Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde kadınlara yönelik işlenen suç ve saldırılara ilişkin açıklama yapan Kongra Star, ‘Bu suçların faillerinden hesap sorulmalı ve yargı önüne çıkarılmalıdır’ dedi
Kongra Star, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde kadınlara yönelik işlenen suç ve saldırılara ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Son birkaç gündür Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de kan emici çeteler ve işgalci Türk devletinin çeteleri, dünyanın gözü önünde kadınlara, çocuklara ve insanlığa karşı ağır suçlar işlemektedir” denildi.
‘Saldırılar karşısında sessiz kalmayın’
Bu çetelerin halkların varlığını, birlikte yaşamı, barışı ve özgürlük temelinde kurulan bir sistemi kabul etmediği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de onur direnişi gösteren kadınlara yönelik uygulanan işkence ve bedenlerinin teşhir edilmesi savaş suçudur.
Uluslararası kamuoyuna, insan hakları kurumlarına ve tüm kadın örgütlerine çağrımızdır; Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde kadınlara, çocuklara, gençlere ve tüm toplumsal kesimlere yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında sessiz kalmayın. Tüm vicdan sahibi kesimler harekete geçmelidir. Bu suçların faillerinden hesap sorulmalı ve yargı önüne çıkarılmalıdır.”
Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Kadın Meclisi, de HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu saldırıların daha önce Efrîn’de yaşananlarla benzer bir politika izlediği vurgulanarak, bu saldırılar sonucunda halkın yüzyılı aşkın süredir yaşadığı topraklardan zorla göç ettirildiğine dikkat çekildi.
‘Kabul edilemeyen zulüm’
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Kadınların ve Kürt halkının katledilmesi, bedenlerine işkence yapılması, kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve görüntülerin paylaşılması bunları da ‘Allah’u Ekber’ diyerek yapmaları temel insan hakları ve İslami değerler açısından kabul edilemez bir zulümdür. Kuran-ı Kerim’in adalet ve masumları koruma ilkeleri göz önünde bulundurulduğunda, bu zulme sessiz kalmak da büyük bir sorumluluk ihlalidir. Kuran’da ‘Allah zulmedenlere meyletmeyin’ der. Hud 113. Ayette. Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’ye yapılan vahşî saldırılarda bir kadının ‘Allahu Ekber’ sloganlarıyla bir binadan aşağı atılarak katledilmesi, Allah’ın adını anarak işlenen açık bir zulüm ve büyük bir günahtır ve en büyük saygısızlık ve hayasızlıktır. Bu yapılan ne cihadla, ne İslam’la, ne de Allah’a imanla bağdaşır. ‘Allahu Ekber’ demek; Allah’ın zulümden, şiddetten ve haksızlıktan yüce olduğunu ilan etmektir. Bir insanı öldürürken Allah’ın adını ağızlara almak, Allah’a iftira atmaktır. Kur’an açıkça buyurur: ‘Allah zulmü sevmez.’ (Âl-i İmrân, 140)
‘Üç aylar’ girdiğimiz bu aylarda böylesi bir zulmün yapılması hele hele Allah adı anılarak yapılması kabul edilemez. Allah bütün dinlerde de ‘öldürmeyeceksin’ der. İslam’da insan hayatı kutsaldır. Rabbimiz şöyle buyurur: ‘Kim bir canı, haksız yere öldürürse, bütün insanlığı öldürmüş gibidir.’ (Maide, 32)”
Bir kadının hedef alınarak katledilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar belirtildi:
“Bir kadını, kimliği ya da yaşamı üzerinden cezalandırmak; Allah’ın kulları arasında hüküm vermeye kalkışmaktır. Oysa Kur’an’da ‘Hüküm yalnızca Allah’a aittir’ (Yusuf 40-Enam 57) Hiçbir kişi ya da yapı, kendini Allah’ın yerine koyarak ölüm dağıtamaz.
Uluslararası çağrı
Bizler, Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Kadın Meclisi olarak: Kürt Halkını, Alevileri Dürzileri ve farklı inançlarda olan tüm halkların bu tarihi topraklarından savaşlar çıkararak soykırımdan geçirerek kadınları çocukları katlederek ve zorla göç ettirilmesine karşı ateşkesin devam etmesini Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan halkımıza acil insani ihtiyaçların sağlanmasını talep ediyor, insan hakları kuruluşlarını ve insani değerlere sahip olanları duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırıyoruz. Uluslararası güçlerin sorumluluklarını yerine getirmesini istiyoruz.”
Açıklamada son olarak, “Bu zulme sessiz kalınmaması, insan hakları ve İslami değerler açısından bir vicdan ve sorumluluk meselesidir” denildi.
HABER MERKEZİ









