• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Haber-Analiz

Suriye’yi kim bölüyor?

2 Ocak 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Haber-Analiz, Manşet
  • Suriye, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi ve yeni plan ile stratejiler temelinde siyasi, askeri, idari ve ekonomik bir kimliğe kavuşturulması için temel sahne olarak tüm güçlerin oyun alanı, yani esas saha olarak görülmüştür
  • Bir yılın sonunda Suriye’de kimlerin nerede hâkim olduğu sorusu öne çıkmaktadır. Şara ve yönetiminin Şam’a getirilişinin ardından oluşan atmosfer, ülkenin bölünmesine doğru ilerlemekte; halkların, inançların ve kültürlerin birbirine düşman edilip çatıştırılmasıyla sonuçlanmaktadır
  • Sahadaki mevcut Suriye haritasına bakıldığında, Türkiye’nin Kürtlere karşı 100 yıllık statükocu anlayışı ve Kürtlerin statü elde etmesini engellemeye yönelik politikaları ile Şara’nın merkeziyetçi ve ayrımcı yaklaşımı sonucunda ülke bugün beş parçaya bölünmüş durumdadır

Doğan Cihan

Suriye’deki siyasi, idari, askeri ve ekonomik koşullar, Şara yönetiminin Şam’a getirilişinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen belirsizliğini korumaktadır. Şara üzerine kurulan planların hayata geçirilemediği görülmektedir. Uluslararası bir konsept çerçevesinde İdlib’den Şam’a taşınan Şara ve yönetimi, Şam’da dünya diplomasisinin kapıları ardına kadar açılmış olmasına rağmen ülke içinde beklenen sonuçları verememiştir. Bu durum, hem bir hayal kırıklığı yaratmış hem de uluslararası güçleri yeniden düşünmeye sevk etmiştir.

Şara’ya verilen rolün henüz net bir tanımı yapılmamış olsa da, bir yıllık süreçte Suriye’deki faaliyetleri ve içinde bulunduğu pratikler üzerinden değerlendirme yapmak mümkündür. Şam’a gelir gelmez mutlak biat çağrısında bulundu. 14 yıl süren savaşın siyasi, idari, ekonomik, askeri ve toplumsal yıkımları ortada dururken, Esad gibi Şara da biat çağrısı yaparak herkesin Şam’a mutlak şekilde bağlanmasını istedi.

Şara, Şam’da HTŞ, SMO, DAİŞ, El Nusra, El Kaide ve bazı yabancı cihatçı grupların desteğiyle bir yönetim ve askeri yapı kurdu. Bu yönetim biçimi, kendi varlığını sürdürmeye dayalı bir düzen haline geldi. Kendisine biat etmeyenlere saldırdı ve onları katletti. Şara, her konuşmasında merkeziyetçilikten söz etse de sahada Dürzilere, Alevilere, Kürtlere ve Hristiyanlara yönelik katliam ve saldırılar gerçekleştirdi. Bir yıllık süreç sonunda, Şara’nın etkisiyle ve Türkiye ile İsrail’in saldırıları nedeniyle Suriye’nin bütünlüğü tarihe gömülme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.

Suriye’de beklenen ve istenilen gelişmelerin bir türlü yaşanmaması, en çok sorulan soruyu gündeme getirmiştir: “Suriye’yi kim bölüyor?” Bu soruyu sahadan elde edilen belge ve bilgilerle destekleyerek yanıtlamak istiyorum.

Suriye, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi ve yeni plan ile stratejiler temelinde siyasi, askeri, idari ve ekonomik bir kimliğe kavuşturulması için temel sahne olarak tüm güçlerin oyun alanı, yani esas saha olarak görülmüştür. Bu bağlamda Suriye, hem bölgeyi hem de bölge üzerinden dünyayı etkileme kabiliyetine ve gücüne sahiptir.

Suriye’deki Esad-Baas rejimi, Rusya, İsrail, İngiltere, Fransa, ABD, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve BAE gibi Körfez ülkelerinin bilgisi ve desteğiyle, İdlib’te yıllardır belirlenen sınırlar içinde aldığı ekonomik ve istihbari yardımlarla ayakta duran cihatçı ve radikal örgütler topluluğu HTŞ ve lideri Şara’yı, Suriye’yi yeniden bir sistem içinde yürütmek ve yönetmek amacıyla Şam’a taşıdı.

Bir yılın sonunda Suriye’de kim, nerede hakim?

Bir yılın sonunda Suriye’de kimlerin nerede hâkim olduğu sorusu öne çıkmaktadır. Şara ve yönetiminin Şam’a getirilişinin ardından oluşan atmosfer, ülkenin bölünmesine doğru ilerlemekte; halkların, inançların ve kültürlerin birbirine düşman edilip çatıştırılmasıyla sonuçlanmaktadır. Şara yönetimi bunu sistematik bir politika haline getirmiştir. Kendisine bağlı olmayan herkesi dışlayan ve düşman gören bir tutum sergilemektedir. Bunun topluma yansıması ise Mart ayında sahil bölgesindeki Lazkiye ve Tartus kentlerinde Alevilere yönelik katliamlarla, Temmuz ayında Süveyda’da Dürzilere karşı Bedevi aşiretlerin gerçekleştirdiği saldırılarla ortaya çıkmıştır.

Kuzey Suriye: Hama-Halep

Hama kentine Türkiye’ye bağlı SMO’nun Ebu Amşat grubunun 62. Tümen olarak yerleştirilmesiyle Türkiye bölgede askeri hâkimiyetini sağladı. Türkiye, Hama’ya yaptığı askeri sevkiyatlarla bölgede kontrol alanı açmaya ve hâkimiyet kurmaya çalışıyor. Savunma Bakanlığına bağlı 62. Tümen’in ise fiilen Suriye ordusunun içinde yer almasına rağmen Türkiye ile hareket ettiğine dair sahada güçlü emareler bulunuyor.

Şara’nın Şam’a getirilmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Türkiye, Kuzey Suriye kentlerindeki askeri üslerini ve devlet dairelerini Suriye Geçici Dönem Yönetimine devretmiş değil. Bölgede okullarda Türkçe eğitim sürerken, ekonomide Türk Lirası kullanılmaya devam ediyor. Şara’nın Şam’a gelişiyle birlikte Türkiye, örgütlediği SMO’yu Şam’a biat ettirerek, SMO’ya bağlı grupları Halep ve Kuzey Suriye’nin kent ile kasabalarında tümenler halinde yapılandırarak bölgedeki kontrolünü askeri açıdan resmileştirmiş oldu.

Serêkaniyê ve Girê Spî

Bu iki kent, Rojava bölgesinde yer almakta olup Türkiye ve ona bağlı SMO gruplarının kontrolü altındadır. Şam yönetiminin bu kentlerde herhangi bir gücü bulunmamakta, devlet kurumları da mevcut değildir. Türkiye ise bölgede kendi devlet kurumlarına paralel bir yapı kurarak yönetimi sürdürmektedir.

Güney Suriye: Dera, Kuneytra, Süveyda ve Şam kırsalı

İsrail, Güney Suriye için bir güvenlik stratejisi geliştirmiştir. Bu strateji, bölgeyi tampon bölge ilan ederek ağır silahların konuşlandırılmamasını ve herhangi bir askeri gücün bulunmamasını öngörmekte, Şara yönetimiyle yapılan bir güvenlik anlaşması temelinde kalıcı hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede İsrail, Golan Tepeleri ve Hermon Dağı’nda stratejik karakollar inşa etmiş, Dera, Kuneytra ve Şam kırsalında tampon bölge oluşturmak için askeri operasyonlar düzenlemiştir. Gün aşırı gerçekleştirilen operasyonlarla bölgede Şam yönetiminin askeri faaliyetleri sıfırlanmış, İsrail sahada tam hâkimiyet sağlamıştır. Şu anda bölgede 12 karakol kurulmuş ve İsrail, Şam’a 22 kilometre kadar yaklaşmıştır.

Süveyda: Dürziler bağımsızlık istiyor

Güney Suriye’nin en önemli kentlerinden olan Süveyda, HTŞ ve Şara’nın saldırgan, mezhepçi ve dışlayıcı tutumundan dolayı mesafeli durdu. Süveyda’daki Dürzi halk topluluğu, kendi inançlarına ve özyönetimlerine göre bir yaşam ve yönetim özgürlüğü talep ediyor. Şara ise Şam’a geldiğinde Süveyda’ya biat dayatmasında bulundu. Dürziler buna karşılık askeri anlamda örgütlenerek, Şara ve yönetimini tanımadıklarını ilan etti. Bu temelde günümüze dek süren çatışmalar bölgede devam ederken, 13 Temmuz’da Şara yönetimine bağlı gruplar ve örgütledikleri Bedevi aşiretleriyle birlikte Süveyda’ya saldırı düzenledi. Bu olay Suriye’de önemli bir kırılmaya yol açtı. Deyim yerindeyse, Şara’nın karanlık yüzü olan cihatçı, mezhepçi, merkeziyetçi ve farklı görüş ile inançlara saygı göstermeyen, yalnızca katliamla karşıt sesleri susturmaya çalışan bir kişi ve yönetim olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Dürziler katledildi, kadın ve çocuklar kaçırıldı. Bunun üzerine İsrail’den yardım talep edildi ve İsrail, Şam yönetimine bağlı saldırganları bombaladı. Uluslararası güçler buna sessiz kalmadı. Taraflar arasında her ne kadar sık sık bozulsa ve ihlal edilse de bir ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes hâlen yürürlükte ve Dürziler bağımsızlık talep ederek, Şara ve yönetimiyle birlikte yaşamadıklarını tüm dünyaya göstermiş oldu. Dürziler şu anda Ulusal Savunma Güçleri’ni inşa ederek kendi kendilerini savunuyor.

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Suriye hükümetine bağlı güvenlik ve askeri güçlerin Temmuz ayında Süveyda’da onlarca Dürzi sivilin yargısız infazından sorumlu olduğunu bildirdi. Af Örgütü, 22 videoyu inceleyerek infazların sorumlularının askeri ve güvenlik güçleri olduğunu teyit etti. Bazı saldırganların üzerinde “Genel Güvenlik” amblemleri bulunduğu, bazılarının ise Suriye ordusu mensuplarıyla birlikte hareket ettiği kaydedildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), 13 Temmuz’dan bu yana devam eden çatışmalar, infazlar ve hava saldırılarında ölü sayısının 2.014’e ulaştığını açıkladı. Bunlardan 789 kişinin, aralarında 72 kadın, 15 çocuk ve 20 sağlık çalışanının da bulunduğu sivillerin, güvenlik güçlerince yargısız infaz edildiği aktarıldı.

Sahil bölgesi: Lazkiye, Tartus, Banyas, Cebele, Kardaha 

‘Sadece üç günde 1500 kişi katledildi’

Aleviler, Suriye’de Sünnilerden sonra en büyük ikinci nüfusa sahiptir ve sayılarının yaklaşık 3 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Esad rejimi döneminde yoksullaştırılarak orduda asker olarak kullanıldılar. Rejim, Alevilerin yaşadığı bölgeleri yoksul bırakarak onlara tek seçenek olarak askerliği dayattı. Bu nedenle Aleviler, ekonomik koşulların yarattığı zorluklarla mücadele ederek var olmaya çalıştılar. Esad döneminde toplumsal bir örgütlülük geliştiremediler. Rejimin yaklaşımı nedeniyle Suriye’deki Aleviler yıllarca yanlış bir şekilde Esad rejiminin destekçileri olarak değerlendirildi.

Esad rejiminin devrilmesinin hemen ardından yeni kurulan Şara rejimi, Alevi toplumunu “Esad rejimi kalıntıları” olarak nitelendirerek tüm saldırılarını bu topluluğa yöneltti. 6 Mart 2025’te Suriye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Hasan Abdul Ghani, Telegram üzerinden HTŞ ve SMO silahlı gruplarını sahil bölgesindeki kentlere yönlendirerek saldırıları doğrudan koordine etti. Reuters’ın uydu görüntüleri, saha tanıklıkları ve resmî belgelere dayanan raporuna göre, katliamlar en az 40 farklı yerleşim noktasında gerçekleşti. Mart ayında sahil bölgesinde 1.500 Alevi’nin öldürüldüğü ve saldırıları gerçekleştiren milislerin komuta zincirinin doğrudan Şam’daki yeni liderlere uzandığı ortaya kondu. Bu saldırılarda aileler yok edildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), 6 Mart’ta sahil kentlerinde Alevilere yönelik başlayan katliamlarda ölü sayısının 1.500’e ulaştığını duyurdu.

Kuzey ve Doğu Suriye – Rojava

2011 yılından bu yana Kürtler, bölgede yıllardır birlikte yaşadıkları Arap, Süryani ve Ermenilerle beraber kendi kendini yönetmeyi esas alan Demokratik Özerkliği hayata geçirmiştir. Yerel yönetimi temel alan, çok dilli, çok kültürlü, çok dinli ve çok sesli yani bütünüyle çoğulculuğa dayanan Özerk Yönetim; Meclis ve Komünlere dayanarak, kendi toprağını özsavunma ile koruyan ve 14 yılı dolduran bir sistemle varlığını sürdürmektedir.

Şara’nın Şam’a gelmesiyle birlikte diyalog çağrısı yapan Özerk Yönetim, tüm halkların, inançların, kültürlerin ve dillerin kendini bulabileceği bir yönetim sistemiyle yeni Suriye’nin inşası için her türlü çalışmaya hazır olduğunu duyurdu. Şam ile Özerk Yönetim arasında 10 Mart’ta 8 maddelik bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakat çerçevesinde Rojava ile Şam arasında görüşmeler yapıldı, heyetler kuruldu ve ABD ile Fransa’nın arabuluculuğunda Şam’da toplantılar gerçekleştirildi. Ancak şu ana kadar iddialar dışında somut bir anlaşma sağlanabilmiş değil.

Özerk Yönetim, 14 yıllık yerinden yönetim ve özsavunma temelinde topraklarında bir savunma sistemi kurmuş durumda. Buna karşılık Şam ise iç savaşın temel nedeni olan, Esad rejiminin gidişini hazırlayan katı merkeziyetçi sistemi dayatmaya devam ediyor. Şam, sanki 14 yıl boyunca yaşanan iç savaş ve verilen bedeller hiç olmamış gibi, Kürtlerden ve Özerk Yöentim’den kayıtsız şartsız biat talep ediyor. Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde, Derazor, Rakka, Der Hafir, Tişrîn Barajı’nda halen saldırmaya devam ediyor. Yarın ne olacağı sorusu ise cevapsız kalmaya devam ediyor.

Suriye 5’e bölünmüş durumda

Sahadaki mevcut Suriye haritasına bakıldığında, Türkiye’nin Kürtlere karşı 100 yıllık statükocu anlayışı ve Kürtlerin statü elde etmesini engellemeye yönelik politikaları ile Şara’nın merkeziyetçi ve ayrımcı yaklaşımı sonucunda ülke bugün beş parçaya bölünmüş durumdadır. Sahadan açıkça görüldüğü üzere, Şara yönetiminin tutumları ve Türkiye’nin Şam üzerindeki etkisi, Suriye’nin toparlanabileceği bir sürece girmesinin önünde temel engel oluşturmaktadır. Şara yönetimi, Alevilere, Dürzilere, Kürtlere ve Hristiyanlara yalnızca teslimiyet, biat ve Şam’a bağlılık dayatmaktadır. Ortada bir anayasa, bir ordu, bir parlamento ya da siyasi parti bulunmamakta; Şam’da kurulan tek adam rejimi ve onun etrafında örgütlenen silahlı gruplar bulunmaktadır.

Ortaya çıkan mevcut tabloya göre, Suriye’de her gün yeni bir saldırı dalgasıyla güne başlanırken, başta ABD ve Türkiye olmak üzere uluslararası güçlerden sınırsız siyasi destek alan Şara, ülkeyi tüm halkların, inançların, kültürlerin ve dillerin anayasal hakları temelinde bir arada yaşayabileceği bir yönetim sistemine yöneltmek yerine, giderek toplumsal bir parçalanmaya doğru sürüklüyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Müzakereler somutlaşmıyor

Sonraki Haber

Enerjide ‘büyük’ oyunlar!

Sonraki Haber

Enerjide ‘büyük’ oyunlar!

SON HABERLER

Suça ortak olmamanın onuru…

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Enerjide ‘büyük’ oyunlar!

Yazar: Aziz Oruç
2 Ocak 2026

Suriye’yi kim bölüyor?

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Müzakereler somutlaşmıyor

Yazar: Aziz Oruç
2 Ocak 2026

Kürtçe sanat için bir ara bilanço

Yazar: Aziz Oruç
2 Ocak 2026

Eşik zamanı: Barışa semah dönmek

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

Linyit, çıra ve kıvılcım

Yazar: Heval Elçi
2 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır