürtçe sanat için bir ara bilanço

Yazar: Aziz Oruç
2 Ocak 2026

Eşik zamanı: Barışa semah dönmek

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Linyit, çıra ve kıvılcım

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır